Mixture türkçesi Mixture nedir
- Gazlararası çözelti. bir evre içinde çözünmeden bir arada bulunan birkaç özdek.
- İki ya da daha çok özdeğin fiziksel yöntemlerle ayrılabilecek biçimde, herhangi bir oranda bir araya gelmesiyle oluşan toplam kütle.
- Karışma.
- Karışım.
- Karıştırma.
- Fizik, kimya, madencilik alanlarında kullanılır.
Mixture ile ilgili cümleler
English: Air is a mixture of gases that we cannot see.
Turkish: Hava bizim göremediğimiz gazların karışımından oluşuyor.
English: Air is a mixture of several gases.
Turkish: Hava birçok gazın karışımıdır.
English: Add more cold water a teaspoon at a time if the mixture is too dry.
Turkish: Karışım çok kuru olduğu zaman, bir çay kaşığı soğuk su daha ekle.
English: Air is a mixture of gases.
Turkish: Hava gazların karışımıdır.
English: A cacophony is a mixture of grating noises.
Turkish: Kakofoni ızgara seslerin bir karışımıdır.
Mixture ingilizcede ne demek, Mixture nerede nasıl kullanılır?
Mixture concoction : Karışım hazırlama.
Mixture regulator : Karışım regülatörü. Benzin püskürtmeli motorlarda karışım oranını gerekli düzeyde tutan aygıt. Karışım düzenleyicisi.
Additive mixture of colours : Renklerin toplamsal karışımı. Renk uyartılarının, ağtabakanın aynı bölümüne düşmek üzere, göze birlikte ya da büyük bir hızla art arda girmeleri. (ya da ağtabakada, ayrı renk duyulanmaları doğuramayacak derecede yakın parçacıklar üzerine düşmeleri.).
Idle mixture adjusting screw : Rölanti karışım ayar vidası. Motor yüksüz çalışırken emilen karışımın nicelik ve niteliğini denetlemeye yarayan burmaç. Yüksüz çalışma karışım burmacı.
Air fuel mixture : Hava-yakıt karışımı. Havayla yakıtın karıştırılmasından elde edilen yanıcı ortam. Hava yakıt karışımı.
Bituminous mixture : Bitüm karışımı. Bitümlü karışım.
Binary mixture : İkili karışım.
Eutectic mixture : Birerim karışımı. Birerim karışım. Ötektik terkip. Ötektik karışım. Bileşenlerinin oranı, olası en düşük erime noktasında bulunarak bir karışım elde edilecek biçimde düzenlenmiş bir dizge.
Cough mixture : Öksürük şurubu.
Chemical mixture : Kimyasal karışım.
İngilizce Mixture Türkçe anlamı, Mixture eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Mixture ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Concoction : Tertip. Uydurmasyon. Uydurma. Hazırlama. Karıştırarak hazırlama.
Solution : Halletme. Yol. Erime. Çıkar yol. Çare. Çözelti. Eriyik. Çözüm yolu. Fizik, kimya, madencilik, sinema, televizyon, veterinerlik alanlarında kullanılır. Çözünen ve çözücüden oluşan tektürel, karışım.
Colloid : Jelatinsi. Çözücü sıvıda küçük tanecikler durumunda dağılmış madde. tiroit folikülünde bulunan jel benzeri madde, tiroit kolloit. Koloidal. Biyoloji, kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır. Kolloid. Jelatine benzer, tutkalımsı. tutkal kıvamında madde. tiroit bezi foliküllerini dolduran jel kıvamındaki madde; tiroit bezi salgısı. partikül büyüklüğü nanometreyle mikrometre arasında olan, sıvı içinde dağılmış, zamk veya jelatin niteliğinde mikroskobik parçacıklar. Asıltı. Koloit. Yarı geçirgen zarlardan kolayca geçemeyen yüksek molekül ağırlıklı büyük moleküller. Katı tanelerin başka bir gaz veya sıvı ortamdaki çökelmeyen karışımı.
Foodstuff : Besin maddesi. Gıda maddesi. Erzak. Gıda maddeleri. Yiyecek maddesi. Gıda ürünü. Tütün ve ilaçlar hariç olmak üzere, içkiler ve sakızlarla hazırlama ve işleme gereği kullanılan maddeler dahil, insanlar tarafından yenilen ve içilen ham, yarı veya tam işlenmiş her türlü madde. Yiyecek.
Amalgamates : Karıştırmak. Karışmak. Bileştirmek. Karıştırıp birleştirmek. Firma. Cıva ile karıştırmak. Birleşmek. Katılmak.
Agitation : Galeyan. Kışkırtma. Çalkalanma. Endişe. Çalkama. Üzüntü. Sıkıntı. Tahrik. Madencilik, sinema, televizyon alanlarında kullanılır.
Plaster : Yapıştırmak. Yakı. Plaster. Sıva. Sıvamak. Alçı. Yara bandı yapıştırmak. Düzlemek. Yumruklamak. Sıva vurmak.
Combinations : Birleştirme. Sepetli motosiklet. Birlik. Kombinasyonlar. Kartel. Kombinasyon. Birleşim. Bağlanma. Tek parça çamaşır.
Soda lime : Sodalı kireç. Kalsiyum oksit karışımı.
Crosstalk : Ses karışımı. Konuşma karışması. Çapraz-karışma. Diyafoni. Hızlı ve nükteli konuşma. Sohbet. Resmi olmayan konuşma. (telekomünikasyon) değişik kanallarda olan iki frekansın karışımının neden olduğu karışma (telefonda veya radyoda olduğu gibi). Ses karışması.
Mixture synonyms : food product, lamellar mixture, interfering, interposition, oxyacetylene, implication, embroilments, petrolatum, eutectic, premix, freezing mixture, matte, interposal, petroleum jelly, mincemeat, admixture, blends, roux, admixtures, agitating, suspension, greek fire, combination, mix, bedevilment, mechanical mixture, amalgamation, embroilment, combos, dough, alloy, metal, adulteration.
Mixture ingilizce tanımı, definition of Mixture
Mixture kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : As, made by a mixture of ingredients. The act of mixing, or the state of being mixed.

Bu kısımda Mixture kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Mixture ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Mixture anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Mixture ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.