Flagrant türkçesi Flagrant nedir

  • Pek çirkin.
  • Alenen yapan.
  • Göze batan.
  • Göze batan (ahlaksızlık).
  • Çirkin.
  • Alçakça.
  • Alenen yapılan.
  • Aşikar.
  • Pervasız (suç işleyen kimse).
  • Rezil.

Flagrant ile ilgili cümleler

English: High school students who flagrantly smoke in class and the teachers who can't caution them will be punished.
Turkish: Sınıfta aşikar bir şekilde sigara içen lise öğrencileri ve onları uyaramayan öğretmenler cezalandırılacak.

Flagrant ingilizcede ne demek, Flagrant nerede nasıl kullanılır?

Flagrant breach of : -'ın besbelli ortada olan ihlali. -'ın açık ihlali.

Flagrant error : Aşikar hata. Parıldayan açık yanlış.

Flagrant offense : Kişinin memurluk gibi görevlerde çalışmasını yasaklayan suç. Takibe alınmış suç. Meşhut suç. Suçluyu memuriyete girmekten men eden suç eylemi. Aleni suç. Cürmümeşhut. Şahit olunmuş suç.

Flagrant violation : -'ın açık ihlali. -'ın besbelli ortada olan ihlali. Aleni ihlal. Açık ihlal.

Flagrante : Flagrante delicto teriminden (suç üstü, işlenen fiilin veya suçun henüz başında).

Flagrancy : Çirkinlik. Göze batma. Kabak gibi ortada olma. Kabahatin büyüklüğü. Suçun apaçık ortada olması.

Flagrantly : Alçakça. Bile bile. Saldırgan bir şekilde. Aşikar bir şekilde. Rezil bir şekilde. Dile düşmüş bir halde. Sakıncalı bir şekilde.

 

Caught in flagrante : Bir suç işlerken keşfetme. Bir suç işlerken ortaya çıkarma.

Flagrante delicto : Suç işlerken. Bir suçun tam ortasında. Suçüstü. (latince) suç üstü. Cürmümeşhut.

Conflagrations : Kontrol altına alınamayan büyük yangın. Büyük ve tahrip edici yangın. Büyük yangın. Yangın felaketi.

İngilizce Flagrant Türkçe anlamı, Flagrant eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Flagrant ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Hard favored : Sert ifadeli.

Crappier : Boktan. Berbat. Bombok.

Despitefully : Acımasızca. Kötü niyetlice. Kindarca. Fena bir şekilde. İnadına. Nispetçi bir şekilde. Kötü niyetle. Şeytanice. Kasten.

Beastliest : Kaba. Kötü. Sevimsiz. İstenilmeyen. Berbat. Hayvanca. Hayvan gibi. Sevilmeyen. Beğenilmeyen.

Crappies : Bombok. Berbat. Bir tür güneş balığı. Crappie. Boktan. Güney abd'de bulunan tatlısu balığı türü (ayrıca croppie).

Abject : Perisan. Umutsuz. Sefil. Tam. Son derece kötü. Aşağılık. Küçük düşürücü. Kendini küçük düşüren. Gururdan yoksun. Acınası.

Grievously : Üzücü bir şekilde. Acı vey kedere neden olan bir şekilde. Ağır bir biçimde.

Flagitious : Ağır suç türünden. Çok çirkin. Berbat. Alçak. Habis.

Awful : Rezalet. Meret. Müthiş. Oldukça büyük. Sunturlu. Berbat. Çok kötü. Kötü. Korkunç.

Rank : Bir sıra düzeni oluşturan aşamalardan her biri. Sınıf. Yer almak. Dizi. Sıra. Parametrik olmayan testlerde kullanılan bir işlem olup yalın bir dizideki n verinin küçükten büyüğe doğru dizilmesi ve en küçük verinin sıra numarasının 1 ve en büyük verinin sıra numarasının ise n olacak biçimde tüm verilere sıra numaralarının verilmesi işlemi. Kademe. Gruptan biri sayılmak. Sıraca. Derece.

 

Flagrant synonyms : butters, evidentiary, beneath contempt, expressed, graceless, flagrantly, foulest, ostensible, despicably, eyeful, eyefuls, crying, dastardly, explicit, distinct, execrable, noisy, kenspeckle, abjectly, evidential, conspicuous, cowardly, in evidence, glaring, crappiest, awfuller, filthy, beastlier, eye sore, beastly, appalling, apodeictic, fouler.

Flagrant zıt anlamlı kelimeler, Flagrant kelime anlamı

Inconspicuous : Önemsiz. Farkedilmez. Farkedilmeyen. Göze çarpmayan.

Flagrant ingilizce tanımı, definition of Flagrant

Flagrant kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Ardent. Inflamed. Glowing. Flaming. Burning.