Knuckle türkçesi Knuckle nedir

  • Bilek eklemi (hayvan).
  • Boğum.
  • Parmak eklemi.
  • Mafsal.
  • Düğüm.
  • Bir eksen çevresinde hareketli mafsal.
  • Eklem.
  • Parmağın oynak yeri.
  • Menteşe.

Knuckle ile ilgili cümleler

English: Stop cracking your knuckles.
Turkish: Parmaklarını çıtlatmayı kes.

English: Ali cracked his knuckles.
Turkish: Ali eklemlerini kütürdetti.

English: Moustapha doesn't like it when Jale cracks her knuckles.
Turkish: Jale eklemlerini çatlattığında Mustafa sevmez.

English: I heard Tom cracking his knuckles.
Turkish: Tom'un parmaklarını çıtlattığını duydum.

English: Ok. I knuckle down.
Turkish: Tamam. Teslim oluyorum.

Knuckle ingilizcede ne demek, Knuckle nerede nasıl kullanılır?

Knuckle bone : Aşık kemiği. Parmak eklemlerini oluşturan kemiklerden herhangi biri (parmaklarda).

Knuckle bones : Ayak parmağı kemiği. Parmak kemik. Aşık kemiği.

Knuckle down : Başlamak. Bir baltaya sap olmak. İşe koyulmak. Sıkı çalışmak. Teslim olmak. Boyun eğmek. Girişmek. Pes etmek. Odaklanmak.

Knuckle down to : Başlamak. Girişmek. İşe koyulmak.

Knuckle down to work : İşe koyulmak. Çok çalışmaya başlamak. Enerjik bir şekilde işe başlamak.

Knuckle pin : Mafsal pimi.

Knuckleball : Beysbolda bir atış türü.

Near the knuckle : Münasebetsiz. Yakası açılmadık. Açık saçık. Bel altı. Uygunsuz. Yerinde olmayan.

 

White knuckle flyer : Gergin uçan. (argo terim) uçma konusunda gergin ve endişeli olan kimse.

Knuckle joint : Parmağın oynak yeri.

İngilizce Knuckle Türkçe anlamı, Knuckle eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Knuckle ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Joints : Birleşme yeri. Batakhane. Ot. İki parçanın birleşme ya da ayrılma bölgesi; kemikler arasındaki birleşme yerleri. kafatasındaki gibi hareketsiz, oynamaz eklemler (fibröz eklemler), boyun, göğüs ve bel omurlarındaki gibi yarı oynar eklemler ve bilek, dirsek, diz, alt çenedeki gibi oynar eklemlere (sinoviyal eklemler) rastlanır. Ek yeri. Eklemler. Esrarlı sigara. Bağlantılar. Esrar.

Gnarl : Yumruluk. Bükülmüş ve düğümlü hale getirme. Burmak. İri budak. Homurdanmak. Mırıldanmak. Dolamak. Yumru. Bükmek.

Climax : Doruğa ulaştırmak. Bir oyunun geriliminde en üst, keskin nokta. Doruk nokta. En heyacanlı çekide ulaşmak. Giderek artmak. Doruk noktası. En heyecanlı bölüm. Biyoloji, sinema, televizyon, tiyatro alanlarında kullanılır. En yüksek dereceye varmak.

Lap joint : Bindirme bağlantı. Bindirmeli ek. Bindirmeli bağlantı. Yapım eklemi. İnşaat derzi. Bindirme. Bindirme ek. Derz.

Gnarls : Yumruluk. Bükmek. Yumru. Söylenmek. Budak. Bükülmüş ve düğümlü hale getirme. Homurdanmak. Mırıldanmak. Dolamak.

Loops : İlik. Spiral. Döngü (bilişim veya bilgisayar terimi). Kavis. Dönme. Takla. İlmik. İlmek.

Finger : Çalmak (müzik terimi). El sürmek. Çalmak. El tarağı ve ayak tarağı kemiklerine bağlı olan ve genel olarak insanda beşer tane olup başparmak dışında, her biri üç küçük kemikten oluşan uzantılar. dijit. Parmak ile dokunmak. Parmakla göstermek. Parmaklamak. Parmak. Katılmak.

 

Internodes : Bir bitki gövdesinin iki boğum arasındaki kısmı (botanik terimi). İki eklem arasındaki bölüm (anatomi terimi). Boğum araları.

Slub : Yumru. Düğümlü iplik. Az bükülmüş eğirilecek yün. Eğirmeye hazır yün. Yumrulu iplik.

Finger joint : Sandık geçmesi. Kurtağzı ek.

Knuckle synonyms : synovial joint, articulatio synovialis, metacarpophalangeal joint, ball and socket joint, ganglion, nodus, node, arthrosis, articulations, nodosity, knob, bearings, linkage, nodules, juncture, gradients, bell crank, nodal, internode, crisis, loop, coding scheme, diarthrosis, press, knobs, linkages, enarthrosis, nodule, articulatio, nodes, code, lith, trunnion.

Knuckle zıt anlamlı kelimeler, Knuckle kelime anlamı

Orderly : Emir eri. Hastane hademesi. Uslu. İtaatli. Yumuşakbaşlı. Yazıcı. Jüyeli. Kurallı. Düzenli. Sistemli.

Knuckle ingilizce tanımı, definition of Knuckle

Knuckle kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To beat with the knuckles. Used with down, to, or under. To pommel. The joint of a finger, particularly when made prominent by the closing of the fingers. To submit. To yield.