Availabilities türkçesi Availabilities nedir

Availabilities ingilizcede ne demek, Availabilities nerede nasıl kullanılır?

Availability : İşe yararlık. Hazır bulunma. Elverişlilik. Bulunma. Geçerlik. Mevcudiyet. Bilgisayar, bilişim alanlarında kullanılır. Müsait olma. Kullanılabilir. Kullanılabilirlik.

Availability notice : Ürün bildirimi.

Availability ratio : Kullanırlık oranı. Yararlanılırlık oranı. Kullanılabilirlik oranı. Kullanılırlık oranı.

Credit availability effects : Kredi varlığı etkisi. Paranın aktarma düzeneğinden biri olan, kredi piyasasındaki ödünç verilebilir fonların miktarını etkileyen bakışımsız bilgi gibi piyasa aksaklıklarına ve para yetkelerinin piyasalara yönelik tayınlama, kredi kontrolü gibi müdahalelerine bağlı olarak reel ekonomide ortaya çıkacak değişimleri belirleyen etki.

Economical availability : Düşünü ürününün ekonomik olarak yararlı olması, bir mal gibi ortaya konulup piyasaya sürülebilmesi, kamu için yararlı olma olanağının varlığı. Ekonomik elverişlilik.

High availability : Yüksek elverişli. Yüksek bulunurluk.

Unavailability : Erişilemezlik. Erişilemez olma durumu. Ulaşılamaz olma durumu. Elde edilememe. Emre amade olamama. Ulaşılamazlık. Bulunamama. Başarılamazlık. Bulunmazlık.

 

Relative bioavailability : Nispi biyoyararlanım. Damar içi kullanıma uygun biçimi olmayan bir ilacın, ağızdan verilen ve özellikleri iyi bilinen çözelti, eliksir vb. bir biçiminin karşılaştırılmasıyla ölçülen biyoyararlanım.

General availability : Hazır olma tarihi.

Systemic bioavailability : Sindirim kanalından emilip karaciğere geldikten sonra metabolize olup vena cava inferiyor aracılığında sistemik dolaşıma geçen ilaç oranını ifade eden terim. Sistemik biyoyararlanım.

İngilizce Availabilities Türkçe anlamı, Availabilities eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Availabilities ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Currentness : Şimdiki duruma ait olma niteliği. Hali hazırdalık. Modernlik.

Currency : Para birimi. Yaygınlık. Sürüm aracı. Nakit para. Değer. Tedavül. Mütedavil para.

Presentness : Halihazırdalık. Şu andalık.

Attending : Bakma. Koruyup kollayan. Katılma. Devam etme. İlgilenme. Uzman doktor. İlgilenen.

Readiness : Tezlik. Hazırlık. İsteklilik. Çabukluk. Hızlılık. Hazırbulunuşluluk. Atiklik. Heveslilik. Can atma.

Validities : Geçerli olma durumu. Hüküm. Yasallık. Dürüstlük. Sıhhat. Doğruluk. Yürürlük süresi. Meşruluk.

Opportuneness : Yerindelik. Uygunluk.

Existence : Varlık. Varoluş. Varoluşçuluk. Olma. Var oluş. Yaşam. Yaşayış biçimi. Durmuş. Yaşam biçimi.

Availability : Bilgisayar, bilişim alanlarında kullanılır. Bir dizgenin sağladığı hizmetin sürekliliğini belirten özelliği, bk. güvenilirlik. Bir paylı örnekleme tasarımında belirlenmiş payları dolduran seçicilerin, örnek birimleri seçerken etkisi altında kaldıkları, sonunda yanlılığa yol açan ele geçme kolaylığı. Elde edilebilme.

 

Legitimacy : Yasalara uygunluk. Soydan geçme. Meşruiyet. Yerindelik. Meşruluk. Kanuni olma. Bir davranış biçiminin, bir toplumsal yerin ya da değerin; bir kümenin ya da bir bireyin erk isteminin toplumsal çevrece haklı sayılması. Mantıklılık. Yasallık.

Availabilities synonyms : attendance, sufficiencies, validness, utility, usable, standing, legitimacies, thing, presence, utilizable, in season, eligibleness, fittingness, existences, employable, suitabilities, being, useable, conveniences, being ready, effectiveness, relevances, sufficiency, usefulness, available, currencies, unoccupancy, preparedness, presences, availableness, practicable, relevance, prosperousness.