Figurehead türkçesi Figurehead nedir

  • Göstermelik yönetici.
  • Kukla başkan.
  • Mostralık.
  • Kukla.
  • Gemi başı süsü.
  • Gemi aslanı.
  • Bostan korkuluğu.
  • Sembolik lider veya yönetici.
  • Paravan kişi.
  • Sözde müdür.

Figurehead ingilizcede ne demek, Figurehead nerede nasıl kullanılır?

Figureheads : Sözde müdür. Gemi başı süsü. Bostan korkuluğu. Mostralık. Gemi aslanı. Sembolik lider veya yönetici. Göstermelik yönetici. Kukla başkan. Paravan kişi. Kukla.

Figure as : - olarak görünmek.

Figure caption : Şekil altı. Şekil açıklaması. Peklin altındaki açıklama yazısı.

Figure code : Rakam şifresi.

Figure in a play : Bir oyunda rol almak.

Figure of speech : İstiare. Mecazen. Mecaz. Lafın gelişi. Eğretileme. Söz sanatı. Değişmece. Kelimelerin alışılmadık anlamda veya mecazi anlamda kullanıldığı ifade. Kinaye.

Figure of eight microphone : Çift yönlü sestoplar. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Önündeki ve ardındaki alanların seslerine duyarlığı olan, fakat yanlardakiyle alt ve üstteki alanların seslerini iyi alamayan sestoplar çeşidi.

Figure of linearity : Doğrusallık ölçüsü.

Figure out : Çaresine bakmak. Anlamak. Hal çaresine bakmak. Çözmek. Halletmek. Hesaplamak. Birşeyin nedenini kestirmek. Düşünerek bulmak. -i çözmek. Sökmek veya anlamak.

Figure it out : Anlamak. Algılamak. İdrak etmek. Hesaplamak. Halletmek. Toplamak. Kavramak. Çözmek. Bir yolunu bul.

 

İngilizce Figurehead Türkçe anlamı, Figurehead eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Figurehead ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Dummy : Aptal. Bir oyuncunun, önüne çıkan karşı takım oyuncusunu kıvrak vücut devinimleriyle geçip topla birlikte ondan uzaklaşması. Budala. Kitapsı. Futbol, bilgisayar alanlarında kullanılır. Vücut çalımı. Isırma emziği. Taklit. Taklit şey.

Figure : Bir olayın çeşitli durumlarını göstermeye ve birkaç değişken arasında karşılaştırma yapmaya yarayan çizgisel anlatım türü. Boy. Şahıs. Görünmek. Biçim. Olarak yer almak. Endam. Resmetmek. Saymak. Fiyat.

Dolling : Oyuncak bebek. Hizmetçi kadın. Taş bebek. Kavırçak. Süslenmek. Güzel kız. Bebek. Güzel fakat aptal kadın.

Front : Tavır. Çehre. Bir örtünün en ileri sürüklenmiş kesimi. Tiyatro, jeoloji, uluslararası ilişkiler alanlarında kullanılır. Yönelmek. Önemli mevki. Önünde bulunmak. Yol göstermek. Karşı olmak. Davranış.

Puppet : Kimi kez parmaklara takılarak, kimi kez de iplerle ya da değneklerle oynatılan gösteri bebeklerine verilen ad. Başkasının oyuncağı.

Deceiver : Yalancı. Aldatıcı. Hilekar. Yalancı kimse. Düzenbaz.

Dummies : Taklit şey. Manken. Yalancı meme (argo terim). Taklit. Aptal. Trafik ışıkları. Hayali oyuncu (iskambil).

Dolls : Güzel kız. Bebek. Hizmetçi kadın. Oyuncak bebekler. Oyuncak bebek. Taş bebek. Güzel ama kafasız kız.

Sample : Bir evrenden, ilgili ayrıtlarını yansıtmak üzere seçilmiş yeterli sayıdaki gözlem birimi. Bir malın satışını sağlamak için alıcıya gönderilen ya da gösterilen örnek. Örneklemek. Örnekleme yöntemiyle yürütülecek herhangi bir çözümleme çalışmasında kullanılmak üzere seçilen örnek öğeler kümesi. Bir özdeğin tüm özelliklerini içeren küçük bir bölümü. Örnek seçmek. Örnek. Tadına bakarak kalitesini saptamak. Göstermelik. Ana kitle içinden belli yöntemlerle çekilen ve ana kitleyi nitelik ve nicelik bakımından temsil ettiği düşünülen ve ana kitleden çok daha az sayıdaki birim kümesi.

 

Figurehead synonyms : nominal head, figureheads, jackstraw, scarecrows, marionettle, trickster, marionettes, dolly, cheater, dollies, tokened, fronts, puppets, hand puppet, front man, cheat, scarer, tokening, man of straw, straw man, marionette, scarecrow, scarers, mockup, slicker, doll, strawman, token, crowkeeper, manikin, beguiler.

Figurehead ingilizce tanımı, definition of Figurehead

Figurehead kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The figure, statue, or bust, on the prow of a ship.