Foodstuff türkçesi Foodstuff nedir
- Gıda ürünü.
- Gıda maddesi.
- Veterinerlik alanında kullanılır.
- Gıda maddeleri.
- Besin maddesi.
- Yiyecek.
- Erzak.
- Tütün ve ilaçlar hariç olmak üzere, içkiler ve sakızlarla hazırlama ve işleme gereği kullanılan maddeler dahil, insanlar tarafından yenilen ve içilen ham, yarı veya tam işlenmiş her türlü madde.
- Yiyecek maddesi.
Foodstuff ile ilgili cümleler
English: Vegemite is a popular Australian foodstuff.
Turkish: Vegemite popüler bir Avusturalya yiyeceğidir.
English: The store sells foodstuffs, such as butter, cheese, and sugar.
Turkish: Dükkân; tereyağı, peynir ve şeker gibi gıda malzemeleri satıyor.
Foodstuff ingilizcede ne demek, Foodstuff nerede nasıl kullanılır?
Foodstuffs : Gıda maddesi. Gıda maddeleri. Yiyecek maddesi.
Adulterated foods : Katışık gıda. Saflığı giderilmiş gıda maddesi.
Baby foods : Bebek maması. Mama.
Canned foods : Konserve yiyecekler. Konserve ürünler. Konserve. Konserve mamuller.
Convenience foods : Hazır yemek.
Natural foods : Yapay olarak değiştirilmemiş olan gıda. Doğal besin. Doğal besinler.
Fortified foods : Orijinalinde içinde olmayan ancak, önemli besin elementlerinin eklenmesiyle elde edilen besin değeri güçlendirilmiş gıdalar. Fortifiye gıdalar. Takviye edilmiş besin.
Fatty foods : Yağlı besinler. Yağlı yiyecekler. Yüksek oranda yağ içeren gıda. Yağlı gıdalar. Yağlı gıda.
Nitrogenized foods : Azotlu yiyecekler.
Enriched foods : Gıdaların işlenmesi sırasında kaybedilen besin elementlerinin daha sonra son ürüne eklenmesiyle elde edilmiş gıdalar. Zenginleştirilmiş gıda.
İngilizce Foodstuff Türkçe anlamı, Foodstuff eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Foodstuff ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
A clay : Beyaz kil. Sindirim kanalındaki zehirleri ve vitaminleri yüzeyde tutarak emilimlerini önleyen ve bağırsak duvarını kaplayarak koruyucu bir tabaka oluşturan doğal alüminyum silikat bileşiği, kaolin.
Edible : Yenmesinde sakınca olmayan. Yemlerin yenebilen kısımları. Yemeklik. İnsan gıdası olarak kullanabilen. Yenilen. Yenilebilen. Yenir. Yenebilir. Yenilebilir.
Provisions : Zahire. Hüküm. Karşılık. Yiyecek içecek. Malzeme. Hükümler. Ahkam. Yedek akçe. Azık.
Mixture : İki ya da daha çok özdeğin fiziksel yöntemlerle ayrılabilecek biçimde, herhangi bir oranda bir araya gelmesiyle oluşan toplam kütle. Karışma. Karıştırma. Gazlararası çözelti. bir evre içinde çözünmeden bir arada bulunan birkaç özdek. Fizik, kimya, madencilik alanlarında kullanılır. Karışım.
Cereal : Tahıl bitkisi. Tahıl. Mısır gevreği. Tahıla ait. Arpa, buğday, çavdar, darı, mısır, pirinç, sorgum ve yulaf ve benzerlerini içine alan tane yem grubu, tahıl, tane yem. Zahire. Kahvaltılık gevrek. Tahıl bulamacı. Tahıllı.
Intermixture : Birbirine karışma. Karıştırma. Karışım. Halita.
A c syndrom : A-c sendromu. Arnold-chiari yapılış bozukluğu.
Abdominal ovariectomy : Laparotomi yoluyla gerçekleştirilen kısırlaştırma. Abdominal ovaryektomi.
Comestible : Yiyecek şey. Yemeye elverişli. Yenilebilir.
Foodstuff synonyms : saint john's bread, frozen foods, food colouring, carob powder, food color, food product, food colour, food grain, eatables, perishable, carob, a dna, vittles, dehydrated foods, curd, abattoir, fixings, starches, greengrocery, egg, ingredient, stores, rations, tapioca, abamectin, abdominal distention, chows, nutrient, diet, abdomen, dehydrated food, food coloring, abdominal fat necrosis.

Bu kısımda Foodstuff kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Foodstuff ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Foodstuff anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Foodstuff ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.