Go after türkçesi Go after nedir

  • Takip etmek.
  • Yakalamaya çalışmak.
  • Peşinde olmak.
  • İzlemek.
  • Çabalamak.
  • Kazanmaya çalışmak.
  • Peşinden gitmek.
  • Kovalamak.
  • Peşinde koşmak.
  • Peşinden koşmak.

Go after ile ilgili cümleler

English: Ali didn't go after all.
Turkish: Ali sonuçta gitmedi.

English: Where did he go after the lecture?
Turkish: Dersden sonra nereye gitti?

English: We'll go after we eat.
Turkish: Yemeği yedikten sonra gideceğiz.

English: Some people go after fame.
Turkish: Bazı insanlar şöhretin peşinden gider.

English: Don't worry, he won't go after you.
Turkish: Endişelenme, peşinden gelmeyecektir.

Go after ingilizcede ne demek, Go after nerede nasıl kullanılır?

Go : Canlılık. Kaybolmak. Haline gelmek. Yapılmak. Uymak. Gayret. Deneme. Ölmek. Gitmek. Enerji.

After : Sonra gelen. Tarihinden sonra. Sonrasına. Sonra. Arkasından. Dikten sonra. Arayışında. Sonraki. Ardından. Sonrası.

Go a long way : Etkisi uzun sürmek. Çok dayanmak. Çok iş görmek. Bir yere kadar yeterli veya yararlı olmak.

Go a long way towards : Bir şey çok katkıda bulunmak. Çok yararlı olmak.

Go aboard : Binmek. Tekneye çıkmak. Tekneye binmek. Gemiye binmek veya çıkmak. Güvertede gitmek.

Go about a task : Bir işe başlamak. Bir işi ele almak.

Go about : Ele almak. Orsalamak. Kolları sıvayıp işe başlamak. Tiramola etmek. Birlikte olmak. Dolaşmak. Başlamak. Gezmek. Yaygın olmak. Salgın olmak.

 

İngilizce Go after Türkçe anlamı, Go after eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Go after ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Aspired : Hevesli. Çok istemek. Arzulamak. Can atmak.

Chase : Koşuşturmak. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Av. Avlanma bölgesi. İz sürme. Devingen filmlerde, özellikle serüven, kovboy, güldürü filmlerinde sık sık başvurulan, bir kimsenin yakalanması için izlenmesine dayanan yol. Takip. Hızla geçip gitmek. Dizilmiş harfleri tutan demir çerçeve. Oluk açmak.

Chase up : Peşine düşmek. İzini sürmek.

Cultivates : Gayret etmek. Dostluğunu kazanmak. Kendini adamak. Beslemek. İşlemek. Toprağı işlemek. Ekip biçmek. Tarlayı sürmek. Dostluğunu ilerletmek.

Floundered : Çabalama. Boşuna çabalamak. Batmamak. Bata çıka ilerlemek. Şaşırıp kalmak. Çırpınmak. Dil balığı. Debelenmek. Bata çıka yürümek.

Chase off : Önüne katıp kovalamak. (köpek vb.) birisini kovalayarak dışarıya çıkarmak.

Pursuing : Takip. Sürdürmek. Peşine düşmek. Yürütmek. Devam etmek.

Clutch at : Tutunmak. - yakalamak. Yakalamak. - kapmaya çalışmak.

Chases : Hızla geçip gitmek. Oluk açmak. Oluk. Avlanma bölgesi. Kovalama. Dizilmiş harfleri tutan demir çerçeve.

Clutch : Yakalamak. Pençe. Sıkıca tutmak. Kavramayı boşaltarak güç iletimini kesme işlemi. Kavrama. El çantası. Yakalama. Kapmak.

Go after synonyms : went after, follow up, be in line with, pursues, be after, endeavor, endeavors, dogging, ensues, endeavored, drail, clutching, endeavoured, seek after, go with the tide, give chase to, try to win, endeavours, drive, followeth, sought, be with, ghosting, go for, give a try, give chase, try to earn, pursued, chivies, tread on the heels of, clutched, aspire, fish for.