Fixings türkçesi Fixings nedir

Fixings ingilizcede ne demek, Fixings nerede nasıl kullanılır?

Fixing a date : Bir zaman veya süre koyma. Bir bitiş zamanı belirleme.

Fixing agent : Bağlayıcı malzeme. Fiksaj banyosu. Fiksaj maddesi. Tespit maddesi. Tespit banyosu.

Fixing bath : Fiksaj banyosu. Tespit banyosu. Çekilen resim plakları ve filmlerin belirtici yıkaması yapıldıktan sonra kimyasal olayı durdurmak için yapılan ikinci yıkama. Saptayıcı yıkama.

Fixing screw : Bağlama vidası.

Fixing signposts : Trafik ikaz işaretlerini kurma. Trafik işareti sütunlarını yerleştirme.

Fixing solution : Bağlayıcı solüsyon. Bağlayıcı çözelti.

Affixing leads : Kurşunlama.

Bearing fixing screw : Yatak tespit vidası.

Affixing a seal : Mühür ekleme. Mühür basma.

Heat fixing : Isıl kaynaşma.

İngilizce Fixings Türkçe anlamı, Fixings eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Fixings ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Flavouring : Yemeğe tat veren şey. Tat verme. Tat veren şey. Tatlandırıcı. Lezzetlendirici. Çeşni. Lezzet katıcı. Tatlandırıcı şey.

Contrivance : İcat. Kurma. Hüner. Aygıt. Tertip. Entrika. Cihaz. Mekanizma. Düzenek. İcat yapmak.

Tomato paste : Domates salçası. Koyu domates salçası. Salça.

 

Setup : Plan. Avanak. Yapı. Oyun. Yazılım ve donanım konfigürasyonu (bilgisayar). Önceden belirlenmiş çıktı ile sahnelenmiş olay. Duruş. Kurgu. Düzenlemele.

Accessories : Yardımcı donatım. Bir şeyin işletilmesi. Yedek parça. Ek birimler. Donatım çantası. Eklentiler. Donatılar. Aksesuarlar.

Jardiniere : Saksılık. Haşlanmış sebze. Saksı. Çiçek vazosu.

Albumen : Albumin. Yumurta akı. Albümin. Yumurta beyazı. Besi doku. Besi dokusu. Besi dokulu. Yumurtanın beyazı.

Unit : Eğitim, veterinerlik alanlarında kullanılır. Ünite. Parça. Takım. Tek basamaklı sayı. Birlik. Öğe. Birim. Bir.

Foodstuff : Gıda maddesi. Gıda maddeleri. Tütün ve ilaçlar hariç olmak üzere, içkiler ve sakızlarla hazırlama ve işleme gereği kullanılan maddeler dahil, insanlar tarafından yenilen ve içilen ham, yarı veya tam işlenmiş her türlü madde. Yiyecek. Gıda ürünü. Erzak. Besin maddesi. Yiyecek maddesi.

Ingredient : Karışımı oluşturan madde. İçerik. Malzeme. Muhteva. Unsur. Bir şeyin terkibine giren madde. Etken. Cüz. Bileşen. Madde (karışımdaki).

Fixings synonyms : food product, flavourer, accessary, dish, malted milk, contraptions, ovalbumin, egg white, fixture, equipping, accouterment, knickknack, outfitting, add on, fig, seasoner, yolk, equipments, appliances, flavoring, outfittings, ornament, apparatuses, appointments, equipage, arming, hickey, outfit, side dish, fitting, knickknacks, figged, property.