Foodstuffs türkçesi Foodstuffs nedir

Foodstuffs ile ilgili cümleler

English: The store sells foodstuffs, such as butter, cheese, and sugar.
Turkish: Dükkân; tereyağı, peynir ve şeker gibi gıda malzemeleri satıyor.

Foodstuffs ingilizcede ne demek, Foodstuffs nerede nasıl kullanılır?

Foodstuff : Gıda maddeleri. Tütün ve ilaçlar hariç olmak üzere, içkiler ve sakızlarla hazırlama ve işleme gereği kullanılan maddeler dahil, insanlar tarafından yenilen ve içilen ham, yarı veya tam işlenmiş her türlü madde. Gıda maddesi. Erzak. Yiyecek maddesi. Gıda ürünü. [#besin Besin maddesi]. Yiyecek.

İngilizce Foodstuffs Türkçe anlamı, Foodstuffs eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Foodstuffs ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Breadstuff : Ekmeklik un. Ekmek yapmak için kullanılan un.

Milk : Sağmak. Süt sağmak. Memeli hayvanlarda yeni doğan yavrunun beslenmesi için süt bezlerinden salgılanan besin maddesi. bazı bitkilerin süt renginde ve kıvamında özel sıvısı. Faydalanmak. Sömürmek. Süt vermek (inek). Süt. Sütümsü madde. Yolmak.

Mixture : İki ya da daha çok özdeğin fiziksel yöntemlerle ayrılabilecek biçimde, herhangi bir oranda bir araya gelmesiyle oluşan toplam kütle. Karışma. Karıştırma. Karışım. Gazlararası çözelti. bir evre içinde çözünmeden bir arada bulunan birkaç özdek. Fizik, kimya, madencilik alanlarında kullanılır.

 

Fiber : Telcik. Kimi minerallerin dokusunu yapan ince iplikler. İplik. Bağ dokusunda bulunan kollagen, elastik ve retiküler iplikler. lif. kas, sinir ve bağ dokusu gibi dokularda bant oluşturan uzun hücre ya da hücreler topluluğu. yünde ve saçtaki keratin gibi protein uzantılar. Doku. Sinir. Biyoloji, madencilik, veterinerlik, jeoloji alanlarında kullanılır. Teltik. Fiber. Humma.

Cocoa : Kakaolu içecek. Kakao. Sütlü kakao. Kakao rengi. Florida eyaletinde şehir.

Perishable : Kolay çürür. Dayanıksız. Çabuk bozulan (yiyecek). Kolay bozulur. Ölümlü. Fani. Çabuk çürüyen. Kolay bozulan. Dayanıksız (yiyecekler).

Egg : Eşek şakası. Bomba. Torpido. Teşvik etmek. Taslak. Genellikle yuvarlak şekilli, dişi eşey organında mayoz bölünmeleri sonucu teşekkül eden haploit kromozom sayılı, erkek eşey hücresi ile birleşerek zigotu meydana getiren, büyük, hareketsiz, bir hücre. ovum. Tahrik etmek. Yumurta. Yumurta atmak.

Frozen food : Dondurulmuş yiyecek. Dondurularak muhafaza edilmiş olan yiyecek. Donmuş besin.

Grocery : Bakkallık. Meyve-sebze dükkanı. Bakkal. Market. Bakkal dükkanı. Bakkaliye.

Packaged goods : Paketlenmiş mal.

Foodstuffs synonyms : carob powder, saint john's bread, food color, food colour, food product, frozen foods, food grain, food colouring, grain, juice, nutrient, flour, food substance, colouring, eggs, dehydrated food, intermixture, dairy product, consumer goods, fixings, roughage, coloring, food coloring, concentrate, ingredient, foodstuff, greengrocery, carob, canned goods, food, eatables, curd, starches.