Judder türkçesi Judder nedir
Judder ingilizcede ne demek, Judder nerede nasıl kullanılır?
Juddered : Titreşim. Titreşmek. Titremek. Titreme. Sarsılmak.
Juddering : Titreşme. Titreşen. Titreme. Sarsılmak. Titremek. Titreşmek.
Judders : Titreşim. Titreme. Titreşmek. Titremek. Sarsılmak.
Judd : Soyadı. Erkek ismi.
Jud : Kuzey dakota eyaletinde şehir.
Judaea : Yahudiye. Eski filistin'in güney bölümü. Günümüz güney israil'i oluşturan eski filistin bölgesi. Bir roma bölgesi.
Judaical : Yahudiliğe ait ya da ilgili olan. Yahudi halkına ait ya da ilgili olan. Yahudi. Musevilikle ilgili.
Judaise : Yahudileştirmek. Yahudiliği benimsemek. Bir şeyi yahudi tarzında yapmak. Bir şeye yahudi doğası veya karakteri vermek (ayrıca judaize).
Judah halevi : Hazar kitabı ve zion'a od yazarı. (d.1075-1141) ispanyol yahudi şair. Filozof ve doktor.
Judaica : Yahudi yaşamı ya da gelenekleriyle ilgili olan öğeler (dini kitaplarda, sanatta, vs. olduğu gibi). Museviliğe özgü olan.
İngilizce Judder Türkçe anlamı, Judder eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Judder ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Dithers : Kararsız olmak. Eli ayağı titremek. Kıpırtılandırmak. Tereddüd etmek. Telaşa kapılmak. Tereddüt etmek. Eli ayağına dolanmak. Duraksamak. Panik yapmak.
Jolt : Şaşırtmak. Şaşkına çevirmek. Sarsıntı. Dürtmek. Sarsmak. Şoke olmak. Şoke etmek. Sarsıntılı gitmek. Hırpalamak. Sallamak.
Be shocked : Neye uğradığını şaşırmak. Aklı durmak. Kanı donmak. Şok olmak. Dumur olmak. Kulaklarına inanamamak. Şoke olmak.
Pulsated : Çarpmak. Belirgin bir ritimle gümbürdemek. Çarpmak (yürek). Zonklamak. Titretmek. Kalp atışlarıyla ahenkli bir şekilde dolaşmak (kan damarlarda). Çarpmak (nabız gibi). Nabız gibi atmak. Atmak.
Shake : Silkelemek. Sarsma. Titretmek. Üzmek. Çalkalamak (sıvıyı). Yakasını kurtarmak. Oturtmak.
Jarred : Sarsmak. Çatışmak. Kulak tırmalamak. Karşıt olmak. Çatlak ses çıkarmak. Uymamak. Kavga etmek. Gıcırdamak. Gıcırdatmak.
Fluttered : Titretmek. Çabuk çabuk sallamak. Dalgalanmak. Çırpışmak. Kanat çırpmak. Çarpıntılı olmak. Pırpır etmek. Düzensiz hareket etmek. Çırpınmak.
Undulations : Dalgalanma. Ondülasyon. Salınım. Dalga. Dalga devinimi. Kıvrım. Dalgalı oluş. Dalgalı biçim.
Bicker : Önemsiz bir şey için kavga etmek veya tartışmak. Didişmek. Ufak ya da önemsiz ayrıntılar üzerinde fazlasıyla durmak. Tartışmak. Atışmak. Pırıldamak. Çekişmek. Şırıldamak.
Jiggle : Çalkalamak. Hafifçe sallanmak. Irgalanmak. Salınmak. Sallamak. Dingildemek. Hafif sallantı. Hafif ve çabuk sallamak.
Judder synonyms : undulation, jerk, fremitus, oscillations, vibrate, clonicity, flickered, be shaken, librated, fibrillate, vibration, careening, judders, jar, jiggled, flickers, oscillation, bickers, falter, careened, pulsate, buckling, pulsation, be cut up, libration, be shattered, bump, librates, librate, ague, fibrillating, flutter, jiggles.

Bu kısımda Judder kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Judder ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Judder anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Judder ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.