Flaked türkçesi Flaked nedir

  • Pul pul.
  • Kuşbaşı.
  • İnce ince.
  • Pul pul olmuş.
  • Pul halinde ayrılıp düşmüş.

Flaked ingilizcede ne demek, Flaked nerede nasıl kullanılır?

Flaked hydrobiotite : Verksit. Yemlerde katkı maddesi olarak kullanılan magnezyum-alüminyum-demir silikat, verksit. Pulcuklastırılmış hidrobiyotit. Pulcuklaştırılmış hidrobiyotit.

Flake away : Tabaka halinde dökülmek. Kavlamak. Kabarıp dökülmek (boya tabakaları vb). Kabarıp dökülmek.

Flake graphite : Yapraksı grafit. Pulsu grafit.

Flake ice : Soğutulmuş yuvarlak, pürüzsüz bir yüzeyde ince tabakalar halinde suyun dondurulmasıyla elde edilen 2-3 mm kalınlıktaki buz. Yaprak buz. Taneli buz.

Flake off : İnce tabakalar halinde dökülmek. Pul pul dökülmek. Kabarıp dökülmek (boya tabakaları vb). Kavlamak. Tabaka halinde dökülmek. Kabarıp dökülmek. Pul pul soyulmak.

Soap flakes : Deterjan tanecikleri. Küçük sabun parçacıkları.

Corn flakes : Kahvaltı yemeği olarak yenilen. Mısırdan yapılan çıtır çıtır gevrek. Mısır gevreği. İşleme tabi tutulan.

Oatflakes : Besin değerini korumak için buğulanmış düzleştirilmiş ve sonra da pul pul ayrılmış olan bütün yulaf (tahıllarda fırınlamada vs. kullanılan beyazdan altın sarısı rengine kadar değişen). Yulaf gevreği.

Flake : Tane tane yağmak. Yıldız kesimli kereste yüzeyinde rastlanan; damarlara dik açılı, ince, istikrarsız ve kesik kesik hareler. Kar taneciği. Pul. Kuşbaşı parça. Lapa lapa yağmak. Balık pulu. Kavlamak. İnce parça. Tanecik.

 

Cornflakes : Kahvaltılık gevrek. Mısır gevreği.

İngilizce Flaked Türkçe anlamı, Flaked eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Flaked ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Flaky : Yassı. İnce dilimler halinde. Gevrek. Pulsu. Lapa lapa. Yaprak yaprak. Yapraksı. Acayip. Tuhaf.

Flare : Hidrojen tayfının ha çizgisinde çekilmiş güneş resimlerinde görülen ve bir püskürme belirten beyaz bulutlar. Kabarmak (etekler). Çan gibi genişlemek. Sinirlenmek. Birden alev almak. Bir optik dizgedeki yüzeylerden film üzerine yansıyarak resimdeki sertliği azaltan ya da resmin niteliğini bozan, istenmeyen ışık. tv. televizyon ışıtaçlarında, gerçekte etkilenmemesi gereken fosforlanmalı bölgelerin etkilenmesinden doğan ve bu bölgeye düşen ışık. Hiddetlenmek. Uzay, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Bir optik dizgede, görüntü yüzeyine düşen gereksiz ışık. Işıkla işaret vermek.

Flakiest : Gevrek. Yapraksı. Pulsu. Lapa lapa. Acayip. Yassı. İnce dilimler halinde. Tuhaf.

Flaming : Parlama. Alev almış. Alevlenme. Kahrolası. Tutuşmuş. Allah'ın belası. Kızgın. Yanan. Süslü püslü. Alevli.

Scaly : Kabuklanmış. Pullu. Pulsu. Alçak. Pullarla kaplı. Kabuksu.

Blazing : Bariz. Çarpıcı. Gün gibi ortada. Yanan. Aşikar. Belirgin. Alevlenmiş. Alevlenme. Alevlenen. Cayır cayır yanan.

Scalier : Pulsu. Pullu. Kabuklanmış. Alçak. Pullarla kaplı.

 

Ignition : Yanma. Isıtma. Tutuşma. Yakma. Ateşleme. Ateşlenme. Ateşlikte oluşturulan kıvılcımla yanma odası içindeki karışımın tutuşturulması. Genellikle bir yanma olayını başlatmak amacıyla özdeğin sıcaklığını, belli tutuşma sıcaklığına yükseltme işlemi. (özel olarak, içten yanmalı motorlarda patlayıcı gaz karışımını elektrik kıvılcımıyla tutuşturma işlemi.). Tutuşturma.

In small pieces : Ufak ufak.

Scabrous : Pütürlü. Pürtüklü. Sert. Kabuklanmış. Düğümlü. Çapraşıklık. Terbiyesiz. Açık saçık. Çapraşık.

Flaked synonyms : scaled, fire, colorless, finely, blaze, bleached, squarrose, squamate, washy, washed out, squarrous, colourless, burning, flakier, squamous, combustion, scaliest.

Flaked zıt anlamlı kelimeler, Flaked kelime anlamı

Colorful : Parlak. Ala. Renk renk. Canlı. Rengarenk. Hareketli. Renkli.

Genuine : Gerçek. Sahici. Öz. Saf. Hakiki. Hilesiz. Özgün. İçten. İçi dışı bir. Asıl.