First glance türkçesi First glance nedir

  • Başlangıç kıvılcımı.
  • İlk bakış.
  • İlk heves.

First glance ile ilgili cümleler

English: Now I see that I misunderstood the sentence at first glance.
Turkish: Şimdi görüyorum ki, ilk bakışta cümleyi yanlış anlamışım.

English: I recognized Mr Jones at first glance.
Turkish: İlk bakışta Bay Jones'u tanıdım.

English: He disliked her at first glance.
Turkish: İlk bakışta onu beğenmedi.

English: Don't worry. He may look intimidating at first glance, but he's actually a very friendly person.
Turkish: Endişelenme. İlk bakışta korkutucu gözükebilir, ama aslında çok arkadaş canlısı bir insandır.

English: At a first glance it seems easy.
Turkish: İlk bakışta kolay görünüyor.

First glance ingilizcede ne demek, First glance nerede nasıl kullanılır?

First : Öncelikle. İlk. Önde gelen. Birincilik. İlk olarak. İlk kez. Birinci. Başta. İlkönce. Başta gelen.

Glance : Bakıvermek. Kısaca bakış. Göz. Bakış. Bakmak. Göz atmak. Kısa bakış. Parıldamak. Göz gezdirmek.

At first glance : İlk bakışta.

First degree liquidity assets : Birinci dereceden likit varlıklar. Para ve çekle veya kredi kartlarıyla kullanılabilen hesaplar, seyahat çekleri gibi anında paraya çevrilebilir ödeme kabiliyeti yüksek ödeme araçları. krş. likiditesi yüksek varlıklar.

 

First degree liquidity assets coefficient : Para ve çekle veya kredi kartlarıyla kullanılabilen hesaplar, seyahat çekleri gibi anında paraya çevrilebilir ödeme kabiliyeti yüksek taşınır değerler toplamının kısa vadeli yükümlülüklere oranı. Birinci derecede likidite katsayısı.

First adar : Artık bir yılındaki iki aydan ilki (yahudi takvimine göre). 1. adar.

İngilizce First glance Türkçe anlamı, First glance eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak First glance ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

First glimpse : İlk görüş.