Fixed asset türkçesi Fixed asset nedir

  • Sabit kıymet.
  • Duran varlık.
  • Bir işletme tarafından uzun zaman süresince elde bulundurulan varlık (toprak, bina, patent, vb.).
  • Demirbaş.
  • Sabit sermaye.
  • Sabit varlık.
  • Üretim faaliyetinde kendisinden uzun bir süre yararlanılan varlıklar.
  • Sabit değer.

Fixed asset ingilizcede ne demek, Fixed asset nerede nasıl kullanılır?

Fixed : Dik. Belirlenmiş. Uçmaz. Sabit. Oynamaz. Sağlanmış. Solmaz. Kararlaştırılmış. Değişmez. Durağan.

Asset : Değerli bir nitelik. Servet. Kazanç. Değerli nitelik. Bilançonun alacaklı yanı. bk. varlık bk. kaynak. Değerli şey. Gerçek veya tüzel bir kişinin sahip olduğu maddi değer taşıyan mal ya da gayri maddi haklar. krş. sabit varlıklar, cari varlıklar, reel varlıklar, mali varlık, vadeye göre varlıklar bk. aktif 1. Kıymetli şey. Yararlı. Beceri.

Fixed assets : Durağan değerler. Sabit varlıklar. Değişmez kıymetler. Duran değerler. Duran varlıklar. Bir firmanın üretim sürecinde kullandığı bina, makine ve donanım, toprak gibi uzun ömürlü ve süreklilik gösteren varlıklar. Bir işletme tarafından uzun zaman süresince elde bulundurulan varlık (toprak, bina, patent, vb.). Sabit değerler. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Durağan kuruluşlar, mal ve hizmetlerin yapımında kullanılan mallar.

 

Capital to fixed assets ratio : Onun sabit varlıklarının değerine karşı bir işe yatırılan sermayenin endeksi.

Tangible fixed assets : Maddi duran varlıklar.

Fixed a date : Karar verilmiş bir zaman belirleyen. Ayarlanmış tarih.

İngilizce Fixed asset Türkçe anlamı, Fixed asset eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Fixed asset ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Office equipment : Ofis malzemesi. Bir ofisi etkili bir şekilde çalıştırmak için gereken donanım. Ofis gereçleri. Büro eşyası. Büro gereçleri. Büro donanımı. Büro demirbaşı. Ofis malzemeleri. Büro ekipmanı.

Fixture : Tesisat. Bağlama. Tamamlayıcı parça. Sabit eşya. Müştemilat. Fikstür. Tamamlayan bölüm. bir bütünü tamamlayan diğer küçük eklentiler. Sabit eşya (bir yapıya veya odaya ait).

Dead stock : Ölü stok. Tarım makineleri. Çiftlik demirbaşları. Hareketsiz stok. Satılmayan mal. Hareket görmeyen stok.

Fixtures : Tesisat. Fikstür. Mefruşat. Bağlama. Teferruat. Müştemilat. Sabit eşya. Tamamlayıcı parça. Demirbaşlar.

Inventory stocks : Mal stoku. Kamu veya özel işletmelerde kayıtlı olarak kullanılan ve görev değişimi sırasında bir görevliden diğerine aktarılan dayanıklı eşya. krş. sermaye malları. Demirbaş eşya.

Old timer : Yaşlı adam. Yaşlı. Kıdemli. Eski. Kıdemli kimse. Eski eleman.

Modulus : Modülüs. Genlik. Oran birimi. Katsayı. Zorlanım çarpanı. Modül.

Fixed value : Dondurulmuş değer.

Deadstock : Çiftlik donanımı.

Capital asset : Sermaye malı. Sermaye varlığı. Akışkan olmayan mallar veya mülkiyet.

Fixed asset synonyms : fixed capital.