Fixed rate bond türkçesi Fixed rate bond nedir
- İktisat alanında kullanılır.
- Sabit faizli tahvil.
- Vade sonuna kadar belirli dönemlerde sabit bir faiz ödeme yükümlülüğüyle çıkarılan tahvil.
Fixed rate bond ingilizcede ne demek, Fixed rate bond nerede nasıl kullanılır?
Fixed : Sabit. Fikse. Solmaz. Uçmaz. Sabitleştirilmiş. Değişmez. Oynamaz. Kararlaştırılmış. Önceden ayarlanmış. Belirlenmiş.
Rate : Düzenleme, sıra yöntem, çeşit. Değerlendirmek. Saymak. Fırça atmak. Gözü ile bakmak. Bilgisayar, gümrük, kimya, ekonomi, veterinerlik alanlarında kullanılır. Birim zamanda alınan yol ile ölçülen devinim niceliği. bir kimyasal tepkimede ürünlerin birim zamandaki oluşum niceliği. Layık olmak. Sayılmak. Hak etmek.
Bond : Yüklenmelik. Yapışmak. Belirli miktar paranın, belirli bir vade sonunda ödeneceğini gösteren, üzerinde düzenleme yeri veya ödeme yeri ifadelerinden en az birinin bulunduğu bir yıldan kısa vadeli borç senedi. krş. adi senet, tahvil. Ancak belirli doğrultu ve uzaklıklarda güçlü olan, özel kimyasal kuvvetlerden kurulu öğeciklerarası bağlam. Muhabbet. Yapıştırmak. Kimi gümrük işlemlerinde, bir şeyin yapılması ya da yapılmaması için, ilgili kişiden, biçimine uygun olarak gümrükçe alınan belge. Birleştirmek. Birbirine yapışma. Kamu ve özel kesim tarafından değişken veya sabit faizli, kupon ödemeli ya da iskontolu olarak çıkarılan bir yıldan uzun vadeli borç senedi. krş. bono.
Fixed rate : Sabit oran.
Fixed rate system : Sabit kur jüyesi. Sabit kur sistemi.
İngilizce Fixed rate bond Türkçe anlamı, Fixed rate bond eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Fixed rate bond ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
A change in individual demand : Bireysel istem kayması. Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.
A shift in supply : Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması. Sunum kayması.
Abolition of forced labour convention : Zorla çalıştırmanın yasaklanması sözleşmesi. Zorla ya da zorunlu çalıştırmanın herhangi bir biçiminin siyasal zorlama ve eğitme, siyasal ya da ideolojik görüşlerin açıklanması nedeniyle cezalandırma, işgücünü harekete geçirme, çalışma disiplinini sağlama, ayrımcılık ve işbırakımını, katılanları cezalandırma aracı olarak kullanılmasını yasaklayan, 1957 yılında kabul edilen temel uluslararası çalışma sözleşmelerinden birisi.
A change in demand : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.
A shift in individual demand : Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. Bireysel istem kayması.
Ability rent : Özel yeteneklere sahip olan kişilerin üretime katkılarının üstünde elde ettikleri kazanç fazlası. krş. kıtlık rantı. Yetenek rantı.
Abnormal budget receipts : Olağanüstü bütçe harcamalarını karşılamak için, söz konusu dönemde ek harç, vergi ve borçlanma gibi yollarla elde edilen gelir. Olağanüstü bütçe geliri.
Abnormal budget : Olağan bütçeden ayrı bir belge olarak hazırlanan ve kabul edilen, her yıl tekrarlanmayan ve olağanüstü nitelik taşıyan harcama ve gelirleri gösteren özel bir bütçe. Olağanüstü bütçe.
A change in supply : Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması. Sunum kayması.
Ability to pay approach : Güç yaklaşımı. Bireylerin, devlet harcamalarının finansmanına, elde ettikleri gelir düzeyiyle orantılı olarak vergilendirilmeleri yoluyla katılmalarını ifade eden ve adam smith tarafından geliştirilen vergileme yaklaşımı. krş. yararlanma yaklaşımı.
Fixed rate bond synonyms : a shift in demand, abnormal budget expenditures, a pass through certificate, a type mutual funds, a group shares, ability to pay principle.

Bu kısımda Fixed rate bond kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Fixed rate bond ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Fixed rate bond anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Fixed rate bond ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.