Jud türkçesi Jud nedir

  • Kuzey dakota eyaletinde şehir.

Jud ile ilgili cümleler

English: Ali came running with a letter from Judy.
Turkish: Ali Judy'den bir mektupla koşarak geldi.

English: Ali appealed to the judge for mercy.
Turkish: Ali merhamet için hakime seslendi.

English: Ali certainly impressed the judges.
Turkish: Ali kesinlikle yargıçları etkiledi.

English: Ali always shows good judgment.
Turkish: Ali her zaman iyi yargı gösterir.

English: A man should not be judged by his station in life.
Turkish: Bir insan bulunduğu mevkiyle yargılanmamalıdır.

Jud ingilizcede ne demek, Jud nerede nasıl kullanılır?

Judaea : Günümüz güney israil'i oluşturan eski filistin bölgesi. Eski filistin'in güney bölümü. Yahudiye. Bir roma bölgesi.

Judaean : Yahudiye ile ilgili olan. Yahudiye'ye ait.

Judaeo : İbrani. Yahudi. Yahudilik (kombinasyon halinde).

Judah : İsrail'in 12 kabilesinden biri (incil'l ilgili). Erkek ismi. Güney filistin'de ibrani krallığı. Yahuda. Jacob'ın dördüncü oğlu (incil'le ilgili).

Judah halevi : Filozof ve doktor. Hazar kitabı ve zion'a od yazarı. (d.1075-1141) ispanyol yahudi şair.

Judaism : Yahudi dini. Musevi olma. Museviler. Yahudilik. Musevilik. Musevi dini. Musevi alemi. İ.ö. xv. yüzyılda yaşadığı sanılan musa peygamber tarafından düzenlenmiş olan din.

 

Judaise : Bir şeyi yahudi tarzında yapmak. Yahudiliği benimsemek. Bir şeye yahudi doğası veya karakteri vermek (ayrıca judaize). Yahudileştirmek.

Judaist : Yahudi törenleri veya adetlerinin takipçisi olan başkasını yahudi dinine değiştiren kimse (eski hristiyan kilisesinde). Yahudiliği uygulayan kişi. Yahudilik destekçisi. Yahudi olan kimse. Musevilik yandaşı.

Judaica : Yahudi yaşamı ya da gelenekleriyle ilgili olan öğeler (dini kitaplarda, sanatta, vs. olduğu gibi). Museviliğe özgü olan.

Judaical : Musevilikle ilgili. Yahudi halkına ait ya da ilgili olan. Yahudi. Yahudiliğe ait ya da ilgili olan.

İngilizce Jud Türkçe anlamı, Jud eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Jud ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Slop : Dökülmek. Döküp saçmak. Taşmak. Ç.bulaşık suyu. Sıçramak. Sulu yemek. Çamurlu suda koşmak. Dökmek. Ağzını şapırdatarak yemek. Taşırmak.

Dirt : Pislik. Maden içeren toprak. Toprak. Çamur. Kir. Namussuzluk. Müstehcen söz. Çerçöp. Terbiyesiz konuşma. Toz.

Flower bud : Gonca.

Leaf bud : Yaprak tomurcuğu.

Clay : İnsan vücudu. Çamur. Cassius clay (1942 doğumlu, muhammad ali olarak bilinir). Çömlekçi çamuru. Tanecikleri 0.0004 mm'den daha küçük, çimentolanmamış kil mineralleri topluluğu. Bir soyadı. Aluminyumlu minerallerin bozunmasıyla oluşan, kimyasal yapısı yaklaşık aı2o 2 si 0 2 h2o olan, yumuşak, suyla biçim verilebilen değişik renklerdeki bir tür toprak. Hamur. Balçık. Toprak.

Sprout : Bitmek (tohum veya tüy veya sakal veya saç). Tomurcuk. Filiz. Çıkarmak. Sürgün. Filizlenmek. Çimlenmek. Brüksellahanası. Bitmek. Küçüklahana.

 

Soil : Gübre. Kir. Kirlenmek. Semirtmek. Arazi. Leke. Lekelenmek. Bulaşmak. Kirletmek. Kayaçların ufalanıp ayrışmasından oluşan ve içine organik kalıntılar karışmış olan yeryüzünün en üst katmanı.

Mire : Kirletmek. Çamurlamak. Çamur bulaştırmak. Çamura saplamak. Çamura batırmak. Çamura batmak. Çepel. Çamur. Pislik. Kir.

Jud synonyms : bleaching clay, mud pie, mixed bud, bleaching earth.

Jud zıt anlamlı kelimeler, Jud kelime anlamı

End : Son çekit. Bitim. Kalıntı. Uç çekit. Son. Sona ermek. Son bulmak. Erek. Ölüm. Bitmek.

Bare : Açık. Soymak. Yalın. Tamtakır. Boş. Açığa vurmak. Açığa çıkartmak. Çıkarmak. Açmak. Açılmak.