Fixtures türkçesi Fixtures nedir
- Demirbaşlar.
- Bağlama.
- Fikstür.
- Teferruat.
- Müştemilat.
- Mefruşat.
- Tamamlayıcı parça.
- Demirbaş.
- Sabit eşya.
- Tesisat.
Fixtures ingilizcede ne demek, Fixtures nerede nasıl kullanılır?
Fixtures and equipment : Demirbaşlar ve ekipman. Demirbaş eşya.
Bathroom fixtures : Banyoya ait sabit eşya.
Light fixtures : Aydınlatma armatürü.
Plumbing fixtures : Bir yapının sıhhi tesisatını oluşturan borular ve boru bağlama parçaları.
Fixture list : Demirbaş listesi.
Fixture : Sabit şey. Tamamlayan bölüm. bir bütünü tamamlayan diğer küçük eklentiler. Müştemilat. Fikstür. Sabit eşya (bir yapıya veya odaya ait). Kablo. Sabit eşya. Bağlama. Armatür.
Restraint fixture : Sıkma fikstürü.
Light fixture : Aydınlatma armatürü. Çıngı teçhizatı.
Fixturing : Boyut tutturma.
Affixture : Bağ. Bağlantı. Ek. Kombinasyon.
İngilizce Fixtures Türkçe anlamı, Fixtures eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Fixtures ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Dead stock : Çiftlik demirbaşları. Tarım makineleri. Hareket görmeyen stok. Hareketsiz stok. Satılmayan mal. Ölü stok.
Filling : Doldurma. Dolum. Dolma. Doyurucu. Dolgu. İlk dolum. Sığ bir göl ya da körfezin, dışgüçlerin taşıdığı özdeklerle dolup kara durumuna gelmesi. Dolgu (diş). İlk doldurma.
Inventory stocks : Kamu veya özel işletmelerde kayıtlı olarak kullanılan ve görev değişimi sırasında bir görevliden diğerine aktarılan dayanıklı eşya. krş. sermaye malları. Mal stoku. Demirbaş eşya.
Plaster : Yakı. Yapıştırmak. Düzlemek. Plaster. Alçı. Sürmek. Sıva vurmak. Yakı yapıştırmak. Sıvamak. Sıva.
Substance : Asıl. Ana fikir. Sağlamlık. Güçlülük. Öge, madde, doku, özel nitelikleri olan madde, bir organ veya vücudu oluşturan şey. Düşünbilimde evreni oluşturduğu ve altöğelere ayrılamayacağı varsayılan temel öğelerden her biri. Esas. İçerik. Substans. Madde.
Annexe : Eklenti. İlhak. Ek yapı. Ekleme. İlave. İlaveler. Ek bina. Ek. Lahika.
Mechanical mixture : Mekanik karıştırma.
Intermixture : Karıştırma. Birbirine karışma. Halita. Karışım.
Attribution : Dayandırma. Nitelik. Niteleme. Yorma. Özellik. Atıf. Yükleme. Öz nitelik. Hassa.
Speciality : Özgü şey. -e özgü şey. Özel ilgi. Hususiyet. Özellik. Özel ürün. Salt bir nesne ya da bir duruma özgü olma. Özel nitelik. İhtisas. Ayrıcalık.
Fixtures synonyms : food product, lamellar mixture, metal, lean to, integral part, affiliation, coupler, attachment, details, component, petroleum jelly, bonding, batter, deadstock, bondings, component parts, greek fire, freezing mixture, american standard, particulars, affigere, curtilage, premix, alloy, mineral jelly, soft furnishings, installations, plumbings, composition, fabrics, connection, facility, inventories.
Fixtures zıt anlamlı kelimeler, Fixtures kelime anlamı
Looseness : Gevşeklik. Salıntı. Düşüklük. Serbestlik. Kararsızlık. Oynaklık. Düzensizlik. Hoppalık. Bolluk. İshal.
Movableness : Hareket edebilirlik.
Movability : Hareket edebilirlik.
Fixtures antonyms : natural object.

Bu kısımda Fixtures kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Fixtures ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Fixtures anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Fixtures ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.