Aşırmak nedir, Aşırmak ne demek

  • Yüksek veya geçilmesi güç bir yerin üstünden diğer yanına geçirmek.
  • Çalmak, çalıp götürmek, araklamak
  • Başkasının eserinden parçalar alıp kendisininmiş gibi göstermek.
  • Tehlike içinde bulunan bir şeyi acele kaçırmak.

"Aşırmak" ile ilgili cümle örnekleri

  • "Yangın büyüyünce eşyayı bostana aşırdılar."
  • "Borcunu ödeyemeyecek fakat bavulunu oradan nasıl aşırabilecekti?" - H. R. Gürpınar

Yerel Türkçe anlamı:

Erkek hayvanı dişi hayvanla münasebete getirmek.

Aşırmak; dolamak

Yolcu etmek, uğurlamak: Dedemi şehre aşırdım.

Aşermek.

Baştan savmak, atlatmak.

Yüklü hayvan yükünü yıkmak.

Savmak, atlatmak.

İşini görmek, becermek: Adam işini aşırdı ya sen ona bak.

Edebi terim anlamı:

Başkasının eserinden parçalar alıp kendinin imiş gibi göstermek (AŞIRMA, intihal, Plagiat; AŞIRMACI, Plagiaire). Not : (Bu kelime aylesi «malımsamak» fiilinden de türetilebilir. Okuyucularımızdan teklif bekleriz.)

Osmanlıca Aşırmak ne demek? Aşırmak Osmanlıca'da ne anlama gelir?:

intihal etmek

Aşırmak kısaca anlamı, tanımı:

Aşırma : Aşırılmış. Özellikle para aşırma, aşırtı, ihtilas. Aşırmak işi. Küçük kazan, kova, bakraç. Başkalarının yazılarından bölümler, dizeler alıp kendisininmiş gibi gösterme veya başkalarının konularını benimseyip değişik bir biçimde anlatma, intihal. Yapı çatılarında uzun mertek, aşık.

 

Geçilme : Geçilmek işi.

Üstün : Arap harfli metinlerde bir ünsüzün a, e seslerinden biriyle okunacağını gösteren işaret, fetha. Birine veya bir şeye göre nitelik bakımından daha yüksek, daha elverişli olan, faik. Benzerlerine göre daha yüksek bir düzeyde olan, onları geride bırakan.

Diğer : Başka, özge, öteki, öbür.

Geçirmek : Bir şeyi kendisine ayrılmış olan yere yerleştirmek, takmak. Hastalık bulaştırmak. Zaman harcamak. Geçme işini yaptırmak, geçmesini sağlamak. Alışverişte aldatmak, kötü mal satmak, kazıklamak. Bir süre yaşamak, oturmak, kalmak. Etmek, yapmak. Bir işi birden çok kişi üzerinde uygulamak. Birine kötü söz söylemek. Tespit etmek, yazmak, kaydetmek. Bir şeyi bir yerden başka yere taşımak, nakletmek. Vurmak. Bir şeyi bir yandan öbür yana götürmek. Herhangi bir durumu yaşamış olmak. Giymek, giyinmek. Yola çıkan birini uğurlamaya gitmek, selametlemek, teşyi etmek. Bir gereksinimi eldeki imkânla karşılamak.

Götürmek : Birinin yanında yürüyüp ona bir yere kadar arkadaşlık etmek. Yerinden ayırıp uzağa atmak veya yok etmek. Bir kimseyi bir yere kadar yanında yürütmek. Bir sonuca vardırmak. Tümüyle sahip olmak. Herhangi bir yiyeceği tek başına ve hızlı bir biçimde yemek. Kaybolmasına, yok olmasına yol açmak. Taşımak, ulaştırmak veya koymak. Haksız kazanç sağlamak, mal veya para sahibi olmak. Öldürmek. Dayanmak, katlanmak, tahammül etmek.

Araklamak : Çalmak, aşırmak.

Tehlike : Gerçekleşme ihtimali bulunan fakat istenmeyen sakıncalı durum. Büyük zarar veya yok olmaya yol açabilecek durum, muhatara.

 

Çalmak : Ses çıkarmak, ses vermek. Süpürmek, temizlemek. Kumaşın bir parçasını kesmek. Benzemek, andırmak. Zamanı boşa harcatmak, ziyan edilmesine yol açmak. Atmak, çarpmak, vurmak. Üzerine sürmek. Başkasının malını gizlice almak, hırsızlık etmek, aşırmak. Bozmak, zarar vermek. Bir müziği dinlemeyi sağlayan aleti çalıştırmak. Madeni oymak, kalemle işlemek. Vurarak veya sürterek ses çıkartmak.

Çalıp : Celp eden, çeken, çekici.

Diğer dillerde Aşırmak anlamı nedir?

İngilizce'de Aşırmak ne demek? : v. steal, make off with, walk off with, snitch, abstract, bag, cop, filch, help oneself to, hoist, hook, mooch, pilfer, prig, purloin, scrounge, snaffle, whip; pass over

Fransızca'da Aşırmak : faire main basse, faire main basse sur, dérober, barboter, chaparder, escamoter, subtiliser, (top) lober

Almanca'da Aşırmak : v. entwenden, klauen, mausen, mopsen

Rusça'da Aşırmak : v. расхищать, воровать, утаскивать, вытаскивать, расхитить, наворовать, утащить, вытащить