First generation computer türkçesi First generation computer nedir

  • 1950'lerde geliştirilen ve vakum tüplari vasıtasıyla çalışan çok erken dönem bilgisayarları.
  • Birinci nesil bilgisayarlar.
  • Birinci kuşak bilgisayar.
  • Tranzistorun ve öteki yarıiletken birleşenlerin bulunmasından önce 1940'larin ortalarında gerçekleştirilip ilk tecimsel satışı 1953'te yapılan, yalnızca çevirici dili bulunan, yüksek düzeyli izlenceleme dillerinden yoksun, lambalı ilk bilgisayarlar kuşağına giren bir bilgisayar, bk. ikinci kuşak bilgisayar, üçüncü kuşak bilgisayar.
  • Bilişim alanında kullanılır.

First generation computer ingilizcede ne demek, First generation computer nerede nasıl kullanılır?

First : Başlangıç. İlk olarak. İlk. Başta. Birinci. Mükemmel. İlk kez. En büyük. Öncelikle. İlkönce.

Generation : Oğul birey; doğal olarak soyların birbiri arkasından gelen basamakları. örnek: büyük anne, büyük baba, anne, baba, çocuk, torun. nesil, generasyon, jenerasyon. Doğuş. Soy, kuşak, nesil. üretim, meydana getirme, üreme. Yaklaşık olarak 25-30 yıllık yaş kümelerini oluşturan bireyler öbeği. bk. eski kuşak, yeni kuşak, yaş kümesi. Üretim. Üretme. Döl. Kuşak. Jenerasyon. Soy.

Computer : Bilgi depolayan, bu bilgiye bir dizi mantıksal işlem uygulayan ve istenildiğinde bu işlemlerin sonucunu bilgi olarak sunan elektronik aygıt. Bilgi sayar. Kompüter. Bilişim, fizik, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Çok sayıda aritmetiksel ya da mantıksal işlemlerden oluşan bir işi, çalışması sırada bir işletmen'in işe karışması gerekmeksizin, önceden verilmiş bir izlenceye göre özdevimli olarak yürüten bir veri işleyici. Çok sayıda aritmetiksel ya da mantıksal işlemlerden oluşan bir işi, çalışması sırasında bir işletmen'in işe karışması gerekmeksizin, önceden verilmiş bir izlenceye göre, özdevimli olarak yürüten bir veri işleyici. bir bilgisayar dizgesi elektronik ve mekanik birimlerden oluşan donanım ile bu donanım birimlerini ya da kaynakları istenen işlere yöneltip verimli bir çalışma düzeni içerisinde kullanabilmek için gerekli tüm izlencelerden ve veri yapılarından oluşan yazılım öğelerini kapsar. minibilgisayar, mikrobilgisayar tanımlarının dışındaki geleneksel bilgisayarlar ana işlem birimlerinin hız ve yapısına, ana belleklerinin sığasına, dış belleklerin ve giriş-çıkış birimlerinin türlülüğüne, sayısına ve hızına göre büyük, ortaboy ya da küçük dizgeler olarak sınıflandırılır. Bilgisayar. Veri kartlarına işlenmiş olan verileri, öngörülen işlemleri tanımlayan izlenceye göre her düzeyde işleyerek sayımsal çözümlemeleriyle birlikte çizelgeleyen araç. Elektronik beyin. Kompütör.

 

First generation computers : Birinci kuşak bilgisayar. 1950'lerde geliştirilen ve vakum tüplari vasıtasıyla çalışan çok erken dönem bilgisayarları. Birinci nesil bilgisayarlar.

First generation : Birinci kuşak. Birinci nesil. Soydaki ilk dönem.

Fourth generation computer : Elektronik çipler ile çalıştırılan ve 1980'li yıllarda geliştirilen mikrobilgisayarlar. Dördüncü kuşak bilgisayar.

