Flagellant türkçesi Flagellant nedir

  • Kendini kırbaçlayan.
  • Döven.
  • Kırbaçlayan.
  • (dini nedenlerle ceza olarak) kendini kırbaçlayan.

Flagellant ingilizcede ne demek, Flagellant nerede nasıl kullanılır?

Flagellants : (dini nedenlerle ceza olarak) kendini kırbaçlayan. Kendini kırbaçlayan kimse. Kırbaçlayan.

Flagella staining method : Flagella boyama yöntemi. Bakteri hareket organı olan kamçının varlığının gösterilmesi için uygulanan boyama yöntemi.

Leifson flagella staining method : Leifson flagella boyama yöntemi. Bakteriyel flagellaların ortaya konmasında kullanılan bir boyama yöntemi. sürme veya yayma frotiler havada kurutulduktan ve alkol-pararosalin çözeltisinde muamele edildikten sonra yıkanır. bakteri flagellaları şeffaf bir zemin üzerinde ortaya konur.

Flagella : Kamçı. Sarmaşıklar (botanik terimi). Tırmanıcılar veya koşucular. Kamçıya benzer parça (biyoloji terimi).

Flagellar : Kamçıyla ilişkili. Flagellar.

Flagellating : Flagelat. Dövmek. Kırbaçlamak. Kamçılı. Kamçılamak. Kamçılılar.

Flagellate : Kırbaçlamak. Kamçılılar. Kamçılılar sınıfından bir gözelilerin genel adı. Dövmek. Kamçılı. Flagelat. Kamçılamak. Hareket organeli olan kamçılara sahip organizmalar. mastigophora alt şubesinde bulunan protozoonlar. kamçısı olan.

Flagellata : Kamçılı. Dövme.

 

Flagellator : Kamçılayan kimse. Kırbaççı.

Flagellate dysentery : Kamçılı dizanterisi. Giardia ve trichomonas türleri gibi kamçılı organizmaların neden olduğu dizanteri.

İngilizce Flagellant Türkçe anlamı, Flagellant eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Flagellant ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Thrasher : Harmancı. Sapan balığı. Harman dövme makinesi. Batöz. Harman dövücü. Sapdöver harman makinesi.

Walloping : Kocaman. Büyük. Kuyruklu (yalan vs.). Çok büyük.

Flagellants : Kendini kırbaçlayan kimse.

Flails : Pataklamak. Dövmek. Harman döveni. Sağa sola sallamak.

Throbbing : Çarpma. Çarpan. Çarpıntı. Zonklama. Zonklayan. Vuran. Güçlü şekilde çarpan veya atan. Vuru.

Beaters : Tokmak. Çırpan şey. Dövücü. Mikser. El mikseri. Vurucu. Çırpıcı.

Masochist : Mazohist. Mazoist. Mazoşist.

Birchers : İşkenceci. Kamçı vuran. Kamçılayan.

Shellackings : Dayak atan. Gomalaka ile cilalama. Bozgun. Büyük yenilgi.

Scourgers : Dayakla cezalandıran kimse. Döven dayak atan kamçılayan kimse. Şiddetli bir şekilde cezalandıran kimse. Acımasızca cezalandıran. Kamçılayan.

Flagellant synonyms : threshing sled, flailed, beater, thrashers, penitent, shellacking, scourger, bircher, flail.

Flagellant zıt anlamlı kelimeler, Flagellant kelime anlamı

Sadist : Elezer. Sadist.

Flagellant ingilizce tanımı, definition of Flagellant

Flagellant kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Called also disciplinant. One of a fanatical sect which flourished in Europe in the 13th and 14th centuries, and maintained that flagellation was of equal virtue with baptism and the sacrament.