Inventory stocks türkçesi Inventory stocks nedir

  • Demirbaş eşya.
  • Kamu veya özel işletmelerde kayıtlı olarak kullanılan ve görev değişimi sırasında bir görevliden diğerine aktarılan dayanıklı eşya. krş. sermaye malları.
  • Demirbaş.
  • Mal stoku.
  • İktisat alanında kullanılır.

Inventory stocks ingilizcede ne demek, Inventory stocks nerede nasıl kullanılır?

Inventory : Bilgisayar, iktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Demirbaş eşya çizelgesi. Bir tecim kuruluşunun para, mal ve diğer varlıklarını ve genel olarak borçlu ve alacaklı durumlarını nicelikleri ve değerleriyle tüm ayrıntılı olarak gösteren sayım çizelgesi. Envanter. Döküm. Stok. Sayım çizelgesi. Envanterini yapmak. Belirli bir dönemin başında veya sonunda bir işletmenin varlıkları ile borçlarının sayılması ve hesaplanması sonucunda elde kalan miktar veya değerlerin saptanması. bk. stok. Depo.

Stocks : Gemi ızgarası. Nesil. Soy. Gövde (ağaç vb.). Stok mallar. Dipçik. Hisse senedi. Et suyuna çorba. Et suyu. Hayvan mevcudu.

Inventory analysis : Stok çözümlemesi. Envanter analizi. Değişik durumlarda tutulması gereken en uygun stok miktarını belirlemeye yönelik çözümleme.

Inventory control : Envanter kontrol. Envanter kontrolü. Stok kontrolü. Envanter denetimi. Stok mal kontrolü.

Inventory investment : Stok şeklinde yatırım. Stok yatırımı. Stok yatırımları. Firma üretiminin cari satışları aşması durumunda mamul, yarı mamul ve hammadde stoklarındaki birikim. gayrisafi yurtiçi hasılanın sonul satışları aşması durumunda stoklarda meydana gelen artış.

 

Inventory rate : Envanter değeri.

İngilizce Inventory stocks Türkçe anlamı, Inventory stocks eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Inventory stocks ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A group shares : A grubu hisse senedi. Şirkete sonradan ortak olanlardan farklı olarak, şirketin ilk kurucularına genellikle kara iştirak ve oy kullanmayla ilgili haklar veren ayrıcalıklı hisse senedi türü.

Fixed asset : Sabit varlık. Bir işletme tarafından uzun zaman süresince elde bulundurulan varlık (toprak, bina, patent, vb.). Sabit sermaye. Sabit kıymet. Sabit değer. Üretim faaliyetinde kendisinden uzun bir süre yararlanılan varlıklar. Duran varlık.

Fixtures and equipment : Demirbaşlar ve ekipman.

Ability to pay principle : Vergilemenin bireylerin ödeme gücüne uygun bir biçimde yapılması gerektiğini ifade eden bir vergileme ilkesi. kaynağı bol olanların kamu projelerine daha fazla katkı vermesi gerektiği ilkesi. Ödeme gücü ilkesi.

A shift in demand : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

Abnormal budget expenditures : Olağanüstü bütçe gideri. Olağanüstü bütçenin giderleri.

 

A pass through certificate : Taşınmaz rehniyle sağlanmış bir kişisel alacak karşılığında alacak sahibi finansal kurum tarafından çıkarılan değerli kağıt. Tutsat senedi.

Fixture : Kablo. Sabit eşya (bir yapıya veya odaya ait). Tesisat. Bağlama. Armatür. Eklentiler. Tamamlayan bölüm. bir bütünü tamamlayan diğer küçük eklentiler. Sabit eşya.

Abolition of forced labour convention : Zorla ya da zorunlu çalıştırmanın herhangi bir biçiminin siyasal zorlama ve eğitme, siyasal ya da ideolojik görüşlerin açıklanması nedeniyle cezalandırma, işgücünü harekete geçirme, çalışma disiplinini sağlama, ayrımcılık ve işbırakımını, katılanları cezalandırma aracı olarak kullanılmasını yasaklayan, 1957 yılında kabul edilen temel uluslararası çalışma sözleşmelerinden birisi. Zorla çalıştırmanın yasaklanması sözleşmesi.

Office equipment : Büro gereçleri. Büro malzemesi. Bir ofisi etkili bir şekilde çalıştırmak için gereken donanım. Büro ekipmanı. Büro donanımı. Büro eşyası. Ofis malzemesi. Ofis malzemeleri. Ofis gereçleri.

Inventory stocks synonyms : a type mutual funds, a change in supply, abnormal budget receipts, a change in individual demand, ability rent, a change in demand, stock in trade, a shift in supply, dead stock, ability to pay approach, fixtures, abnormal budget, old timer, a shift in individual demand, deadstock.