Provisions türkçesi Provisions nedir
Provisions ile ilgili cümleler
English: They took enough provisions for three years at sea.
Turkish: Denizde geçirecekleri üç yıl için yeteri kadar erzak aldılar.
Provisions ingilizcede ne demek, Provisions nerede nasıl kullanılır?
Make provisions against : Önlem almak.
Method for provisions of the budget : Yapılmakta olan ödenekliğe ilişkin gelir kaynaklarının oranlanması sorumluluğunu doğrudan doğruya maliye bakanının kişisel saptamına bırakılması yöntemi. Ödeneklik oranlamasında dolaysız yöntem.
Compulsory licencing provisions : Zorunlu izin düzeni. Yurt savunması ile ilgili konularda, ülkenin ekonomik kalkınması bakımından yasalarda gösterilen koşullarla uygulanan düzen.
Compulsory working provisions : Zorunlu işletme koşulları. Zorunlu işletme için yasalarda belirtilen koşullar.
Constitutional provisions : Anayasal hükümler. Yapısal hazırlıklar.
General provisions : Temel yiyecek ve içecek sağlama. Temel bilgiler. Genel hükümler.
Interpretative provisions : Tefsir hükümleri. Yorum yargıları. Yorum hükümleri.
Contractor safety provision : Yüklenici güvenlik provizyonu.
With the provision that : -ması şartına bağlı olarak. -ması şartıyla. -ması koşuluyla.
Final provisions : Son hükümler.
İngilizce Provisions Türkçe anlamı, Provisions eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Provisions ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Commissariat : Levazım dairesi. Levazım sınıfı. Komiserlik. Destek hizmetleri.
Boardings : Lojman. Tahta kaplı. Gemiye binme. Tahta parmaklık. Tahtalayarak. Tahta kaplama. Yatılı. İlan tahtası.
Counterbalance : Dengelemek (karşılıklı olarak). Karşı denge. Karşılamak. Eş ağırlık. Denk. Denk ağırlıkla karşılamak. Denkleştirmek. Eşit güçle karşı koymak.
Cover : Korumak. Sakınmalık. Örtmek. Tecimsel bir işlemde dokuncayı önlemek amacıyla ayrılacak karşılama payı. İnanca. kağıt para karşılığı değerli maden. herhangi bir nesnenin karşılığı olan para. Bir anlaşmada taraflardan birine ait sorumluluğun bir başkası tarafından söz, mal veya para biçiminde yüklenilmesi. bk. kefalet. Örtü. Almak. Kapamak. Kaplamak.
Apparatus : Bir görüngüyü gerçekleştirmek, gözlemlemek, bir büyüklüğü ölçmek gibi etkinliklerde duyu ergenlerimizin algılama sınırlarını genişletmeye yarayan her çeşit düzenek. Düzenek. Makine. Jimnastik gösterilerinde kullanılan çeşitli araç ve gereç. örnek : ayaklı çubuk, halkalar. Levazım. Deneylerin yapılmasını sağlayan takımlar dizgesi. Aygıt. Alet. Jimnastik araç ye gereçleri. Vasıta.
Conclusions : Son. Kanı. Sonuçlar bildirgesi. Netice. Sonuç. Karar. Sonuçlar.
Kits : Alet çantası. Araç gereç. Pılı pırtı. Alet takımı.
Adjudgement : Mahkeme kararı. Adli karar veya hüküm.
Ingredients : İçindeki malzemeler. Harç. Malzemeler. İçindekiler. İçerik maddeleri. İçerik öğeleri. İçerik.
Provender : Yiyecek (alay). Yem. Hayvan yemi. Yiyecek.
Provisions synonyms : victuals, food cache, counters, advice, furniture, adjudications, provision, equipment, boarding, comebacks, award, materiels, counterbalances, cereal, capital reserve, materials, larder, reserve fund, victualed, ascendancy, equivalent, answer, viands, cash cover, purveyance, kit, cereals, answerback, comeback, food, viaticums, as against, instruments.

Bu kısımda Provisions kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Provisions ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Provisions anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Provisions ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.