Cereal türkçesi Cereal nedir

  • Tahıl.
  • Tahıl bulamacı.
  • Tahıl bitkisi.
  • Tahıllı.
  • Tahıldan yapılmış kahvaltılık yiyecek (mısır gevreği gibi).
  • Zahire.
  • Tahıla ait.
  • Kahvaltılık gevrek.
  • Arpa, buğday, çavdar, darı, mısır, pirinç, sorgum ve yulaf ve benzerlerini içine alan tane yem grubu, tahıl, tane yem.
  • Mısır gevreği.
  • Veterinerlik alanında kullanılır.
  • Hububat.

Cereal ile ilgili cümleler

English: Ali usually sits at the kitchen table and eats cereal while reading the morning paper.
Turkish: Ali genellikle mutfak masasında oturur ve sabah gazetesini okurken hububat yer.

English: Ali poured some cereal into a bowl.
Turkish: Ali kaseye biraz tahıl döktü.

English: Ali got a box of cereal out of the cupboard and poured himself a bowlful.
Turkish: Ali tahıl bulamacı kutusunu dolaptan çıkardı ve kendisine bir kase dolusu koydu.

English: Although I ate 3 bowls of cereal for breakfast, I am still hungry.
Turkish: Kahvaltıda 3 kase mısır gevreği yememe rağmen hala açım.

English: Ali always eats breakfast cereal without sugar.
Turkish: Ali her zaman şekersiz kahvaltı gevreği yer.

Cereal ingilizcede ne demek, Cereal nerede nasıl kullanılır?

Cereal by products : Hububat gıdası yan ürünleri. Hububat tanelerinden kahvaltılık gıda üretilirken yan ürün olarak elde edilen partiküller.

 

Cereal feed : Yemlik olarak kullanılan tahıl tohumları, hububat. Tane yem.

Cereal grain sieving wastes : Hafif ve kırık taneler, yabani kara buğday, yabani yulaf dahil, % 70 veya daha fazla taneden oluşması gereken % 6.5 den fazla kül içermeyen, çoğunluğu oluşturan tane adı ilk kelime olarak belirtilen bir yan ürün. Hububat danaleri eleme kalıntıları.

Cereal plants : Arpa, buğday, çavdar, yulaf ve mısır gibi buğdaygil kültür bitkilerinin başaklarındaki taneler hamur olgunluğuna erdiğinde biçilerek kaba yem olarak değerlendirilmesi. Tahıl hasılları.

Cereal seed products : Hayvan beslemede bütün, öğütülmüş, kaba öğütülmüş, kırılmış, elenmiş, ezilmiş, karıştırılmış, kavrulmuş ve sıcakta işlenmiş ürünler. Hububat tohumları ürünleri.

Cerebellar hypoplasie : Beyinciğin tam oluşmaması. beyinciğin yetersiz gelişimi. Serebellar hipoplazi.

Cerebella : Dimağçe. Beyincik.

Where can i find cereals : Kahvaltılık gevrek nerede bulabilirim.

Cerebellitis : Serebellitis. Serebellit.

Cerebellar : Beyinciğe ait olan, beyincikle ilgili olan, serebellaris. Beyincikle (beynin arka alt bölümü) alakalı. Serebellar.

İngilizce Cereal Türkçe anlamı, Cereal eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Cereal ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Kirn : Çekirdek içi. Katma. Hasat kutlaması (iskoç dilinde). Mısır.

Abattoir : Hayvanların etleri için kesildikleri yerler, hlk. ekdi. Kesimevi. Mezbaha. Salhane.

Corny : Mısır. Eski. Aptal. Çok kullanılan. Basmakalıp. Klişe. Modası geçmiş. Tahıl bakımından zengin. Tanecikli.

Oat : Yulaf tanesi. Yulaf.

 

Corniest : Nasırlı. Ele geçirmek. Eski. Çok kullanılan. Klişe. Aptal. Modası geçmiş. Tahıl bakımından zengin. Basmakalıp. Bayat.

Corn : Yerel basınç uygulanan bölgelerde hiperkeratozis ve epidermis kalınlaşmasıyla belirgin iyi sınırlı, kabarık ve gri renkte deri kalınlaşması ve sertleşmesi, kallus, tilom. kemik çıkıntılarının bulunduğu diz, dirsek ve göğüs kemiği gibi bölgelerde daha çok görülür. Et tuzlamak. Darı. Buğday. Tahıl tanesi. Tuzlamak. Nasır. Salamura etmek.

Wheat : Buğday.

A crochordon : Akrokordon. Köpeklerde küçük, kılsız, hiperplastik bir epidermisle damardan zengin kollajen dokudan ibaret, saplı veya sapsız, deri eklentileri içermeyen, deri sarkmalarıyla belirgin iyicil tümör, fibrovasküler papillom, yumuşak fibrom, pendilöz yumuşak fibrom.

Abdominal fat necrosis : Karın yağı nekrozu. Karın içi yağ nekrozu.

Cereal synonyms : pearl millet, pennisetum glaucum, secale cereale, zizania aquatica, rice grass, cattail millet, pennisetum americanum, zea mays, bulrush millet, cereal grass, ricegrass, cornflakes, abamectin, grass, wild rice, corn flakes, abdominal ovariectomy, foodgrains, a c deformity, grains, a clay, cereals, purveyance, abaxial, provisions, a amplitude mod, a band, grain, maize, a dna, a c syndrom, grana, cornier.

Cereal ingilizce tanımı, definition of Cereal

Cereal kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Usually in the plural. Of or pertaining to the grasses which are cultivated for their edible seeds (as wheat, maize, rice, etc.), or to their seeds or grain. Any grass cultivated for its edible grain, or the grain itself.