Finning türkçesi Finning nedir

Finning ingilizcede ne demek, Finning nerede nasıl kullanılır?

Finnic : Finlandiya insanlarına ait olan. Finlandiya ile ilgili. Finlandiya'ya özgü. Finlandiyalı.

Finnier : Yüzgece benzer. Yüzgeçli. Balıklara ait. Balıklı. Balık.

Finniest : Yüzgece benzer. Yüzgeçli. Balıklı. Balık. Balıklara ait.

Finnish : Finlandiyaya ait. Finlandiya'ya özgü. Finli. Fince. Fin. Fin dili.

Finnish capital : Finlandiya başkenti.

Finnish sauna : Sıcak taşlar üzerine su atarak buhar elde edilen sauna. Finlandiya sauna.

Finnish spitz dog : Finlandiya’dan köken alan ve ulusal köpeği kabul edilen, iskandinav ülkelerinde oldukça popüler, tilkiye benzer görüntüsüyle ünlü, havlayarak işaret veren ve avcıyı yönlendirme görevi yapan, en önemli karakteristik özellikleri kare görünümlü dengeli ve simetrik vücudu, parlak kızıl-altın renklerinde gösterişli kürkü ve ahenkli hareketleri olan, cesur, cana yakın, enerjik ve zeki, dikkat çekmekten hoşlanan, geç olgunlaşan, çok havlayan genellikle küçük av hayvanları ve kuş avı için yetiştirilen köpek ırkı. Finlandiya spitzi.

Finnish citizen : Finlandiya'da vatandaş olan. Finlandiya vatandaşı.

Finnish landrace pork : Kuzey avrupa’da bulunan diğer landrace ırklarıyla aynı kökene sahip ve ırk özelliği olarak da benzeyen, aynı biçimde tüy rengi beyaz ve sarkık kulaklı domuz ırkı. Finlandiya landracedomuzu.

 

Finnish markkaa : Fin markkası.

İngilizce Finning Türkçe anlamı, Finning eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Finning ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Finnic : Finlandiya'ya özgü. Finlandiya ile ilgili. Finlandiya insanlarına ait olan.

Redetermination : Tekrar saptama.

Uncovering : Şapka çıkarmak. Ortaya çıkarma. Deniz dibinin su üstüne yükselmesi. Ortaya çıkarmak. Sudan çıkma. Örtüsünü açmak. Keşfetme. Açmak.

Localisation : Yerel hale getirme. Belirli bir alan için düzenleme. Yazılımı veya donanımı yerel olmayan ortamlara başka ülkelere ve kültürlere uyarlama (ayrıca localization). Yerini tespit etme. Sınırlama. Belli bir yere yoğunlaşma. Bir şeyin yerini belirleme. Lokal hale getirme. Belirli bir bölge ile sınırlandırma. Bölgesel yapma.

Refutation : Cerh. Red. Yalanlama. Bir çıkarım ya da savın, bilinen belgeler yoluyla olgulara ve bilgilerimize uygun düşmediğini gösterme. Tekzip. Ret. Aksini ispatlama. Çürütme.

Finnish : Finlandiyaya ait. Fin dili. Fince. Finlandiya'ya özgü.

Validation : Onaylama. Deney sonuçlarının doğruluğunu kontrol etme. Test sonucu kontrolü. Geçerleme. Bir ölçme aracı ya da ölçümün konusuna uygunluğunu ve her türlü dizgeli, dizgesiz yanılgıdan arınmışlığını gösterme. Tasdik. Tasdik etme. Doğrulama. Geçerli kılma. Geçerliliğin onaylanması.

Top : Geçmek. -den iyisini yapmak. (ağaç) tepesini kesmek. Üstünden geçmek. Üstünden geçmek (bir yerin). Alt etmek. Kapamak. Aşmak. Baş.

 

Division : Küme (futbol terimi). Fikir ayrılığı. Dağıtım. Bölge. Bölüm şey. Uyuşmazlık. Göz. Kısım. Segmentasyon. Paylaştırma.

Frame : Dile getirmek. Ayarlamak. Çerçeve asmak. Kurmak. Sınırla çevrelemek. Gizli dolaplar çevirmek. Uydurma kanıtlarla suçsuz birini suçlu göstermek ya da mahkum ettirmek. Kare (film için). İfade etmek. Dalavere yapmak.

Finning synonyms : top of the inning, refutal, bottom of the inning, playing period, period of play, locating, play, falsifying, location, bottom, disproof, determination, finns, identification, part, section, discovery, finlander, fix, solving, resolution, proof, predetermination, localization, falsification, finn, designation, finned, rectification, substantiation, find.

Finning zıt anlamlı kelimeler, Finning kelime anlamı

Top : Tepe. -den iyisini yapmak. Baş. Üstünü kapamak. Aşmak. Üstünden geçmek (bir yerin). Alt etmek. Geçmek. Üst. Üst kısmını koparmak (bitkinin).

Bottom : Dipteki. Dibe ulaşmak. Kurmak. Dip koymak. Bir temel üzerine yerleştirmek. Değmek. Alt. Dip. Alttaki. Ulaşmak.

Improper : Yersiz. Terbiyesiz. Uygunsuz. Açık saçık. Çirkin. Hatalı. Münasebetsiz. Yanlış. Ahlaksız. Uygun olmayan.