Roommate türkçesi Roommate nedir

  • Oda arkadaşı.

Roommate ile ilgili cümleler

English: Ali was my roommate last year.
Turkish: Ali geçen yıl oda arkadaşımdı.

English: Ali was my younger brother's roommate in college.
Turkish: Ali kolejde küçük erkek kardeşimin oda arkadaşıydı.

English: Ali was John's roommate in college.
Turkish: Ali üniversitede John'un oda arkadaşıydı.

English: Ali was my roommate in college.
Turkish: Ali üniversitede oda arkadaşımdı.

English: Ali is the best roommate I've ever had.
Turkish: Ali şimdiye kadar sahip olduğum en iyi oda arkadaşı.

Roommate ingilizcede ne demek, Roommate nerede nasıl kullanılır?

Roommates : Oda arkadaşı.

Room and board : İaşe ve ibate. Yiyecek ve yatak. Tam pansiyon. Oda ve yemek dahil. Yemek ve yatak. Yemekler dahil iskan.

Room and pillar : Oda-topuk.

Room and pillar system : Oda-topuk dizgesi.

Room capacity : Yer sığası.

Chat room topic : Söyleşi odası konusu.

Chat room list : Söyleşi odası listesi. Sohbet odası listesi.

Back room boy : Gizli görevli bilim adamı. Gizli araştırmacı.

Room temperature cleaning : Oda sıcaklığında temizleme.

Room index : Yer indisi. Kullanma çarpanının belirlenmesinde oylum boyutlarını hesaba katmaya yarayan sayı ya da harf. Döşem indisi.

İngilizce Roommate Türkçe anlamı, Roommate eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Roommate ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Chummed : Yakın arkadaş olmak. Ahbap. Dost olmak. Kafadar. Yem olarak kullanılan balık parçası. Canciğer arkadaş. (yem olarak kullanılan) et veya balık parçaları. Aynı odayı paylaşmak. Oda arkadaşı olmak.

Roomier : Geniş. Ferah.

Friend : Tanıdık. Arkadaş. Dost. Ahbap. Yaren. Bir sosyal paylaşım sitesinde birini arkadaş olarak eklemek. Destek. Yardımcı. Can. Yoldaş.

Bunkmate : Birinin kendisi ile yatak odasını paylaştığı kimse.

Chums : Ahbap. Yem olarak kullanılan balık parçaları. Canciğer dost. Arkadaş. Ahbap çavuşlar.

Chumming : Dost olmak. Aynı odayı paylaşmak. Canciğer arkadaş. Kafadar. Oda arkadaşı olmak. (yem olarak kullanılan) et veya balık parçaları. Yem olarak kullanılan balık parçası. Ahbap. Yakın arkadaş olmak.

Flatmates : Bir kimsenin bir daire veya odayı paylaştığı kimse. Ev arkadaşı. (ingiliz ingilizcesi) oda arkadaşı.

Bunkmates : Birinin kendisi ile yatak odasını paylaştığı kimse.

Roomiest : Ferah. Geniş.

Roommate synonyms : roomie, roommates, inmate, bunker, chum, roomy, bunkered, flatmate.

Roommate ingilizce tanımı, definition of Roommate

Roommate kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : One who shares the occupancy of a room or rooms. One of twe or more occupying the same room or rooms. A chum.