Throbbing türkçesi Throbbing nedir

Throbbing ile ilgili cümleler

English: I have a throbbing pain here.
Turkish: Burada zonklayan bir ağrım var.

English: Her heart was throbbing with excitement.
Turkish: Heyecandan kalbi titriyordu.

English: My head is throbbing because of all the vodka I had last night.
Turkish: Dün gece içtiğim tüm votkadan dolayı başım zonkluyor.

Throbbing ingilizcede ne demek, Throbbing nerede nasıl kullanılır?

Throbbing pain : Zonklama ağrısı. Zonklayan ağrı.

Throbbingly : Çarpıntılı bir şekilde.

Throbbed : Zonklmak. Küt küt atmak. Çarpmak (kalp). Nabız gibi atmak. Hızla vurmak. Zonklamak. Kalbi çarpmak. Titreşmek. Hafif bir hırıltıyla çalışmak (makine). Titremek.

Throb with pain : Ağrımak.

Heart throb : Kalp çarpıntısı.

Bathrobe : Bornoz. Sabahlık. Robdöşambr.

Bathrobes : Sabahlık. Robdöşambr. Bornoz.

Anthrobotics : İnsanımsı robotlar araştırması ve geliştirmesi (bilgisayar).

Erythroblastotic : Eritroblastotik. Erythroblastosis (kanda eritroblastların (gelişmemiş kırmızı kan hücreleri) mevcudiyeti ile karakterize hastalık) ile alakalı (tıp veya medikal terimi).

Throb : Hızla vurmak. Titremek. Hafif bir hırıltıyla çalışmak (makine). Titreşmek. Çarpmak (kalp). Kalbi çarpmak. Zonklmak. Küt küt atmak. Nabız gibi atmak. Hafif bir hırıltıyla durmadan işlemek (makine).

 

İngilizce Throbbing Türkçe anlamı, Throbbing eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Throbbing ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Vibrance : Nabız. Enerji. Güç. Titreşimlilik. Hayat. Dirilik. Canlılık.

Palpitation : Hafakan. Hızlı atma. Çarpıntı hissi. Helecan. Düzensiz kalp atışı. Palpitasyon. Afakan.

Beater : Tokmak. Çırpan şey. El mikseri. Çırpıcı. Dövücü. Vurucu. Mikser.

Pulsator : Sütün kesikli akışını sağlamak için memeyi bir kez sıkıştırıp bir kez emen süt makinesinin kalbi. Titreşim neden olan. Pulzatör.

Flails : Dövmek. Pataklamak. Harman döveni. Sağa sola sallamak.

Shellackings : Büyük yenilgi. Bozgun. Dayak atan. Gomalaka ile cilalama.

Impacts : Çarpışma. Vuruş. Etki. Şok. Darbe.

Impingements : Karşı gelme. İzlenim bırakma. İhlal. İzinsiz girme. Gasp. Taşma. Etkileme. Vurma. Tecavüz.

Hit : Futbol, eskrim, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Çarpmak. Yumruk atmak. Yaralamak. Ulaşmak. Üzmek. Sarsmak. Rastgelmek. Dürtüş. Sayı.

Birchers : Kamçı vuran. İşkenceci. Kamçılayan.

Throbbing synonyms : smashers, hitter, headier, shootings, bircher, pulsating, multiplicities, shellacking, tachycardia, pulsation, striking, walloping, blip, crashing, pulse, battu, palpitations, multiplicity, thrasher, justle, brunts, impulse, beaters, blips, multipliers, throb, impacting, brunt, flappy, flagellant, heartbeat, flail, beat.

Throbbing zıt anlamlı kelimeler, Throbbing kelime anlamı

Throbbing antonyms : unrhythmical.