Fixing agent türkçesi Fixing agent nedir

Fixing agent ingilizcede ne demek, Fixing agent nerede nasıl kullanılır?

Fixing : Fiksaj (fotoğrafçılık terim). Kurma. Saptama. Su ürünleri yetiştiriciliği. Dikme. Açındırma sonunda, ışıklanmamış gümüş bromürün ortadan kaldırılarak resmin ışıktan etkilenmemesini sağlama. Düzeltme. Sabitleme. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Uyma.

Agent : Gümrük işgüderi. Yurda getirilen ve yurttan çıkarılan mallara ilişkin işlemlerle uğraşan, malların gümrükten çıkarılmalarında aracılık eden kişi. Temsilci. Faktör. Aracı. Gizli ajan. Mümessil. Fail. Araç. Etken.

Fixing a date : Bir zaman veya süre koyma. Bir bitiş zamanı belirleme.

Fixing bath : Çekilen resim plakları ve filmlerin belirtici yıkaması yapıldıktan sonra kimyasal olayı durdurmak için yapılan ikinci yıkama. Fiksaj banyosu. Tespit banyosu. Saptayıcı yıkama.

Fixing screw : Bağlama vidası.

Fixing signposts : Trafik işareti sütunlarını yerleştirme. Trafik ikaz işaretlerini kurma.

İngilizce Fixing agent Türkçe anlamı, Fixing agent eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Fixing agent ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Bonders : Birleştirici. Örgü taşı. Birleştirici madde. Tahvillerle çalışan kimse. İki şeyi birleştiren madde. Bağlayıcı. Bağlantı taşı. Bonolarla uğraşan kimse.

Fixative : Canlılardan alınan parçaların daha sonra bozulmalarını engellemek ve canlı hallerine en yakın şekilleriyle muhafaza etmek için kullanılan bouin, zenker, ozmiyum tetroksit, glutaraldehit vb. gibi kimyasal maddeler. fiksatif. Canlı veya parçalarını daha sonra bozulmalarını önlemek ve canlı durumuna en yakın biçimiyle korumak için kullanılan çeşitli kimyasal maddeler, fiksatif. Fıksaj maddesi. Sabitleştiren. Tespit edici ilaç. Tespit sıvısı. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Tespit çözeltisi. tespit edici.

Fixing bath : Çekilen resim plakları ve filmlerin belirtici yıkaması yapıldıktan sonra kimyasal olayı durdurmak için yapılan ikinci yıkama. Saptayıcı yıkama.

Bonder : Örgü taşı. Birleştirici. Tahvillerle çalışan kimse. İki şeyi birleştiren madde. Yemiş-sebze aracısı. Meyve ve sebze üreticileri ile manavlar arasında aracılık yapan kişi. Birleştirici madde. Bonolarla uğraşan kimse.