Flagellate türkçesi Flagellate nedir

  • [#kamçı Kamçılamak].
  • Kamçılı.
  • Hareket organeli olan kamçılara sahip organizmalar. mastigophora alt şubesinde bulunan protozoonlar. kamçısı olan.
  • Kamçılılar.
  • Kamçılılar sınıfından bir gözelilerin genel adı.
  • Veterinerlik alanında kullanılır.
  • Dövmek.
  • Flagelat.
  • Kırbaçlamak.

Flagellate ingilizcede ne demek, Flagellate nerede nasıl kullanılır?

Flagellate diarrhea : Kamçılı protozoonların neden olduğu ishal. Kamçılı ishali.

Flagellate dysentery : Kamçılı dizanterisi. Giardia ve trichomonas türleri gibi kamçılı organizmaların neden olduğu dizanteri.

Animal like flagellate : Hayvan benzeri kamçılılar. Zoomastigophorea sınıfındaki protozoonlar.

Plantlike flagellate : Phytomastigophorea sınıfındaki protozoonlar. Bitki benzeri kamçılılar.

Flagellated : Kamçısı olan. Kamçılı (biyoloji terimi). Flagellalı.

Hemoflagellate : Hemoflagellat. Hemoflagellata. Kanda parazitlenen kamçılı organizmalar, özellikle trypanosomatina alt takımında bulunan protozoonlar. Kanda bulunan asalak organizma.

Biflagellate : Çift kamçılı. İki kamçılı. İki kamçısı olan (biyoloji terimi).

Flagellating : Kamçılılar. Kamçılamak. Kamçılı. Flagelat. Dövmek. Kırbaçlamak.

Flagellator : Kırbaççı. Kamçılayan kimse.

Flagellata : Kamçılı. Dövme.

İngilizce Flagellate Türkçe anlamı, Flagellate eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Flagellate ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Beats : Yenmek. Volta vurmak. Çırpmak. Dayak atmak. Açmak (yol). Vurmak. Girişim. Alt etmek (argo terim). Çalmak (davul).

Flogs : Dayak atmak. Kanunsuz satmak. Satmak. Çok uğraşmak.

A c syndrom : A-c sendromu. Arnold-chiari yapılış bozukluğu.

Abdominal pain : Karın ağrısı. Abdominal ağrı. Göğüs ve leğen arası bölgede biçimlenen, klinik belirtileri hayvan türlerine göre değişebilen ağrı, abdominal ağrı.

Lather : Tornacı. Ter içinde kalmak (at). Köpürmek. Dayak atmak. Köpürtmek. Sabunlamak. Köpük. Sabun köpüğü.

Flogged : Kanunsuz satmak. Satmak. Çok uğraşmak. Dayak atmak.

Colt : Kolt tabanca. Sıpa (argo terim). Tay. Tabanca. Toy. Sıpa. Acemi. Çaylak. Kamçı.

Birch : Değnekle vurmak. Huş ağacı. Betula. Sopalamak. Huş ağacıgiller (betulaceae) familyasından, kanatlı fındıksı meyvesi olan, ağaç ya da çalılar. Huş. Falaka sopası. Sopayla dövmek.

Basted : Yağlamak. Azarlamak. Sopa atmak. Yağ sürmek. Kurumaması için etin üzerine su dökmek. Sıvı dökmek veya sürmek (kurumaması için pişen etin üstüne). Teyellemek. Dayak atmak. Erimiş yağ dökmek.

Scourged : Zarar vermek. Cezalandırılmış. Başına bela olmak. Cezalandırmak. Kamçılanmış. Kırbaçlanmış.

Flagellate synonyms : lash like, whiplike, horsewhips, slash, a band, beating up, a c deformity, a crochordon, amphitrichous, a amplitude mod, mastigophores, beetle, abdominal distention, flagellating, beat up, beat out, batters, a clay, bastinado, birched, beat, abamectin, whip, scourge, strap, give one the stick, horsed, flagellata, flagellates, horsewhipped, belabor, baste, bastinadoes.

Flagellate ingilizce tanımı, definition of Flagellate

Flagellate kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To whip. Flagelliform. To flog. To scourge.