Fizz türkçesi Fizz nedir

Fizz ile ilgili cümleler

English: Fizzy water isn't very popular in America.
Turkish: Gazlı su Amerika'da çok popüler değil.

Fizz ingilizcede ne demek, Fizz nerede nasıl kullanılır?

Fizz up : Köpürmek.

Fizzed : Fışırdatmak. Köpürmek. Ateş püskürmek. Şampanya. Fışırdamak. Fışır fışır köpürdemek (gazoz veya soda veya şampanya vb). Vızlamak. Fışıldamak. Fışıltı. Köpürme.

Fizzer : Fiyasko. Beklentileri hayata geçirmekte başarısız olan olay veya oluşum. Patlayıcıyı infilak ettiremeyen fitil (argo terim). Başarısızlık.

Fizzers : Fiyasko. Patlayıcıyı infilak ettiremeyen fitil (argo terim). Beklentileri hayata geçirmekte başarısız olan olay veya oluşum. Başarısızlık.

Fizzes : Fışırdamak. Fışır fışır köpürdemek (gazoz veya soda veya şampanya vb). Fışırdatmak. Köpürmek. Vızlamak. Fışıldamak. Fışıltı. Ateş püskürmek. Köpürme. Şampanya.

Fizzled : Başarısızlık. Kötü sonuçlanmak. Vızlamak. Fiyasko. Fışırdamak. Bozulmak. Suya düşmek. Fos çıkmak. Boşa çıkmak. Fışırtı.

Fizzing : Fışır fışır köpürdemek (gazoz veya soda veya şampanya vb). Şampanya. Köpürmek. Fışıltı. Köpürme. Fışıldamak. Vızlamak. Fışırdamak. Ateş püskürmek. Fışırdatmak.

 

Fizzier : Köpüklü. Fışırtılı. Köpüren.

Fizzle : Bozulmak. Fos çıkmak. Fiyasko. Fışırdamak. Kötü sonuçlanmak. Suya düşmek. Vızlamak. Fışırtı. Başarısızlık. Boşa çıkmak.

Fizzy : Köpüren. Köpüklü. Fışırtılı. Karbonatlı (içecek). Gazlı.

İngilizce Fizz Türkçe anlamı, Fizz eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Fizz ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Sparkle : Canlılık. Köpürmek (şarap). Pırıldamak. Göz kamaştırmak. Işık saçmak. Parıltı. Parlayış. Parıldamak. Işıldamak. Parlaklık.

Champs : Şampiyon.

Whishes : Hışırtı. Bir şeyi ıslıkla harekete geçirmek. Hızla geçmek. Islıklamak. Bir şeyi vınlama sesiyle hareketlendirmek. Fışıldamak (su). Hışırdamak (kumaş). Uğuldamak (rüzgar).

Frothiness : Köpüklü olma özelliği. Köpüklenme. Sinirden köpürme.

Frothing : Köpüklendirme. Köpüren. Kabarcıkların bir araya gelmesi. Köpüklü hale gelme. Köpüklü.

Be up in arms : Ayaklanmak. Ayaklanmış. Öfkelenmek. Ayaklanmış olmak. Çok sinirlenmek. Kızmak. Baş kaldırmak. Küplere binmek. Öfkelenmiş.

Drink : Bitirmek. İçkiye harcamak. Şerefine içmek. İçki. Buyurmak. Alkol almak. İçmek. Emmek. Yutmak. İçki içmek.

Foam : Kimya, madencilik alanlarında kullanılır. Öfkelenmek. Köpürtmek. Sünger. Köpüklenmek. Gaz ve buharların sıvı katmanları ile kuşatılmasından oluşan dizge. Köpük.

Whished : Uğuldamak (rüzgar). Hışırdamak (kumaş). Islıklamak. Bir şeyi ıslıkla harekete geçirmek. Islıkla harekete geçmek. Hızla geçmek. Bir şeyi vınlama sesiyle hareketlendirmek. Fışırtı. Hışırtı.

 

Bubble : Kabarcık. İktisat, kimya, madencilik alanlarında kullanılır. Katı ve sıvı yığın evrelerde çeşitli etkilerle oluşan yerel gaz kümeleri. Bir iktisadi varlığın cari fiyatının, gelecekte yükseleceği beklentisiyle olması gereken düzeyin çok üzerine çıkması durumu. krş. istikrar bozucu spekülasyon. Kaynamak. Kabarcıklar yapmak. Fıkırdamak. Fokurdamak. Kaynatmak. Domur.

Fizz synonyms : form bubbles, hummed, harrumphed, ranting, rage, fulminated, creamed, champagnes, bubblier, ranted, whishing, boils, be furious, fizzles, bubbles, whish, rustled, fulminate, whirr, potable, froths, fizzling, effervesce, creaming, whirred, whirrs, rustle, effervescence, buzz, hum, fizzle, churned, lather.

Fizz ingilizce tanımı, definition of Fizz

Fizz kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To make a hissing sound, as a burning fuse. A hissing sound. As, the fizz of a fly.