Fleeces türkçesi Fleeces nedir

  • Tüylü kumaş.
  • Dolandırmak.
  • Koyun postu.
  • Beyaz ve yumuşak örtü.
  • Kazıklamak.
  • Kaplamak.
  • Yün gibi örtmek.
  • Kırkmak.
  • Birini soyup soğana çevirmek.
  • Pösteki.
  • Kırkmak (koyunu).
  • Soyup soğana çevirmek.
  • Aldatmak.
  • Birinin kanını emmek.

Fleeces ingilizcede ne demek, Fleeces nerede nasıl kullanılır?

Fleece lined : İçi muflonlu.

Fleece rot : Canlı koyunlar üzerindeki yapağı örtüsünün, mikroorganizmalar nedeniyle bozulması veya çürümesi. Yapağı çürümesi. Uzun süre ıslanan erişkin koyunlarda, nemli deri yüzeyinde, başta pseudomonas aeruginosa olmak üzere bakterilerin oluşturduğu, deri yangısı, yapağının piyosiyanin pigmentiyle yeşil renge boyanması, yapağı kalitesinin azalması ve deride miyazise yatkınlık oluşturmasıyla belirgin bakteriyel hastalık, koyun yapağı çürüğü hastalığı, su çürüğü hastalığı, yapağı çürümesi. Yapağı çürüğü hastalığı. Çürük yapağı.

Fleece traits : Yapağı özellikleri. Kırkılan yapağının değerini belirlemede kullanılan yüksek derecede kalıtsal özellikler.

Fleece weight : Kirli yapağı ağırlığı. Bir koyundan kırpılan yapağının hiçbir işlemden geçirilmeden direk tartılmasıyla elde edilen ağırlığı.

Fleece wool : Yün. Yapağı.

Fleecers : İstismar eden kimse. Sömürücü. Koyunlardan yünlerini kırpan kimse. Soyguncu. Hırsız.

 

Fleeceable : Soyulabilir.

Fleeced : Yün gibi örtmek. Kaplamak. Kırkmak. Kazıklamak. Soyup soğana çevirmek. Soymak.

Fleecer : Soyguncu. İstismar eden kimse. Sömürücü. Hırsız. Koyunlardan yünlerini kırpan kimse.

Fleece : Aldatmak. Kazıklamak. Koyunun bir kerede bütün derisinden kırkılan yapağı. Yapağı. Birinin kanını emmek. Yolmak. Koyun postu. Soyup soğana çevirmek. Kaplamak.

İngilizce Fleeces Türkçe anlamı, Fleeces eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Fleeces ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Bespread : Bulaştırmak. Bulamak. Saçmak. Yaymak. Lekelemek. Örtmek.

Shearn : Kesilmek. Makasla kesmek. Yoksun bırakmak. Kesmek. Mahrum etmek. Kırpmak. Soymak. Biçilmek.

Shave : Rendelemek. Kesmek. Sıyırıp geçmek. Rende. Tıraş olmak. Sıyırmak. Tıraş etmek. Soymak. Tıraş. Yüzmek.

Coat : Kat. Birçok sestod da, embriyonik blastomerlerden köken alan dış zarın katkıda bulunduğu yumurta kabuğu. yumurtayı dış etkilere karşı koruyan ve büyük çoğunluğu kalsiyum karbonattan oluşan ve yumurtaya şeklini veren kısmı. Kürk. Örtmek. Giydirmek. Sinema, televizyon, veterinerlik alanlarında kullanılır. Kaplama. Sürmek (boya veya sıva). Tabaka.

Cheat : İhanet etmek. Razı etmek. Kopya çekmek. Hile yapmak. Hileyle elinden almak. Kazık atmak. Hile. Kandırmak.

Bestrewed : Saçmak. Yayarak kaplamak. Dağıtmak.

Bestrews : Dağıtmak. Saçmak. Yayarak kaplamak.

Wool : Yün. Kıvırcık saç. Yün gibi saç. Bulaşık teli. Koyunun vücudunu örten fibröz (lifli) yapı. Yapağı. Saf.

Beguile : Saptırmak. Kandırmak. Hoşça geçirmek. Aklını çelmek. Çekmek. Nasıl geçtiğini anlamamak. Cezbetmek. Büyülemek. Eğlendirmek.

 

Sack : İşten atmak. Defetmek. Çuvala doldurmak. Kovmak. Çuval. Soymak. Çuvala koymak. Çapullamak. Yağmalamak.

Fleeces synonyms : beclouded, chisel, befooled, betray, rifle, bilking, trim, rob, squinch, befools, bilks, bilk, bamboozles, fleecing, clipped, bestrew, bespreads, bunkoing, chiselling, crack a crib, fleeced, blear the eyes, sheepskins, bunkoed, skin, beguiles, chisels, bestrewn, shear, bilked, blazon, chiseling, rifled.

Fleeces zıt anlamlı kelimeler, Fleeces kelime anlamı

Undercharge : Gerekenden eksik para istemek. Değerinden az fiyat. Az şarj etmek. Gerekenden az para istemek. İyi doldurmamak. Değerinden az fiyat istemek. Gerekenden düşük fiyat vermek. Gerekenden düşük fiyat. Değerinden az para istemek. Gerekenden düşük fiyatta teklif etmek.

Hard : Kireçli. Güç. Sıkı. Ekşi. Çetin. Acı (su). Sağlam. Dayanıklı. Zor. Kalpsiz.