Throbbed türkçesi Throbbed nedir

  • Hafif bir hırıltıyla çalışmak (makine).
  • [#titreme Titremek].
  • Titreşmek.
  • Kalbi çarpmak.
  • Zonklmak.
  • Nabız gibi atmak.
  • Küt küt atmak.
  • Hafif bir hırıltıyla durmadan işlemek (makine).
  • Zonklamak.
  • Çarpmak (kalp).
  • Hızla vurmak.

Throbbed ingilizcede ne demek, Throbbed nerede nasıl kullanılır?

Throbbing : Zonklama. Vuru. Çarpma. Zonklayan. Güçlü şekilde çarpan veya atan. Vuran. Çarpıntı. Döven. Çarpan.

Throbbing pain : Zonklayan ağrı. Zonklama ağrısı.

Throbbingly : Çarpıntılı bir şekilde.

Throb with pain : Ağrımak.

Heart throb : Kalp çarpıntısı.

Throb : Titremek. Küt küt atmak. Zonklamak. Nabız gibi atmak. Zonklmak. Kalbi çarpmak. Hafif bir hırıltıyla durmadan işlemek (makine). Hızla vurmak. Çarpmak (kalp). Hafif bir hırıltıyla çalışmak (makine).

Bathrobes : Robdöşambr. Bornoz. Sabahlık.

Anthrobotics : İnsanımsı robotlar araştırması ve geliştirmesi (bilgisayar).

Bathrobe : Sabahlık. Bornoz. Robdöşambr.

Throbs : Hafif bir hırıltıyla çalışmak (makine). Küt küt atmak. Zonklamak. Hızla vurmak. Kalbi çarpmak. Zonklmak. Nabız gibi atmak. Çarpmak (kalp). Titreşmek. Titremek.

İngilizce Throbbed Türkçe anlamı, Throbbed eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Throbbed ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Pounds : Topa tutmak. Ezmek. Havanda dövmek. Vurmak. Ağıla kapamak. Yumruklamak. Çarpmak. Dövmek.

Bickered : Pırıldamak. Münakaşa etmek. Ufak ya da önemsiz ayrıntılar üzerinde fazlasıyla durmak. Çekişmek. Tartışmak. Önemsiz bir şey için kavga etmek veya tartışmak. Didişmek. Şırıldamak.

Judder : Sarsılmak. Titreme. Titreşim.

Juddered : Titreşim. Titreme. Sarsılmak.

Dither : Telaşa kapılmak. Panik yapmak. Kıpırtılandırmak. Telaş. Eli ayağı titremek. Kararsızlık. Tereddüd etmek. Kararsızlık ve heyecana kapılmak. Kararsız olmak.

Necked : Yakalı. Belli bir boyun türü olan (örn.: kısa boyunlu). Boyunlu.

Crowded : Toplanmış (bir yere). Olaylı. Mahşeri. Dolu. Dopdolu. Kalabalık. Kalabalık (yer). Sıkışık. Tıkış tıkış.

Bicker : Önemsiz bir şey için kavga etmek veya tartışmak. Münakaşa etmek. Ufak ya da önemsiz ayrıntılar üzerinde fazlasıyla durmak. Çekişmek. Pırıldamak. Tartışmak. Atışmak. Şırıldamak. Didişmek.

Swiped : Çalmak. Darbe almış (yumruk vb). Kuvvetle vurmak. Geçirmek. Tokatlamak.

Throbbed synonyms : throb, palpitates, librating, swiping, flickers, librated, jumped, aquiver, bashed, cannon, fibrillated, flicker, bickers, librates, thumped, palpitated, pounded, pulsated, thump, jump, fibrillating, pulsate, thumps, bash, chill, librate, dithers, dithered, pound, fluttered, didder, judders, throbs.

Throbbed zıt anlamlı kelimeler, Throbbed kelime anlamı

Uncrowded : Kalabalık olmayan. Tenha. İnsanlarla dolu olmayan.

Neckless : Boyunsuz. Boğazsız.