Fincan nedir, Fincan ne demek

  • Çay, kahve vb. sıcak şeyler içmekte kullanılan, genel olarak kulplu, porselen veya camdan yapılmış küçük kap
  • Elektrik tellerinin eklem noktalarına konulan porselenden yapılmış yalıtkan araç.

"Fincan" ile ilgili cümle

  • "Bir çeşit içgüdüyle fincanı alıyor tepsiden ve hemen dudaklarına götürüyor." - E. Bener

Fincan kısaca anlamı, tanımı:

Fincan gibi : İri ve patlak (göz).

Fincan böreği : Tepsiye serildikten sonra fincan ağzı biçiminde bir kalıpla yuvarlaklar kesilerek yapılmış olan bir börek türü.

Fincandibi : Arazi koşulları nedeniyle inilmesi zor olan, çukurda kalan havaalanı.

Fincan fincan : Birçok fincan ölçüsünde. Fincanı andırarak, fincan biçiminde.

Fincan oyunu : Fincanların altına yüzük saklayarak oynanan bir oyun.

Kallavi fincan : İri, kulpsuz fincan.

Çay fincanı : Genellikle porselenden yapılan, kulplu fincan.

Elektrik fincanı : Elektrik tellerinin sarıldığı, akım geçirmeyen porselen.

Kahve fincanı : Kahve içmeye yarayan kulplu veya kulpsuz küçük kap.

Fincancı : Porselen veya cam eşya satan kimse.

Fincancı katırlarını ürkütmek : Zararı dokunabilecek bir kimsenin hoşuna gitmeyen bir davranışta bulunmak.

Fincanlık : Miktarı herhangi bir fincan kadar olan. Herhangi bir sayıda fincan alabilecek genişlikte olan.

 

Bir fincan kahvenin kırk yıl hatırı vardır : "iyilik küçük de olsa unutulmaz" anlamında kullanılan bir söz.

Kahve : Bu ağacın meyvesinin çekirdeği. Kahve, çay, ıhlamur, bira, nargile içilen, hafif yiyecekler bulunduran, tavla, domino, bilardo, kâğıt vb. oynanan yer, kahvehane, kıraathane. Bu çekirdeklerin kavrulup çekilmesiyle elde edilen toz. Kök boyasıgillerden, sıcak iklimlerde yetişen bir ağaç (Coffea arabica). Bu tozla hazırlanan içecek.

Sıcak : Hamam. Sıcak yer. Havadaki yüksek ısı. Dostça olan, sevgi dolu. Isısı yüksek olan, çok ısınmış. Yakmayacak derecede ısısı olan, yakmayacak kadar ısı veren, soğuk karşıtı.

İçmek : Bir sıvıyı ağza alıp yutmak. İçki kullanmak. Sigara, nargile vb.nin dumanını içe çekmek. Bir şey, bir sıvıyı içine çekmek, emmek.

Genel : Bir genelleme sonucunda elde edilen. Yetkisi ve sorumluluğu çok olan. Ayrıntıları göz önüne alınmayarak bütünü bakımından ele alınan. Herkesin yararlanabileceği (yer, nesne). Bir şeye veya bir kimseye özgü olmayıp onun bütün benzerlerini içine alan, umumi.

Kulplu : Kulpu olan, kulpu bulunan.

Porselen : Bu hamurdan yapılmış (tabak vb.). Kaolinden yapılma, beyaz, sert ve yarı saydam çömlek hamuru.

Küçük : Niceliği az olan. Boyutları, benzerlerininkinden daha ufak olan, mikro, büyük karşıtı. Geri aşamada. Makam, rütbe, derece bakımından daha aşağı olan kimse. Değersiz, önemsiz. Yaşı daha az olan. Küçük abdest. Niteliği aşağı olan, bayağı. Kısık, parlak olmayan (ses).

Fincanağzı : Bir çorap motifi. (Yenikent *Aksaray -Niğde)

Fincanburnu : Kütahya kenti, merkez ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.

 

Fincan ile ilgili Cümleler

  • Bir fincan kahve almaya gidelim ve konuşalım.
  • Fincan masadan düştüğünde kırıldı.
  • Fincan kırıldı.
  • Tom'un yetersiz uyuması şaşılacak bir şey değil; o, günde on iki fincana kadar kahve içer.
  • Fincan boştu.
  • "Bir fincan kahveye ne dersin?" "Keşke içebilsem ama gitmek zorunda olduğum bir yer var."
  • Bana bir fincan kahve ver!
  • Fincan kırdı.
  • Fincan güzel.
  • Fincan masanın üstünde.
  • Ali bir fincan çay içti.
  • Fincan doludur.
  • Bir fincan kahve için zamanın var mı?
  • "Tom akşam yemeğinden sonra üç fincan kahve içti." "Uyuyamamasına şaşmamalı."

Diğer dillerde Fincan anlamı nedir?

İngilizce'de Fincan ne demek? : [fincar] v. cultivate, prepare the ground for planting

n. cup

Fransızca'da Fincan : tasse [la]

Almanca'da Fincan : n. Tasse

Rusça'da Fincan : n. чашка (F), чашечка (F), изолятор (M)