Fisher türkçesi Fisher nedir

  • Minnesota eyaletinde şehir.
  • Balık tutan kimse.
  • Dalyan.
  • Balıkçı.
  • Balıkçı gemisi.
  • İllinois eyaletinde yerleşim yeri.
  • Louisiana eyaletinde yerleşim yeri.
  • Balıkçıl hayvan.
  • Fısher.

Fisher ile ilgili cümleler

English: I'm a lousy fisherman.
Turkish: Ben kötü bir balıkçıyım.

English: The fishermen cast their nets into the sea.
Turkish: Balıkçılar ağlarını denize fırlattılar.

English: The fisherman exaggerated the size of the fish he had caught.
Turkish: Balıkçı yakaladığı balığın büyüklüğünü abarttı.

English: This is the boy whose name is Moustapha Fisher.
Turkish: Adı Mustafa Fisher olan çocuk budur.

English: The fisherman saved himself by means of a floating board.
Turkish: Balıkçı kendini yüzen bir tahta vasıtasıyla kurtardı.

Fisher ingilizcede ne demek, Fisher nerede nasıl kullanılır?

Fisher behrens test : Fisher-behrens testi.

Fisher distribution : Fisher dağılımı.

Fisher effect : Beklenen enflasyonun nominal faiz oranlarına birebir yansıması. Fisher etkisi. Ekonomi, iktisat alanlarında kullanılır.

Fisher equation : Nominal faiz oranının reel faiz oranıyla beklenen enflasyon oranının toplamına eşit olduğunu gösteren ve ırving fisher tarafından türetilen denklem. Fisher denklemi.

Fisher general to specific approach : Fisher genelden özele yaklaşımı.

 

Pearl fisher : İnci avcısı.

Fisher scoring algorithm : Fisher puanlama algoritması.

Equation of fisher : Fisher denklemi. Nominal faiz oranının reel faiz oranıyla beklenen enflasyon oranının toplamına eşit olduğunu gösteren ve ırving fisher tarafından türetilen denklem.

Fisher test : Fisher sınaması.

Fisher yates test : Fisher-yates testi.

İngilizce Fisher Türkçe anlamı, Fisher eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Fisher ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Hooker : Oklahoma eyaletinde şehir. Fahişe. Orospu. Kaltak. Tek direkli balıkçı gemisi. Kancacı.

Trawlers : Trol gemisi. Trol teknesi. Ağ ile balık tutmak için kullanılan gemi. Tarak ağlı tekne. Trolcü. Tarak ağlı balıkçı teknesi. Trollü tekne. Trol. Tarak ağlı balıkçı gemisi.

Skilled workman : Kalifiye işçi. Usta işçi. Vasıflı işçi.

Fishers : İndiana eyaletinde yerleşim yeri. Balıkçılar.

Stake net : Kazıklı balık ağı.

Argyle : Baklava biçimli örme çorap. Örgüde kullanılan baklava deseni. Missouri eyaletinde şehir. Teksas eyaletinde şehir. New york eyaletinde yerleşim yeri. Baklava dokulu. Wisconsin eyaletinde yerleşim yeri. Baklava desenli. Georgia eyaletinde yerleşim yeri. Sos saklamak için kullanılan kap çeşidi.

Alphas : Alfa. New jersey eyaletinde yerleşim yeri. Pek iyi (brit. üniv.).

Ada : Ada (bilgisayar)askeri ve sivil ihtiyaçlar uygulamaları geliştirmek için kullanılan yüksek seviyeli bilgisayar programlama dili (abd savunma bakanlığı standardı). Ohio eyaletinde şehir. Oklahoma eyaletinde şehir. Kansas eyaletinde şehir.

 

Fishmonger : Balık kırgını. Denizlerde suların şiddetli rüzgarlar sonucunda karışarak sıcaklık farklarının aniden değişmesi sonucunda balıkların, dengelerini kaybederek şoka girmeleriyle sahile vurması olayı. Balık satıcısı.

Fisher synonyms : marten cat, trained worker, fisher cat, pekan, martes pennanti, fish trap, marten, adrian, alden, fishermen, alexandria, troller, sealery, barnum, argyles, fisherman, hookers, seal fishery, arco, fishing vessel, sealeries, barrett, fishing boat, babbitt, fishing station, fishpond, alpha, black cat, avon, fisheries vessel, fishgarth, fishponds, fishing weir.

Fisher ingilizce tanımı, definition of Fisher

Fisher kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : One who fishes.