Go about türkçesi Go about nedir

  • Yaygın olmak.
  • Gezmek.
  • Yön değiştirmek.
  • Ele almak.
  • Tiramola etmek.
  • Kolları sıvayıp işe başlamak.
  • Salgın olmak.
  • Başlamak.
  • Orsalamak.
  • Dolaşmak.
  • Birlikte olmak.
  • İşe koyulmak.

Go about ile ilgili cümleler

English: Now I must go about my work.
Turkish: Şimdi işime başlamalıyım.

English: I wonder how a government would go about measuring gross national happiness.
Turkish: Bir hükümetin gayri safi mutluluk ölçme hakkında nasıl hareket edeceğini merak ediyorum.

English: You should go about your business.
Turkish: İşinizi yapmalısınız.

Go about ingilizcede ne demek, Go about nerede nasıl kullanılır?

Go : Haline gelmek. İşlemek. Bahse girmek. Koyulmak. Olmak. Söylenmek. Kaybolmak. Gayret. Yayılmak. Deneme.

About : Üstünde. Devresinde. Civarında. Sıralarda. Hemen hemen. Sularında. Konusunda. Takriben. İlgili. Değişli.

Go about a task : Bir işi ele almak. Bir işe başlamak.

Go a long way : Çok dayanmak. Bir yere kadar yeterli veya yararlı olmak. Etkisi uzun sürmek. Çok iş görmek.

Go a long way towards : Çok yararlı olmak. Bir şey çok katkıda bulunmak.

Go aboard : Güvertede gitmek. Tekneye çıkmak. Tekneye binmek. Gemiye binmek veya çıkmak. Binmek.

Go abroad : Yurt dışına çıkmak. Yurt dışına çıkış yapmak. Yurtdışına gitmek. Yurtdışına çıkmak. Dışarı gitmek.

 

İngilizce Go about Türkçe anlamı, Go about eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Go about ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Chop round : Değişmek. Dönmek.

Circuiting : Etrafında dönmek. Turneye çıkmak. Devretmek.

Give it some thought : Bir şeyi derinlemesine düşünmek. Kafa yormak. Bir şey üzerinde düşünüp taşınmak.

Embark on : Benimsemek. -mak için kolları sıvamak. -e girişmek. -a başlamak. Girişmek. -a girişmek.

Ambulated : Yürümek. Dolaşıp durmak.

Deal with : Alıp satmak. Hakkından gelmek. -e değinmek. Muhatap olmak. -i idare etmek. İş yapmak. Müşterisi olmak. İle ilgilenmek. İlgili olmak. Alışveriş yapmak.

Haul off : Yumruk atmak için gerilmek. Yönünü değiştirmek. Kumaşın çekmesi.

Circulates : Yayılmak. Yaymak. Sürümde olmak (para). Devridaim yapmak (motordaki sıvı). Deveran etmek. Yayılmak (haber). Devirdaim olmak. Tamim etmek. Akımını sağlamak (havanın veya sıvının).

Go around : Herkese yetmek. Etrafında dolaşmak. Gezinme. Çok kişiye bulaşmak (hastalık). İnsandan insana yayılmak. Gezinmek.

Go about synonyms : cruise along, do, coping with, circuited, get the show on the road, begins, begin singing, luffed, averts, prevailed, ambulates, go ahead, auspicate, handle, begin, luffs, accompanies, approach a task, get rolling, turn to, knuckle down to, change course, become tangled, deals, jaunting, knock about, change courses, approach, knuckle down, get off the ground, lead off, circuit, set to.