Flagellants türkçesi Flagellants nedir

  • Kendini kırbaçlayan kimse.
  • (dini nedenlerle ceza olarak) kendini kırbaçlayan.
  • Kırbaçlayan.

Flagellants ingilizcede ne demek, Flagellants nerede nasıl kullanılır?

Flagellant : Kendini kırbaçlayan. Kırbaçlayan. Döven. (dini nedenlerle ceza olarak) kendini kırbaçlayan.

Flagella staining method : Bakteri hareket organı olan kamçının varlığının gösterilmesi için uygulanan boyama yöntemi. Flagella boyama yöntemi.

Leifson flagella staining method : Leifson flagella boyama yöntemi. Bakteriyel flagellaların ortaya konmasında kullanılan bir boyama yöntemi. sürme veya yayma frotiler havada kurutulduktan ve alkol-pararosalin çözeltisinde muamele edildikten sonra yıkanır. bakteri flagellaları şeffaf bir zemin üzerinde ortaya konur.

Flagella : Kamçıya benzer parça (biyoloji terimi). Sarmaşıklar (botanik terimi). Tırmanıcılar veya koşucular. Kamçı.

Flagellar : Kamçıyla ilişkili. Flagellar.

Flagellated : Kamçılı (biyoloji terimi). Kamçısı olan. Flagellalı.

Flagellations : Kırbaç ile cezalandırma. Kırbaçlama cezası. Kamçılama cezası. Flajelasyon. Flagellasyon. Kırbaç cezası. Kamçılama. Kırbaçlama. Kamçı ile cezalandırma.

Flagellates : Kamçılamak. Bir hücreliler (protozoa) alt aleminin, söbe, küre biçiminde veya uzun vücutlu, ön uçlarında 1-4 tane hareketi sağlayan kamçı taşıyan, serbest, asalak veya çürükçül olarak yaşayan, serbest yaşayanlarda klorofil taşıyan kromatoforlar bulunan, bu bakımdan hayvan evriminde bitkilerle hayvanlar arsında geçit kabul edilen ve bitki sınıflandırmasında da yer alan bir sınıf. on kadar takımı olup öglena (euglena), noktiluka (noctiluca), tripanozoma (trypanosoma), layşmanya (leishmania), trikomonas (trichomonas), volvoks (volvox) iyi bilinen cinslerdir. Bir ya da birkaç kamçılı olup, değişik yapı ve yaşama özelliği gösteren birgözeli hayvanlar sınıfı. Kamçılılar. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Bir hücreliler (protozoa) alt aleminin, sobe, küre biçiminde ya da uzun vücutlu, ön uçlarında 1-4 tane hareketi sağlayan kamçı taşıyan, serbest, asalak ya da çürükçül olarak yaşayan, serbest yaşayanlarda klorofil taşıyan kromotoforlar bulunan, bu bakımdan hayvan evriminde bitkilerle hayvanlar arasında geçit kabul edilen ve bitki sınıflandırılmasında da yer alan bir sınıf. on kadar takımı olup öglena (euglena), noktiluka (noctiluca), tripanozoma (trypanosoma), layşmanya (leishmania), trikomonas (trichomonas), volvoks (volvox) iyi bilinen cinslerdir. Kırbaçlamak.

 

Flagellate : Dövmek. Kamçılılar sınıfından bir gözelilerin genel adı. Kamçılamak. Kamçılılar. Kamçılı. Hareket organeli olan kamçılara sahip organizmalar. mastigophora alt şubesinde bulunan protozoonlar. kamçısı olan. Flagelat. Kırbaçlamak.

Flagellate dysentery : Kamçılı dizanterisi. Giardia ve trichomonas türleri gibi kamçılı organizmaların neden olduğu dizanteri.

İngilizce Flagellants Türkçe anlamı, Flagellants eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Flagellants ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Scourge : Kamçı. Kamçı çalmak. Dert. Kamçılamak. Felaket. Kırbaçlamak. Felaket getirmek. Bela. Kırbaç. Musibet.

Welt : Zıhlamak. Bant koymak. Köseleyle kaplamak. Kösele şerit. Şerit yapmak (giysi). Kamçılamak. Kırbaç izi. Kırbaçlamak. Vardola. Şerit koymak.

Whip : Dolamak (ip). Kamçıyı çalmak. Parlamentoda parti denetçisi. Zorla öğretmek. Fırlamak. Kırbaç. Vurmak (kamçı, baston vb ile). Paylamak. Çevirmek. Dalgalanmak (bayrak vb.).

Lather : Sabun köpüğü. Sabunlamak. Köpürmek. Tornacı. Ter içinde kalmak (at). Dayak atmak. Köpürtmek. Dövmek. Köpük.

Strap : Bant. Bağlamak. Gitar, voleybol alanlarında kullanılır. Kayışla bağlamak. Atkı. Askı. Bağlama bileziği. Kemerle dövme. Kayış. Kayışlamak.

Flog : Dövmek. Kırbaçlamak. Satmak. Çok uğraşmak. Satmaya çalışmak. Kanunsuz satmak. Dayak atmak. Kamçılamak.

Flagellant : Döven. Kendini kırbaçlayan.

Scourgers : Kamçılayan. Dayakla cezalandıran kimse. Şiddetli bir şekilde cezalandıran kimse. Döven dayak atan kamçılayan kimse. Acımasızca cezalandıran.

Trounce : Dayak atmak. Bozguna uğratmak. Fırça atmak. Yenmek. Büyük bir yenilgiye uğratmak. Cezalandırmak. Pataklamak. Dövmek. Paylamak. Sopa çekmek.

Scourger : Dayakla cezalandıran kimse. Acımasızca cezalandıran. Kamçılayan. Döven dayak atan kamçılayan kimse. Şiddetli bir şekilde cezalandıran kimse.

Flagellants synonyms : lash, masochist, slash.

Flagellants zıt anlamlı kelimeler, Flagellants kelime anlamı

Sadist : Elezer. Sadist.