Slop türkçesi Slop nedir

  • Lapa.
  • Suda yürümek.
  • Sulu yemek.
  • Taşırmak.
  • Kazara dökmek (sıvıyı).
  • Dökülmek.
  • Sulu bir hale getirilmiş yemek artıkları vermek (hayvanlara).
  • Höpürdeterek içmek.
  • Taşmak.
  • Çamurlu suda koşmak.
  • Ç.bulaşık suyu.
  • Ç.yemek artığı.
  • Sıçramak.
  • Sıçratmak.
  • Dökmek.
  • Ağzını şapırdatarak yemek.
  • Döküp saçmak.

Slop ile ilgili cümleler

English: Ali did a sloppy job.
Turkish: Ali özensiz bir iş yaptı.

English: Ali was able to ski down the slope in three minutes.
Turkish: Ali üç dakika içinde yamaçtan aşağı kayabildi.

English: Ali is a sloppy painter.
Turkish: Ali özensiz bir ressamdır.

English: Ali was accused of doing sloppy work.
Turkish: Ali yarım yamalak işi yapmakla suçlandı.

English: Ali does sloppy work.
Turkish: Ali yarım yamalak iş yapar.

Slop ingilizcede ne demek, Slop nerede nasıl kullanılır?

Slop around : Aylak aylak dolaşmak. Etrafa döküp saçmak.

Slop basin : Bulaşık kabı. Bulaşık leğeni.

Slop out : Hapishane hücresini boşaltmak.

Slop over : Coşmak. Taşkınlık yapmak. Dökülmek. Taşmak.

Slop pail : Çöp kovası. Bulaşık kovası. Pis su kovası.

Slope arms : Silahı omuza asmak. Silahı omuzuna yerleştirmek.

Breaks in slop : Eğim kesikliği. Buzul ve akarsu yatakları boyunca görülen, alışılagelene uygun olmayan keskin diklik.

 

Slope angle : Eğim açısı. Şev açısı. Yamaç açısı.

Slop up : Şapırdatarak yemek. Ağzını şapırdatarak yemek. Höpürdeterek içmek.

Slope of a curve : Eğrinin eğimi.

İngilizce Slop Türkçe anlamı, Slop eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Slop ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Sloshes : İçmek. Çalkanmak. Çalkalamak. Çamurda yürümek. Pestilini çıkarmak. Çalkalanmak. Etrafa sıçratmak. Haşat etmek.

Slurps : Höpür höpür içmek. Şapırdatarak yemek. Höpürdetmek. Höpürtü.

Run out : Bitmek. Tükenmek. Akmak. Bitirmek. Geçmek. Dibi görünmek. Süresi dolmak. Dışarı koşmak. Dışarı atmak. Kovalamak.

Cascade : Kademeli dizi. Basamakçıklar yöntemi. Çağlayan. Çağlayan gibi dökülmek. Çağlayarak dökülmek. Basamaklamak. Şelale. Kademelendirmek.

Cavorted : Oynamak. Zıplamak. Hoplamak. Tepinmek. Hoplayıp sıçramak.

Depleting : Boşaltmak. Tüketmek. Bitirmek. Kurutmak.

Disgorged : İsteksizce geri vermek. Boşaltmak. Kusmak. Zoraki geri vermek. İstifra etmek. Kusarak çıkarmak.

Waded : Çamur içinde yürümek. Sığ suda yürümek. Güçlükle ilerleme. Çamurda yürümek. Çamurda yürüme. Su. Sığ suda oynamak. Kar. (su vb içinde) bata çıka yürümek.

Dabble : Suda oynamak. Suyla oynamak. Su sıçratmak. Amatörce uğraşmak. Takılmak. Serpmek. Su serpmek. Merak sarmak. Hafifçe ıslatmak.

Effused : Dışarı akıtmak. Sızdırmak. Dışarı taşmış. Dışarı akmış. Sızmak. Açılmak. Yayılmak.

Slop synonyms : pigswill, pigwash, mush, slop up, gush, buck, magmas, cavorts, dashes, splatter, effuse, paps, capriole, slush, wade, cavorting, draping, fill up, be poured, porridge, flowed, hop, displace, effusing, dabbles, course, buck at, flood, empty, mashes, slops, draped, capering.

 

Slop zıt anlamlı kelimeler, Slop kelime anlamı

Starve : Açlıktan öldürmek. Sefalet çekmek. Açlıktan gözü kararmak. Kurt gibi acıkmak. Açlıktan ölmek. Çok acıkmak. Midesi kazınmak. Açlık çekmek. Aç bırakmak. Aç olmak.

Slop ingilizce tanımı, definition of Slop

Slop kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Often with over. To spill. Any kind of outer garment made of linen or cotton, as a night dress, or a smock frock. To cause to overflow, as a liquid, by the motion of the vessel containing it. A soiled spot. To overflow or be spilled as a liquid, by the motion of the vessel containing it. A puddle. Water or other liquid carelessly spilled or thrown aboyt, as upon a table or a floor.