Flash box türkçesi Flash box nedir

  • Tiyatro alanında kullanılır.
  • Parlamalı ışıtaç.
  • İçinde parlamayı sağlayacak barut bulunan kutu. bakır bir telle elektrik akımı verilerek barutun ateşlenmesiyle parlak bir ışık elde edilir.
  • Şimşek etkisi yaratmak için kullanılan lamba.
  • Şimşek lambası.
  • Magnezyuma elektrik akımı verilerek çakan ışık ya da duman elde etmekte kullanılan, seramik, çömlek biçiminde ışıtaç.
  • Parlama etmeni kutusu.

Flash box ingilizcede ne demek, Flash box nerede nasıl kullanılır?

Flash : Yıldızı parlamak. Görünüp hızla kaybolmak. Çakar (ışıtaç). Atmak (bakış). Böbürlenmek. Radyo ya da televizyonda olağan yayın kesilerek verilen çok önemli kısa haber. Işıltı. Gerek kısalığı gerek özü yönünden seyirci üzerinde sarsıcı, vurucu bir etki yapmak üzere hazırlanmış, çok kez ayrıntı ya da baş çekiminden oluşan çekim çeşidi. Akla gelmek. Ani ışık.

Box : Kasa. Loca. Sırıkla atlamada, yarışçıların sıçrayıp havalanmak için sırıklarını sapladıkları maden ya da tahtadan yapılmış yamuk kutu. Sinemalarda salonun dip bölümünde sıralanan, bazen yanlara doğru da uzanan, birbirinden ince bölmelerle ayrılmış beş altı kişilik özel izleyici yerleri. Atletizm, bilgisayar, jimnastik, sinema, televizyon, tiyatro alanlarında kullanılır. Saplama kutusu. Orta çağda oyun yeri (bk. simultane) tiyatroda özel seyir yeri. barok çağda italya'da ilk kez olarak kullanıldı. 1.50 m. uzunluk, 1.10 m. yükseklik ve 0.50 m. genişliğinde, alttan başlayarak 30, 25, 20,15, 10 cm. yükseklikteki beş parçasıyla yüksekliği ayarlanabilen bir atlama aracı. Kutu. Özel bölme.

 

Flash a glance : Göz atmak. Bakış atmak.

Flash active caption bar : Etkin yazı çubuğunu yanıp söndür.

Flash active window : Etkin pencere yanıp sönsün.

Flash back : Bir an geçmişe dönmek. Bir roman veya filmde daha önceden olmuş bir olayın anlatılması. Geriye dönüş. Canlı bir anı oluşumu. Canlandırmak. Oyunda, önemli bir serimi yapabilmek için olay dizisinin ilerleyişi içine geçmişteki bir sahneyi katarak, eylemin gelişimini çeşitli biçimlerde etkilemeye yarayan bir önceye dönüş.

İngilizce Flash box Türkçe anlamı, Flash box eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Flash box ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Allegory : Yerine. Dokundurma. Orunlama. Alegori. Kinaye. Bir konunun yerine onunla benzerlikleri olan başka bir konuyu geliştirerek öbürünü anlatma. birtakım soyut ya da somut kavramları kişileştirerek seyirciye iletme.

Act drop : Sahneyi seyircilerden ayıran büyük tiyatro perdesi. Önperde. Oyun perdesi. Bölüm perdesi. Çerçeve sahneli tiyatroda oyun yerini seyircinin görüşüne açan ve kapayan, büyük perde. Çerçeve sahneli tiyatroda, bir bölümün başladığını ya da bittiğini belirten perde. genellikle bu sahnenin kumaş perdesidir; ancak bu amaçla başka bir perde de kullanılabilir. örnek : (epik tiyatro'nun yarım perdesi gibi.

 

Acrobacy : Oyuncunun göz pekliğini ve gövdesel esnekliğini arttıran, aynı zamanda önemli sahnelerde hiç düşünmeden güç bir davranışı başarabilme yeterliğini sağlayan hareket. cambazlık. Akrobasi.

Abstractionism : Xx. yüzyılın başında çıkan ve sanatta konunun yalnız genel ve soyut biçimini hatırlatacak anlatış araçları kullanan öncü akım. (bk. saltçılık.). Abstraksiyonizm. Sanatta soyut ifade etme teorisi. Soyutlama. Soyutçuluk.

Active hero : Oyunu yürüten, öbür karakterlerin hareketlerine etki yapan baş oyuncu. Oyunun gelişmesini sağlayan ve öbür kişilerin hareketlerine etkisi olan baş oyun kişisi. Etken kahraman.

Amateur theater : Para karşılığında olmaksızın oynanan tiyatro; meslekten oyuncu olmayan, istekli, hevesli kişilerin kurduğu tiyatro topluluğu. Özenci tiyatro. Profesyoneller tarafından yapılmayan tiyatro eserleri. Amatör tiyatro.

Acting manager : Yönetici. Tiyatronun sanat dışındaki işlerini yürüten görevli. Tiyatro sorumlusu. Tiyatronun sanat dışındaki her türlü yönetsel ve parasal işlerinin başında olan yetkili.

Absurd theatre : Absürt tiyatro. İnsanın yaşama, doğaya olan uyumsuzluğunu, doğadan kopmuşluğunu sezdirici bir yolla xx. yüzyıl ortasında yeni bir öz ve biçimle veren tiyatro türü. aristocu anlamda usla bağdaşmaz bir öz ve biçim kullanır. örn. samuel beckett ve eugene lonesco'nun ilk oyunları. (us-dışı tiyatro).

Analyze : Analiz yapmak. Tahlil etime, inceleme. Çözümlemek. Tahlil yapmak. Psikanaliz tedavisi uygulamak. Araştırmak. İncelemek. Analiz etmek. Çözümleme.

Flash box synonyms : flash pot, after piece, alley theme, adaptability, abstract theatre, actor manager, acting style, alto.