Flatmate türkçesi Flatmate nedir

  • Oda arkadaşı.
  • (ingiliz ingilizcesi) oda arkadaşı.
  • Bir kimsenin bir daire veya odayı paylaştığı kimse.
  • Ev arkadaşı.

Flatmate ile ilgili cümleler

English: I'm your flatmate Paul.
Turkish: Ben senin ev arkadaşın Paul.

Flatmate ingilizcede ne demek, Flatmate nerede nasıl kullanılır?

Flatmates : Oda arkadaşı. (ingiliz ingilizcesi) oda arkadaşı. Ev arkadaşı. Bir kimsenin bir daire veya odayı paylaştığı kimse.

Flat angle : Düz açı. Doğru açı.

Flat arch : Yassı kemer. Basık kemer. Düz kemer.

Flat as a pancake : Yuvarlak ve eğimli şekli olmayan. Tamamen düz.

Flat ball : Topun yere yakın hızlı şekilde pas olarak verilmesi (futbol).

Flat bottomed : Dibi düz. Döşekli.

Flat coated retriever : Düz tüylü retrivır. İngiltere’den köken alan, irlanda setter'i, labrador, su köpeği, st. john's newfoundland ve bazı kaynaklara göre collie ırkının da 1800'lü yıllarda birleştirilmesi sonucu geliştirilmiş, bacağı, göğsü ve kuyruğu tüylü, orta uzunlukta, rengi siyah veya ciğer rengi, zeki, etkin, dost canlısı ve insana doğal sevgisi olan, sezgileri çok güçlü, koku alma yeteneği mükemmel, iyi bir yüzücü ve bataklık arazide de etkili olan, bir su kuşu köpeği olmasının yanı sıra aynı zamanda ideal de bir aile köpeği olan, sık çalı ve ağaçlıklı araziler de dahil her alanda mükemmel bir av köpeği özelliği gösteren köpek ırkı.

 

Flat belt : Yassı kayış. Düz kayış.

Flat bottom : Düz dipli. Düz dip. Dibi düz.

Flat belt conveyor : Düz bantlı götürücü.

İngilizce Flatmate Türkçe anlamı, Flatmate eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Flatmate ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Bunkered : Kömür ambarı. Kömürlük. Yakıt almak. Depo. Yeraltı sığınağı. Dökme gereç deposu. Alttan boşaltmalı tank. Golfte topu bunkere sokmuş olan. Sığınak.

Friend : Ahbap. Can. Tanıdık. Yoldaş. Dost. Bir sosyal paylaşım sitesinde birini arkadaş olarak eklemek. Destek. Arkadaş. Yaren. Yardımcı.

Chum : (yem olarak kullanılan) et veya balık parçaları. Ahbab. Arkadaş. Canciğer arkadaş. Aynı odayı paylaşmak. Dost olmak. İyi arkadaş. Oda arkadaşı olmak. Kafadar.

Chums : Canciğer dost. Arkadaş. Ahbap. Ahbap çavuşlar. Yem olarak kullanılan balık parçaları.

Bunkmates : Birinin kendisi ile yatak odasını paylaştığı kimse.

Chummed : Yem olarak kullanılan balık parçası. Yakın arkadaş olmak. Kafadar. Ahbap. (yem olarak kullanılan) et veya balık parçaları. Canciğer arkadaş. Oda arkadaşı olmak. Dost olmak. Aynı odayı paylaşmak.

Roomier : Geniş. Ferah.

Flatmate synonyms : roommate, housemate, roommates, roomiest, bunker, flatmates, roomy, bunkmate, chumming, inmate.