Flangers türkçesi Flangers nedir

Flangers ingilizcede ne demek, Flangers nerede nasıl kullanılır?

Flanger : Pervane. Ses sinyalinin kopyalanıp çok küçük bir gecikme ile orijinal sese eklenmesi yoluyla iki sesin harmanlanmasına dayanan ve jet motoru benzeri efekt ve bunu sağlayan cihaz.

Flange joint : Ek teker ile yapılan, sökülebilir bağlantı. Ek tekerli ek. Flanşlı bağlantı.

Flange nut : Flanş somunu. Kenarlı somun. Yakalı somun.

Flange rail : Oluklu ray.

Air intake flange : Hava giriş yolu flanşı. Hava giriş yolu flanjı.

Carburettor flange : Karbüratör flanşı.

Blank flange : Kör ektekeri. Kör flanş. Ortasında delik bulunmayan ektekeri.

Blind flange : Kör ek tek eri. Ortasında delik bulunmayan ektekeri. Kör flanş. Kör ektekeri. Kör tapa. Kapama flanşı.

Coupling flange : Kaplin flanşı. Kavrama flanşı.

Axle drive flange : Aks tahrik flanşı.

İngilizce Flangers Türkçe anlamı, Flangers eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Flangers ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Bloomer : Gaf. Aptalca hata. Kabakütük haddesi. Jimnastik pantolonu. Blok haddesi. Büyük yanılgı. Pot. Büyük hata. Olgun. Hata.

Flub : Büyük hata. Pot kırmak. Perişan etmek. İçine etmek. Gaf yapmak. Bozmak. Aptalca hata. Berbat etmek. Gaf.

 

Boner : Filmin sonunda gösterilen çekim hataları bölümü. Pot. Gaf. Filmdeki çekim hataları. Erekte olmuş penis. Büyük hata. Büyük gaf. Aptalca hata. Hata. Ereksiyon.

Blooper : Aptalca hata. Gaf. Çekim hatası veya hataları. Tekleme. Büyük hata. Filmdeki çekim hataları. Halk önünde yapılan yüz kızartıcı hata. Filmin sonunda gösterilen çekim hataları bölümü.

Botch : Berbat etmek. İçine etmek. Bozmak. Bir şeyi kötü yapmak. Baştan savma onarmak. Kötü yapılmış iş. Baştan savma yapılmış şey. Rezil etmek (bir işi). Becerememek. Baştan savma yapmak.

Blunder : Pot kırmak. Gaf yapmak. Gaf. Hata yapmak. Düşünmeden söylemek. Tökezlemek. Acemileşmek. Çam devirmek. Sendelemek. Pot.

Fuckup : Gaf yapan kimse. Kötü iş gören kimse. Aptalca hata. Beceriksiz kimse. Tedirginliğe neden olan hata. Kötü iş yapan kimse. Gaf. Zor duruma sokan hata. İşleri berbat eden kimse. Beceriksiz.

Foul up : Dolaştırmak. Karışıklık. Bozmak. Rezil etmek. Berbat etmek. Tıkanmak. Perişan etmek. İçine sıçmak. Kirletmek. İçine etmek.

Bungle : Bozmak. Büyük hata. Beceriksizlik. Berbat etmek. Bozma. Karışıklık. Aptalca hatalar yaparak bir şeyi becerememek. Acemice iş. Becerememek. Yüzüne gözüne bulaştırmak.

Boo boo : Aptalca bir hata. Hata. Aptalca hata.

Flangers synonyms : sir matthew flinders, matthew flinders, pratfall.