Roommates türkçesi Roommates nedir

  • Oda arkadaşı.

Roommates ile ilgili cümleler

English: Ali and I were roommates for three years.
Turkish: Ali ve ben üç yıl boyunca oda arkadaşıydık.

English: Ali and I used to be roommates.
Turkish: Ali ve ben eskiden oda arkadaşlarıydık.

English: We were roommates in college.
Turkish: Biz üniversitede oda arkadaşıydık.

English: We stayed roommates for four years.
Turkish: Dört yıldır oda arkadaşı olarak kaldık.

English: Ali and I were roommates in college.
Turkish: Ali ve ben üniversitede oda arkadaşıydık.

Roommates ingilizcede ne demek, Roommates nerede nasıl kullanılır?

Roommate : Oda arkadaşı.

İngilizce Roommates Türkçe anlamı, Roommates eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Roommates ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Chums : Yem olarak kullanılan balık parçaları. Ahbap çavuşlar. Ahbap. Arkadaş. Canciğer dost.

Chummed : Dost olmak. Kafadar. (yem olarak kullanılan) et veya balık parçaları. Oda arkadaşı olmak. Ahbap. Yem olarak kullanılan balık parçası. Yakın arkadaş olmak. Aynı odayı paylaşmak. Canciğer arkadaş.

Chum : Ahbap. Arkadaş. Dost olmak. İyi arkadaş. Kafadar. Yakın arkadaş olmak. Canciğer arkadaş. Ahbab. (yem olarak kullanılan) et veya balık parçaları. Oda arkadaşı olmak.

 

Chumming : Canciğer arkadaş. Yakın arkadaş olmak. Dost olmak. Aynı odayı paylaşmak. Ahbap. (yem olarak kullanılan) et veya balık parçaları. Kafadar. Yem olarak kullanılan balık parçası. Oda arkadaşı olmak.

Bunkered : Yakıt almak. Golfte topu bunkere sokmuş olan. Depo. Alttan boşaltmalı tank. Dökme gereç deposu. Sığınak. Kömürlük. Hazne. Kömür ambarı.

Inmate : Başkası ile aynı evde oturan kimse. Oturan kimse (ev). Oturan. Hapishane veya akıl hastanesinde bulunan kimse. Hapishanede yatan kimse. Oturan kimse ev. Birlikte oturan kimse. Tutuklu. Mahkum. Sakin.

Bunkmate : Birinin kendisi ile yatak odasını paylaştığı kimse.

Bunker : Hazne. Yakıt bölmesi (gemi). Yakıt almak. Depo. Yeraltı sığınağı. Sığınak. Kömürlük. Golfte topu engelleyen tümsek veya çukur. Alttan boşaltmalı tank. Dökme gereç deposu.

Flatmate : Ev arkadaşı. (ingiliz ingilizcesi) oda arkadaşı. Bir kimsenin bir daire veya odayı paylaştığı kimse.

Roommates synonyms : roomie, roommate, friend, bunkmates, flatmates, roomy, roomiest, roomier.