First generation türkçesi First generation nedir

First generation ingilizcede ne demek, First generation nerede nasıl kullanılır?

First : Birinci. İlk olarak. İlk kez. En büyük. Başlangıç. Öncelikle. Birincilik. Önde gelen. Mükemmel. Başta.

Generation : Doğuş. Tenasül. Nesil. Dünyaya getirme. Üretme. Soy, kuşak, nesil. üretim, meydana getirme, üreme. Kuşak. Soy. Bilgisayar, biyoloji, sosyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Döl.

First generation computer : Tranzistorun ve öteki yarıiletken birleşenlerin bulunmasından önce 1940'larin ortalarında gerçekleştirilip ilk tecimsel satışı 1953'te yapılan, yalnızca çevirici dili bulunan, yüksek düzeyli izlenceleme dillerinden yoksun, lambalı ilk bilgisayarlar kuşağına giren bir bilgisayar, bk. ikinci kuşak bilgisayar, üçüncü kuşak bilgisayar. Birinci kuşak bilgisayar. Birinci nesil bilgisayarlar. 1950'lerde geliştirilen ve vakum tüplari vasıtasıyla çalışan çok erken dönem bilgisayarları.

First generation computers : Birinci kuşak bilgisayar. 1950'lerde geliştirilen ve vakum tüplari vasıtasıyla çalışan çok erken dönem bilgisayarları. Birinci nesil bilgisayarlar.

First generation dupe : Bir pozitiften basım yoluyla elde edilmiş negatif film; ana negatif dışındaki herhangi bir negatif. (bir başka negatif ya da pozitif elde etmekte kullanılır. çoğaltım eşlemi de denir). Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Çoğaltım negatifi.

 

First generation human rights : Birinci kuşak haklar.

İngilizce First generation Türkçe anlamı, First generation eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak First generation ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Band i : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Çyy'de 41-68 mhz (7,32-4,40 m) arasında yer alan yinelenim kuşağı. (bu kuşakta 2, 3, oluklar yer alır. televizyon yayınlarına ayrılmıştır. istanbul teknik üniversite televizyonu, trt ankara televizyonu'na bağlanmadan önce bu kuşaktaki oluktan yayın yapmaktaydı).