Fittingness türkçesi Fittingness nedir

Fittingness ingilizcede ne demek, Fittingness nerede nasıl kullanılır?

Fitting criterion : Uyum ölçütü.

Fitting in : Tam uyan. Yerini bulan. Tam oturan. Yeni bir pozisyona güzelce adapte olan.

Fitting out : Elbiselerini karşılamak. Teçhiz etmek. Gerekli malzemeler ve ihtiyaç maddeleri ile desteklemek. Gerekli ekipmanlarla donatmak. Elbiselerini giymek. Donatmak. İhtiyaçlarını sağlamak.

Fitting proof against water jets : Püskürtülmüş, fışkırtılmış sulardan korunmuş olarak çalışmasını sağlayacak parçaları olan ışıklık. Su geçirmez ışıklık.

Fitting room : Elbise deneme odası. Soyunma odası. Deneme kabini.

Asymmetrical lighting fitting : Bakışımsız ışıklık. Işık dağıtışı bakışımsız olan ışıklık.

Base fitting : Taban bağlantısı. Pis ve kirli su kolonlarının yağmur borularının altına konan özel parçası. Altlık parçası. Altlık (parçası). Altlık.

Angle lighting fitting : Eğik dağıtıcı ışıklık. Yayımlanan ışığı, bir ana doğrultuya göre bakışımsız bir biçimde dağıtan ve genellikle iç aydınlatmada kullanılan ışıklık.

Battery fitting cap : Akümülatör kapağı.

Best fitting line : En uygun çizgi. Bir serpilmede, gözlemlerin tam bağıntı durumunda almaları gereken değerleri gösterir noktalardan oluşan ya da kendisinden olan sapmaları en aza indirgeyen çizgi. bk. birlikte gidişim çizgisi.

 

İngilizce Fittingness Türkçe anlamı, Fittingness eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Fittingness ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Habitability : Yerleşilebilirlik. Barınabilirlik. Yaşanılabilirlik. Oturulabilirlik. Bir konutun ya da bir yerleşim yerinin insanların yerleşmesine ve yaşamlarını sürdürmesine elverişli nitelikler taşıması. Yaşamak için uygun nitelikte olma. Yaşanabilirlik. Bir konutun ya da bir kentin niteliklerinin insanların yaşamını sürdürebilmelerine elverişli oluşu.

Appositeness : Yerinde oluş. Münasiplik.

Aptness : Kabiliyet. Yetenek. Yatkınlık. Meyil. Çabuk kavrama. Münasiplik. Zekilik.

Congruousness : Ahenklilik. Münasiplik. Munasiplik.

Adaptation : Alışma. Uyarlanma. Tiyatro için hazırlanmış bir yabancı oyunu, yöresel koşullar gözönüne alınarak uygun biçimde kendi diline çevirmek, çıkartmalar ve eklemeler yapmak. örn. moliere'in scapin'in dolapları'nın ayyar hamza'yı çevrilmesi. bir romanı ya da öyküyü sahne içinde yeniden düzenleme, derleme. İnsanın örgensel bakımdan doğal ve toplumsal çevre koşullarına tepki gösterdikten sonra bozulan dengenin yerine yenisinin oluşması. Bireyin çevresel koşul ve etkenleri benimseme ya da çevreyle bütünleşme durumu. Canlının yaşam alanındaki çevre koşullarına uyumu. uyum, uyma, alışma. uyarlama, uyarlanma. Satnislavski oyunculuk dizgesinde, oyuncunun, erişmek istediği ereği düşünerek, canlandıracağı hareketleri tam anlamıyla değerlendirebilmek için duruma kendini uydurması. duruma uyma, oyuncunun karşısındaki oyuncuya ve başka engellere göre saptanır. bunun için de «nasıl?» sorusunu sorar. Uyarlama işiyle uğraşan kimse, yazar. Uyarlanmış yapıta verilen ad. Uyma.

 

Agreement : Antlaşma. İtilaf. Mukavele. Pakt. Sözleşme. Muvafakat. Türkçede cümle içinde özneyle yüklemin şahıs ve sayı bakımından birbirine uyması: şükriye, gerçekleşeceğini kimsenin söyleyemeyeceği bir ümide mahkum edilmiş bulunuyordu (t. buğra, yalnızlar, s. 119). siz doğru dürüst konuşmasını bilmez misiniz hiç? (t. buğra, göst.e. s. 216). kolcular bildikleri halde yolunu beklemek şöyle dursun, rasgeldikleri yerde hatırını alırlar, gönlünü hoş ederlerdi (r. h. karay, memleket hikayeleri: küs ömer, s. 73) vb. Uyuşma. İtilafname. Gramer, iktisat, ekonomi, uluslararası ilişkiler alanlarında kullanılır.

Availabilities : Geçerlik. Müsait olma. Mevcut olma. Bulunma. Hazır bulunma. Kullanılabilir. Mevcudiyet. Geçerlilik. İşe yararlık.

Agreeability : İyi huyluluk. Şenlik. Tatlılık. Dostluk.

Abidance : Uysallık. Teslimiyet. Verilen emirleri dinleme. Yaşam. Boyun eğme. Oturma. İtaat. İkametgah.

Fittingness synonyms : meetness, appropriateness, habitableness, suitability, practicability, availability, fitness, legitimated, qualification, accordancy, conveniences, agreeableness, propriety, adaptations, conformability, making, adequacies, facility, practicableness, suitabilities, accord, justice, sufficiency, advisability, acceptability, pertinence, legitimacies, convenience, suitableness, opportuneness, prosperousness, adequacy, sufficiencies.

Fittingness zıt anlamlı kelimeler, Fittingness kelime anlamı

Unsuitableness : Uygunsuz olma durumu. Uygunsuzluk. Uygun olmama durumu.

Unfitness : Uygun olmama durumu. Uygunsuzluk.

Unsuitability : Uygunsuzluk. Elverişsizlik. Yaramazlık. Uygun olmama. Yakışıksızlık. Uymama.