Fighting line türkçesi Fighting line nedir

  • Muharebe hattı.

Fighting line ingilizcede ne demek, Fighting line nerede nasıl kullanılır?

Fighting : Savaş. Muharebe. Savaşçı. Dövüş. Çarpışma. Kavga. Harp. Savaşan. Mücadele.

Line : İçini kaplamak. Sıralamak. Oyun alanını bölen, sınırlayan ve belirleyen boyadan şeritlere verilen ad. Bir sokaktaki yapıların, birbirine bakarak içerde ve dışarda yerleşmelerini önlemek, sokağa koşut ve sokaktan eşit uzaklıkta yer almalarını sağlamak üzere, önyüz çizgilerinin çakışması ya da koşut gitmesi istenen varsayımsal çizgi. Özellikle pelajik balıkların avlanmasında kullanılan, yemli 2-7 iğneden oluşan olta takımı. Oyun alanının sınırlarını belirten boyalı şerit. Dizmek. Sıra. Oyun alanını bölen, sınırlayan, belirleyen boyadan şerit. Hat.

Fighting brand : Üreticinin rakip mallarla rekabet ederken daha yüksek fiyatlı ve daha kaliteli olanını korumak amacıyla, farklı bir adla ve daha düşük fiyatla piyasaya sunduğu mal. Gölge marka.

Fighting bull : Savaşan boğa. İspanya’dan köken alan, saldırganlığı, gücü, hızı ve çevikliği nedeniyle boğa güreşlerinin organize edildiği ispanya, portekiz ve latin amerika ülkelerinde yetiştirilen, vücudu kaslı ve sıkı, kafası büyük, boynuzları sert ve yatay yapılı, boynu güzel bir kavis oluşturan, zarif endamıyla tanınan, bacakları uzun ve ince hatlı, rengi genellikle siyah fakat renk aralığı kırmızıdan gri veya beyaza kadar değişen, kahverengi, çizgili veya benekli bireyleriyle de karşılaşılabilen, olağan üstü hızlara çıkabilen, çevikliğiyle tanınan, özellikle boğa güreşleri için yetiştirilen sığır ırkı.

 

Fighting chance : Uğraşarak elde edilen gerçek başarı şansı.

Fighting cock : Dövüş horozu. Kavgacı horoz. Horoz dövüşü.