Flounder around türkçesi Flounder around nedir

Flounder around ingilizcede ne demek, Flounder around nerede nasıl kullanılır?

Flounder : Batmamak. Şaşırıp kalmak. Bata çıka ilerlemek. Kemikli balıklar (teleostei) takımının, yanyüzergiller (pleuronectidae) familyasından, denizlerde yaşayan bir tür. Batmamak için çabalamak. Çabalamak. Dil balığı. Boşuna çabalamak. Debelenmek.

Around : Meydanda. Ortalıkta. Çevresine. Ötede beride. Civarda. Öteye beriye. Yakınlarda. Sularında. Buralarda. Etrafına.

Floundered : Şaşırıp kalmak. Bata çıka ilerlemek. Boşuna çabalamak. Batmamak. Çabalamak. Çırpınmak. Bocalamak. Bata çıka yürümek. Debelenmek. Çabalama.

Floundering : Şaşırıp kalmak. Boşuna çabalamak. Bata çıka yürümek. Bocalayan. Debelenmek. Bocalamak. Bocalama.

Flounderingly : Güçlükle. Zar zor. Güç bela. Beceriksizce. Çabalayarak. Acemice. Mücadele ederk. Debelenerek.

Flounders : Bata çıka yürümek. Bata çıka ilerlemek. Debelenmek. Bocalamak. Çabalamak. Çırpınmak. Batmamak. Dil balığı. Şaşırıp kalmak. Çabalama.

İngilizce Flounder around Türkçe anlamı, Flounder around eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Flounder around ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Endeavoring : Çaba harcamak. Gayret etme. Yapmaya çalışma. Çaba gösterme. Uğraşmak. Çalışma. Çalışmak. Emek harcama. Gayret etmek.

 

Endeavouring : Çaba gösterme. Uğraşmak. Çalışma. Emek harcama. Yapmaya çalışma. Çaba harcamak. Gayret etmek. Çalışmak. Gayret etme.

Go after : Kazanmaya çalışmak. Takip etmek. Peşinde olmak. Yakalamaya çalışmak. Kovalamak. Peşinde koşmak. Peşinden koşmak. Peşinden gitmek. İzlemek.

Go for : Sataşmak. İçin geçerli olmak. Elde etmeye çalışmak. Hoşlanmak. Saldırmak. Peşinden koşmak. Geçerli olmak. Bulmak. Sevmek.

Endeavoured : Çaba göstermiş. Emek harcamış. Gayret etmiş. Uğraşmak. Gayret etmek. Yapmaya çalışmış. Çalışmak. Çaba harcamak. Çalışmış.

Endeavor : Emek harcamak. Çaba harcamak. Denemek. Şimdiye kadar yapılan 5'inci ve en kompleks nasa nihai harekat uzay mekiği. Çaba göstermek. Uğraş göstermek. Uğraşmak. Yapmaya çalışmak. Bkz.endeavour. Wisconsin'de bir köy (abd).

Flounders : Bata çıka ilerlemek. Çabalama. Boşuna çabalamak. Bocalamak. Şaşırıp kalmak. Debelenmek. Batmamak. Dil balığı. Çırpınmak.

Flounder : Şaşırıp kalmak. Bocalamak. Çabalama. Bata çıka yürümek. Dil balığı. Bata çıka ilerlemek. Batmamak. Kemikli balıklar (teleostei) takımının, yanyüzergiller (pleuronectidae) familyasından, denizlerde yaşayan bir tür. Kemikli balıklar (teleostei) takımının, yanyüzergiller (pleuronectidae) familyasından, 40 cm kadar uzunlukta, avrupa kıyılarında yaşayan ve kıyılardan ırmak ve göllere kadar geçen bir tür.

Floundered : Dil balığı. Şaşırıp kalmak. Bata çıka ilerlemek. Bata çıka yürümek. Debelenmek. Çabalama. Boşuna çabalamak. Bocalamak. Çırpınmak.

Exert oneself : Kendini zorlamak. Çok çabalamak. Güç harcamak. Uğraşmak. Gayret sarfetmek. Fazla uğraşmak. Gayret sarf etmek. Çaba sarfetmek. Yardırmak.

Flounder around synonyms : endeavored, give a try, endeavors, endeavours, endeavour.