Office bearer türkçesi Office bearer nedir

Office bearer ingilizcede ne demek, Office bearer nerede nasıl kullanılır?

Office : Görev. Hizmet. Ticarethane. Ofis. Bölüm (orun). Kalem. İş. Yazıhane. Büro. Bilgisayar, hukuk, iktisat alanlarında kullanılır.

Bearer : Hamiline. Çek, bono, poliçe, gönderim belgesi, hisse senedi, tahvil vb. her türlü değerli kağıdı yasalara uygun olarak elinde bulunduran kişi. Taşıyan. Tabut taşıyan. Tabut taşıyan kişi. Destek. Hamil. Kolon ya da piramitte üstündekileri taşıyan güçlü kişi. trapez gösterisinde uçan trapezciyi tutup taşıyan cambaz. Götüren. Meyve veren ağaç.

Office action : Patent başvurusu. Ofis işlemi (a.b.d.´de resmi marka patent ofisi tarafından yapılan marka ret kararı bildirimi).

Office automation : Çeşitli görevleri hızlı bir şekilde yerine getiren bilgisayarlı sistemi olan ofis. Ofis özdevinimi. Büroda bilgisayar kullanımı. Büro otomasyonu. Bürotik. Ofis otomasyonu.

Office binder help topics : Office ciltçi yardım konuları.

Office block : İş hanı (büroların bulunduğu). İşhanı. İş hanı.

İngilizce Office bearer Türkçe anlamı, Office bearer eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Office bearer ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Officered : Subayları atamak. Komuta etmek. Yetkili. Polis memuru. Subay. İdare etmek. Sağlık memuru. Makam sahibi.

Apparatchik : Eski sovyetler birliği'nde komünist parti'nin idari örgütlenme üyesi. Apparatçik. Siyasi parti bürokratı. Aparatçik.

On duty : Vazife başında. Görev başında. Nöbette. Vazifeli. İş başında. Nöbetçi. Görevde.

Civil servants : Devlet memuru. Memurlar.

Intendant : İdareci. Yönetici. Müfettiş. Müdür. İdare memuru.

Attendant : Bakıcı. Hizmetçi. Eşlik eden kimse. Görevli memur. Refakatçi. Bakan. Akıbet. İlgilenen. Mevcut.

Office clerk : Ofis çalışanı. Sekreter.

Employe : İstihdam edilen kimse. Çalışan. Bir başkası hesabına ücret karşılığında çalışan kimse. İşçi. Bir işverene çalışan kimse.

Civil servant : Devlet memuru. Kamu hizmetlisi. Kamu personeli. İdare memuru. Kamu çalışanı.

In charge : İdare etmekte. Başkasının sorumluluğunda. Vazifeli. Sorumlu. Sorumlu kimse. İş başında. Vazifede. Amir. Nezaret altında.

Office bearer synonyms : functionary, commissioned, incumbents, official, employee, apparatchiks, personnel, incumbent, officer, officering, jobholders, jobholder, functionaries, collector, government official, employees.