Floating ice türkçesi Floating ice nedir

  • Yüzen buz kütlesi.

Floating ice ile ilgili cümleler

English: The boat was broken by the floating ice.
Turkish: Tekne yüzen bir buz tarafından parçalandı.

Floating ice ingilizcede ne demek, Floating ice nerede nasıl kullanılır?

Floating : Yerleşik olmayan. Gezici. Hareketli. Döner (sermaye). Perdah. Değişken. Yüzey düzleme. Sabit olmayan. Yüzme.

Ice : Değerli taş. Şekerle kaplamak. Öldürmek. Suyun katı biçimi. Buz. Buzda soğutmak. Buzla kaplamak. Pırlanta. Üzerine krema sürmek. Buzlanmak.

Floating anchor : Yüzer çapa.

Floating assets : Dönen varlık. Cari aktifler. Dönen varlıklar. Döner sermaye.

Floating bridge : Gezer köprü. Yüzen köprü. Dubalı köprü. Yüzen cisimlerle desteklenen su üzerindeki köprü (askeri veya diğer) (botlar, sallar, vb.). Yüzer ayaklı köprü. Yüzer köprü.

Floating capital : Mütedavil sermaye. Döner sermaye. İşletme sermayesi. Dalgalı sermaye. Değişen sermaye.

İngilizce Floating ice Türkçe anlamı, Floating ice eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Floating ice ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Ice floe : Buz sahası. Deniz buzlası. Buz parçası. Denizde yüzen üstü düz buz kitlesi.

Floe : Yüzen buz. Yüzen buz kitlesi. Flo. Buz kütlesi. Denizde yüzen üstü düz buz kütlesi. Bankiz. Deniz buzlası. Denizdeki buz tabakası.

Floes : Buz kütleleri. Buz karacıkları.

Ice pack : Su yolunda buz birikintisi. Buz parçası. Buz kesesi. Buz kompresi. Buz torbası. Denizde bulunan buz yığını. Buz birikintisi.