Fizzer türkçesi Fizzer nedir
- Fiyasko.
- Beklentileri hayata geçirmekte başarısız olan olay veya oluşum.
- Başarısızlık.
- Patlayıcıyı infilak ettiremeyen fitil (argo terim).
Fizzer ingilizcede ne demek, Fizzer nerede nasıl kullanılır?
Fizzers : Patlayıcıyı infilak ettiremeyen fitil (argo terim). Beklentileri hayata geçirmekte başarısız olan olay veya oluşum. Başarısızlık. Fiyasko.
Fizzed : Fışıltı. Vızlamak. Fışır fışır köpürdemek (gazoz veya soda veya şampanya vb). Fışıldamak. Köpürmek. Fışırdamak. Şampanya. Ateş püskürmek. Fışırdatmak. Köpürme.
Fizzes : Vızlamak. Köpürme. Fışıldamak. Fışırdatmak. Fışırdamak. Fışır fışır köpürdemek (gazoz veya soda veya şampanya vb). Köpürmek. Fışıltı. Şampanya. Ateş püskürmek.
Fizz up : Köpürmek.
Fizz : Köpürmek. Ateş püskürmek. Şampanya. Fışıltı. Vızlamak. Fışır fışır köpürdemek (gazoz veya soda veya şampanya vb). Fışıldamak. Fışırdatmak. Köpürme. Fışırdamak.
Fizzled : Kötü sonuçlanmak. Başarısızlık. Boşa çıkmak. Fışırtı. Vızlamak. Bozulmak. Fos çıkmak. Fiyasko. Fışırdamak. Suya düşmek.
Fizzy : Köpüren. Köpüklü. Karbonatlı (içecek). Gazlı. Fışırtılı.
Fizzier : Köpüren. Fışırtılı. Köpüklü.
Fizzy drink : Gazoz. Asitli içeçek. Gazlı içecek.
Fizzle : Kötü sonuçlanmak. Fışırdamak. Vızlamak. Fos çıkmak. Fışırtı. Fiyasko. Boşa çıkmak. Suya düşmek. Bozulmak. Başarısızlık.
İngilizce Fizzer Türkçe anlamı, Fizzer eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Fizzer ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Dud : İşe yaramaz kimse. Patlamayan mermi. İşe yaramaz. Başarısız kimse. Dandik. Bozuk. Karşılıksız çek. Karşılıksız. Sahte. İşe yaramaz şey.
Knuckle : Mafsal. Parmak eklemi. Bilek eklemi (hayvan). Menteşe. Düğüm. Bir eksen çevresinde hareketli mafsal. Parmağın oynak yeri. Eklem. Boğum.
Failing : Zaaf. Yokluğunda. Zayıflık. Eksiklik. Kusur. Olmazsa. Yanılan. Ayıp. Hata.
Nerve fiber : Sinir lifi. Demetler halinde birleşerek sinirleri oluşturan akson ile etrafındaki schwann hücresinden oluşan ve periferal sistemde yer alan yapılar. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Aksonla miyelin kılıfından meydana gelen yapı. bir grup sinir lifi bir sinir oluşturur. Sinir teli.
Index : Göstereç. Dizin. İbre. Bir belgenin ya da bir kütüğün içindeki bilgilerin bulundukları yerlere yollama yapan ya da bunun için anahtar niteliği taşıyan göstergeler listesi. Bir kitap içinde geçen kişi adları, yer adları, kavramlar, terimler vb. ile bir dergi cildinin yazar ve konularını eser sonunda veya müstakil bir kitap halinde, sınıflandırılmış olarak ve geçtiği sayfaları belirterek gösteren alfabetik liste. türk dili dizini, türk kültürü (dergisi) dizini gibi. metin halinde yayımlanan bir eserde, o metinde geçen kelimelerin anlamlarını ve metinde geçtiği yerleri belirten alfabetik sözlük. divanü lugatit-türk dizini, tarama sözlüğü dizini, türk turfan metinleri dizini (index der türkischen turfan texte) gibi. İndeksle göstermek. Bilgisayar, bilişim, gramer, iktisat, veterinerlik alanlarında kullanılır. Yasak kitaplar listesi. Dizinlemek. Yasak kitaplar listesine yazmak.
Hand : Biyoloji, jimnastik, veterinerlik alanlarında kullanılır. Ehil. Uzatmak. Yardım etmek. Yakalamak. Elle vermek. İnsan kolunun bilekten parmak uçlarına dek uzanan, tutmaya yarayan bölümü. El. İnsan ya da maymunlarda tutma organı olarak gelişmiş, avuç içi ve parmaklardan oluşan kolun uç bölgesi. El vermek.
Lint : Pamuk tiftiği. Keten tiftiği. Hav. İplik tiftiği. Pamuk tiftiğini ayıklamak. Yaraları sarmak için kullanılan yumuşak bir madde. Sargı bezi. Kumaş tiftiği.
Croppers : Bozgun. Kursağını şişirebilen güvercin. Betonarme demiri makası. Maraba. Ekinci. Çok fena düşüş. Ekin. Demirci makası. Yıkım.
Ring finger : Yüzükparmağı. Yüzük parmağı. Adsız parmak.
Beard : Sakal. Kılçık. Karşı gelmek. Sakalından tutmak. Homoseksüel bir erkeğin cinsel tercihini saklamak amacıyla topluma romantik bir ilişki yaşıyormuş gibi gösterdiği kız. Meydan okumak. Eşcinsel bir erkeğe onun öyle olmadığı izlenimini vermek için eşlik eden kadın. Püskül. Başak dikeni.
Fizzer synonyms : cebu maguey, cantala, natural fibre, natural fiber, annualry, bassine, manila maguey, loufah sponge, metacarpophalangeal joint, manus, man made fiber, glass fiber, byssus, bankruptcies, extremity, fibre, bristle, pad, pollex, abortiveness, fingernail, fizzling, debacle, nerve fibre, loofah, optical fibre, knuckle joint, dactyl, abortions, fingertip, cellulose, cropper, raffia.
Fizzer zıt anlamlı kelimeler, Fizzer kelime anlamı
Hairless : Cavlak. Cillop. Dazlak. Saçsız. Kel. Kılsız. Tüysüz.
Continue : Dayanmak. Olagelmek. Sürmek. İdame etmek. Kalmak. Bilgisayar, hukuk alanlarında kullanılır. Sürdürmek. Devamı gelmek. Uzatmak. Devam etmek.

Bu kısımda Fizzer kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Fizzer ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Fizzer anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Fizzer ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.