Finger türkçesi Finger nedir

  • Parmak ile dokunmak.
  • El sürmek.
  • Parmak.
  • El tarağı ve ayak tarağı kemiklerine bağlı olan ve genel olarak insanda beşer tane olup başparmak dışında, her biri üç küçük kemikten oluşan uzantılar. dijit.
  • Çalmak (müzik terimi).
  • Ellemek.
  • Aşırmak.
  • Ele vermek.
  • Parmaklamak.
  • Çalmak.
  • Parmakla göstermek.
  • Parmakla dokunmak.
  • Katılmak.
  • Biyoloji alanında kullanılır.

Finger ile ilgili cümleler

English: Ali cut his finger on a piece of glass.
Turkish: Ali bir cam parçası ile parmağını kesti.

English: Ali cut his finger and it's bleeding pretty badly.
Turkish: Ali parmağını kesti ve oldukça kötü kanıyor.

English: Ali accidentally cut his finger with a knife while chopping carrots.
Turkish: Ali havuç doğrarken yanlışlıkla bıçakla parmağını kesti.

English: Ali cut his finger with a knife.
Turkish: Ali bir bıçakla parmağını kesti.

English: Ali cut off his finger with a circular saw.
Turkish: Ali dairesel bir testere ile parmağını kesti.

Finger ingilizcede ne demek, Finger nerede nasıl kullanılır?

Finger balance : Parmak ucu dengesi. El parmaklarının ucunda bacakları dikey ya da çapraz havada tutma.

Finger board : Kemanın sapı.

Finger bone : Parmak kemiği.

Finger bowl : El yıkama tası. Sofrada parmak yıkayacak kap. El yıkama kasesi. El yıkama tası (sofrada).

 

Finger cheese : Kahramanmaraş ve çevresinde üretilen, telemesi baskılamadan sonra haşlanan ve elle biçimlendirilen, bağdaşık yapıda, gözeneksiz, pürüzsüz, sıkı yapıda bir peynir çeşidi, maraş peyniri, sıkma peynir. Parmak peyniri.

Finger nail : Tırnak.

Finger finger percussion : Parmak-parmak perküsyonu. Elle perküsyonda, perküsyon çekici yerine bir elin orta parmağı plesimetre yerine diğer elin işaret ve orta parmağı kullanılarak yapılan perküsyon, digital-digital perküsyon. Digital-digital perküsyon.

Finger man : Muhbir. İspiyoncu.

Finger mark : Kirli bir parmağın temiz bir yüzey üzerinde bıraktığı kirli iz. Parmak izi.

Finger nut : Kelebekli somun.

İngilizce Finger Türkçe anlamı, Finger eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Finger ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abiotic factor : Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen iklim faktörleri, toprağın özellikleri, suyun kimyasal yapısı gibi faktörler. Abiyotik faktör. Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen, iklim faktörleri, toprağın özellikleri ve suyun kimyasal yapısı gibi faktörler.

Adopt : Nüfusuna geçirmek. Sahip çıkmak. Edinmek. Hayata geçirmek. Kabul etmek. Evlat edinmek. Benimsemek. Seçmek (pol.).

Index finger : Şahadet parmağı. Gösterme parmağı. İşaret parmağı. İşaretparmağı. Şehadet parmağı. İtme tırnağı (testere bileme makinesine).

A cells : Alfa hücreleri. Pankreasın langerhans adacıklarında glukagon salgılayan, içlerinde özel boyalarla boyanan, fevkalade parlak, alkolde çözünmeyen, kırmızı renkli granüller bulunan, az sayıdaki hücre. a hücreleri. hipofiz bezinin ön lobunda (pars distalis) yer alan, içlerinde asidofil granüller taşıyan, boyayı emen, büyüme hormonunu salgılayan bez hücreleri. asidofil hücreler. 3.mayalarda eşeyli üreme sırasında a hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre. A hücresi.

 

Dactyl : Bir açık ve iki kapalı heceden meydana gelen eski bir latin vezni. Yunan ve latin vezni. Bir şiir ölçüsü. Daktil. El veya ayak parmağı.

Act the part : Rol oynamak. Rolde oynamak. Rol almak.

Pinkie : Küçük parmak. Serçe parmağı.

Index : İndeks yapmak. İşaret. işaret parmağı. Sayıyla ölçülmeye pek elverişli olmayan karmaşık nitelikteki bir büyüklüğü belirten herhangi bir değişken. Bir belgenin ya da bir kütüğün içindeki bilgilerin bulundukları yerlere yollama yapan ya da bunun için anahtar niteliği taşıyan göstergeler listesi. Belli bir ölçüt ya da sıra düzenine göre ayrıç yazıl ve altbölümlerin ya da birimlerin oluşturduğu dizelge. İbre. İndeksle göstermek. Belli bir olaya ilişkin sayısal değerlerin zaman ve uzam açısından gösterdiği göreli değişmelerin ölçüsü. bir olgunun nicelik, boyut ve değer bakımından belli bir zamanda eriştiği düzeyin, o değişkenin temel alınan dönemdeki değerine göre ifade edilmesi. Endekslemek. Gösterge.

Mitt : Boks eldiveni. Beysbol eldiveni. El. Eldiven (parmakları birleşik). Parmaksız eldiven. Tek parmaklı eldiven. Kolçak.

Blow : Atmak (sigorta). Solumak. Kahretmek. Kaçırmak (fırsat). Sigorta atmak (elektrik). Su fışkırtmak (balina). Fışkırmak. Yanmak. Uçmak. Uçurmak.

Finger synonyms : metacarpophalangeal joint, annualry, manus, cam, sell, middle finger, crib, a chromosome, abstract, fingernail, accroach, plays, manipulates, chime, adopts, cabbage, fingers, hand, acceded, adhere, knuckle, betray, forefinger, pawed, aardvark, delate, copping, handled, abacus bodies, filching, handle, affiliate, betrays.

Finger ingilizce tanımı, definition of Finger

Finger kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Esp., one of the four extremities of the hand, other than the thumb. To handle. To meddle with. A digit. To touch with the fingers. One of the five terminating members of the hand. To use the fingers in playing on an instrument.