Office equipment türkçesi Office equipment nedir

  • Demirbaş.
  • Büro ekipmanı.
  • Bir ofisi etkili bir şekilde çalıştırmak için gereken donanım.
  • Ofis malzemesi.
  • Ofis malzemeleri.
  • Büro malzemesi.
  • Büro gereçleri.
  • Büro donanımı.
  • Ofis gereçleri.
  • Büro eşyası.
  • Büro demirbaşı.

Office equipment ile ilgili cümleler

English: We ought to buy some new office equipment: the stuff we've got is out of date.
Turkish: Bazı yeni ofis ekipmanları almalıyız, elimizdekiler çağ dışı.

Office equipment ingilizcede ne demek, Office equipment nerede nasıl kullanılır?

Office : İş. Dini tören. Vazife. Bölüm (orun). Ticarethane. Şirket veya kuruluş adına birtakım etkinlikler yapmakla görevlendirilen kurum veya kuruluş. İma. Makam. Bilgisayar, hukuk, iktisat alanlarında kullanılır. Ajans.

Equipment : Donatım. Malzeme. Alet. Cihaz. Teçhizat. Geminin donatılmasında kullanılan her tür araç, gereç ve yiyecek. Donatı. Donanım. Avadanlık. Gereç.

Office action : Patent başvurusu. Ofis işlemi (a.b.d.´de resmi marka patent ofisi tarafından yapılan marka ret kararı bildirimi).

Office automation : Büroda bilgisayar kullanımı. Bürotik. Çeşitli görevleri hızlı bir şekilde yerine getiren bilgisayarlı sistemi olan ofis. Ofis otomasyonu. Ofis özdevinimi. Büro otomasyonu.

Office bearer : Görevli. Büro memuru. Memur. Göreve atanmış kimse.

 

Office binder help topics : Office ciltçi yardım konuları.

İngilizce Office equipment Türkçe anlamı, Office equipment eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Office equipment ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Old timer : Yaşlı adam. Eski. Eski eleman. Yaşlı. Kıdemli kimse. Kıdemli.

Inventory stocks : Kamu veya özel işletmelerde kayıtlı olarak kullanılan ve görev değişimi sırasında bir görevliden diğerine aktarılan dayanıklı eşya. krş. sermaye malları. Mal stoku. Demirbaş eşya.

Office supplies : Kırtasiye ve büro malzemeleri.

Fixture : Müştemilat. Aksesuar. Armatür. Tesisat. Bağlama. Eklentiler. Sabit eşya (bir yapıya veya odaya ait). Sabit eşya.

Deadstock : Çiftlik donanımı.

Fixed asset : Duran varlık. Sabit varlık. Sabit değer. Sabit sermaye. Üretim faaliyetinde kendisinden uzun bir süre yararlanılan varlıklar. Sabit kıymet. Bir işletme tarafından uzun zaman süresince elde bulundurulan varlık (toprak, bina, patent, vb.).

Dead stock : Hareket görmeyen stok. Çiftlik demirbaşları. Tarım makineleri. Satılmayan mal. Ölü stok. Hareketsiz stok.

Office furniture : Ofis mobilyası. Büro mobilyası.

Fixtures : Tamamlayıcı parça. Demirbaşlar. Teferruat. Fikstür. Sabit eşya. Bağlama. Mefruşat. Müştemilat. Tesisat.

Office equipment synonyms : office stationery, office requisites.