Floes türkçesi Floes nedir

  • Yüzen buz kütlesi.
  • Buz karacıkları.
  • Buz kütleleri.

Floes ingilizcede ne demek, Floes nerede nasıl kullanılır?

Ice floe : Yüzen buz kütlesi. Denizde yüzen üstü düz buz kitlesi. Deniz buzlası. Buz parçası. Buz sahası.

Floe : Flo. Yüzen buz. Bankiz. Denizde yüzen üstü düz buz kütlesi. Yüzen buz kitlesi. Denizdeki buz tabakası. Yüzen buz kütlesi. Buz kütlesi. Deniz buzlası.

Flo : Kadın ismi (florence isminin kısaltması).

Float : Yüzmek. Dalgalanmaya bırakmak (döviz kurunu). Yüzertop. Yüzeç. Su yüzünde götürmek. Görüş almak. Uçmak. Piyasaya çıkarmak. Su üzerinde durmak. Kurmak (şirket).

Float a loan : Kredi ayarlamak. Kredi bulmak.

Float board : Çark kanadı.

Float and sink analysis : Yüzdürme-çökeltme çözümlemesi. Yüzdürme-çökeltme analizi.

Float cell : Yüzdürme gözcüğü. Flotasyon hücresi.

Float line : Su içerisinde mantar veya diğer yüzdürücüler yardımıyla ağın yüzmesini ve açılmasını sağlayan kısım. Mantar yaka.

Float lever : Yüzertopu kapama düzenine birleştiren kol. Yüzertop kolu.

İngilizce Floes Türkçe anlamı, Floes eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Floes ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Floe : Yüzen buz kitlesi. Denizde yüzen üstü düz buz kütlesi. Flo. Yüzen buz. Bankiz. Deniz buzlası. Buz kütlesi. Denizdeki buz tabakası.

 

Cathartic : Arındırıcı. Sürgen. Katartik. Bağırsakları temizleyici. Katarsise yol açan. Bağırsakların temizlenmesine hizmet eden (tıp veya medikal terimi). Temizleyici (ayrıca kathartic). Müshil. Müshil ilacı. Katarsisle ilgili.

Ice floe : Denizde yüzen üstü düz buz kitlesi. Buz sahası. Deniz buzlası. Buz parçası.

Yarn : Hikaye anlatmak. Uzun ve uydurma hikaye. Seyahat maceraları anlatmak. Seyahat macerası. Pamuk ipliği. Halat ipliği. Maval. Muhabbet etmek. Masal. Yün ipliği.

Thread : İş parçacığı. İplik. Lif. Geçirmek. Yiv. Kaplamak. İnce çizgi. -e iplik geçirmek. Film şeridini takmak.

Dental floss : Diş ipliği. Diş ipi.

Purgative : Pürgetif. Kabızlık veya sindirim kanalında meydana gelen zehirlenme durumlarında ishal oluşturmak için hazırlanan ilaç, sürgüt, katartik. İçsürdürücü. Aperient. Müshil. Sürgüt. Pürgatif.

Aperient : Aperient. Müshil. Aparyent. Laksatif. İshal yapan, pürgatif.

Ice pack : Denizde bulunan buz yığını. Buz birikintisi. Buz kompresi. Buz kesesi. Su yolunda buz birikintisi. Buz parçası. Buz torbası.

Floes synonyms : bitter aloes, floating ice, physic.