 

Third generation computers : Üçüncü nesil bilgisayarlar. 1970'lerde geliştirilen elektronik çipler vasıtasıyla çalışan merkez bilgisayarlar. Üçüncü kuşak bilgisayar.

First generation dupe : Çoğaltım negatifi. Bir pozitiften basım yoluyla elde edilmiş negatif film; ana negatif dışındaki herhangi bir negatif. (bir başka negatif ya da pozitif elde etmekte kullanılır. çoğaltım eşlemi de denir). Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

First generation human rights : Birinci kuşak haklar.

Second generation computers : Transistörlerle çalıştırılan ve 1960'larda geliştirilen bilgisayarlar. İkinci nesil bilgisayarlar. İkinci kuşak bilgisayar.

İngilizce First generation computer Türkçe anlamı, First generation computer eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak First generation computer ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Alphabetic data : Abecesel veri. Alfabetik data. Alfabetik veri. Bir abecenin yazaçlarıyla gösterilmiş veri.

Accesibility : Bir gömüde, bir dizin terimine yollama yapan ortalama terim sayısı. Erişilebilirlik. Erişilirlik.

[#algol Algol] : Matematiksel ve bilimsel uygulamalarda kullanılan cebirsel bilgisayar dili. Algol dili. Matematiksel ve bilimsel sorunların çözümüne ilişkin algoritma tanımlamaya dönük, öbek yapılı, yüksek düzeyli izlenceleme dili. Algorithmic language (cebirsel dil). Algol. Umacı.

Algorithmic language : Algol. Algorithmic language (cebirsel dil). Matematiksel ve bilimsel uygulamalarda kullanılan cebirsel bilgisayar dili. Algoritmik dil. Matematiksel ve bilimsel sorunların çözümüne ilişkin algoritma tanımlamaya dönük, öbek yapılı, yüksek düzeyli izlenceleme dili.

Alphabetic code : Alfabetik kod. Abecesel kod. Verilerin bir abecesel damga takımı kullanılarak gösterildiği düğüm. Abecesel düğüm.

Accounting machine : Sayım makinesi. Sayışım ile ilgili hesaplamalar için kullanılan, bilgisayarın veri işleme olanaklarının altında yalın birtakım işlemler yapabilen herhangi bir makine, bk. çizelgeleyici. Sayışım makinesi. Muhasebe makinesi. Sayışım makinası.

Alphabetic string : Abecesel damga dizgisi. Alfabetik karakter katarı. Abecesel dizgi. Alfabetik dizgi. Yalnız belli bir abece'nin yazaçlarından oluşan dizgi.

Acess arm : Erişim kolu. Mıknatıslı tekerde, okuma/yazma kafasını erişilmek istenen adresin bulunduğu iz üzerine getirmek için ileri geri devinen kol. devinimsiz kafalı tekerlerde, her iz için ayrı kafa öngörüldüğünden bu kol bulunmaz, böylece kafanın iz üzerine varışı süresi, daha hızlı bir erişim için kazanılmış olur.

Administrative data processing : Yönetsel veri işleme. Yönetimsel bilgi işlem. İdari veri işleme. Yönetsel bilgi işleme. Yönetsel bilgi işlem. Sayışımda ya da yönetimde kullanılan özdevimli bilgi işlem.

Address : Söz yöneltmek. Birincil ya da ikincil bellekte, bir verinin bulunduğu yeri ve bu yere nasıl erişilebileceğini tanımlayan veri. genellikle, özdeş türden öğelerden oluşan bir küme içerisinde belli bir öğeyi seçme olanağı sağlayan veri. erişki sözcüğü de kullanılabilir. Göndermek. Söylev vermek. Nutuk çekmek. Adres. Adres yazmak. (sorunların) üzerine gitmek. Hitap etmek.

First generation computer synonyms : first generation computers, alphabetic word, addressing, alphabetic character set, alphanumeric character set, alphanumeric code, actual address.