Fluidic türkçesi Fluidic nedir

  • Sıvı gibi.
  • Akışkan doğasında olan.
  • Sıvımsı.
  • Sıvısal.

Fluidic ingilizcede ne demek, Fluidic nerede nasıl kullanılır?

Fluidics : Çeşitli fonksiyonları yerine getirmek için akışkanları kullanan teknoloji. Akışkanlar dinamiği bilimi. Flüidik. Fludiks.

Fluidise : Bir akışkanın özelliklerine sahip olmasına neden olmak. Akışkanlaştırmak. (kimya) sıvılaştırmak. Hava veya gaz akıntısı içerisinde ince partikülleri nakletmek veya askıya almak (ayrıca fluidize).

Fluidised : Akışkanlaştırmak. Bir akışkanın özelliklerine sahip olmasına neden olmak. (kimya) sıvılaştırmak. Akışkanlaşmış. Hava veya gaz akıntısı içerisinde ince partikülleri nakletmek veya askıya almak (ayrıca fluidize).

Fluidities : Değişkenlik. Akıcılık. Sıvılık. İstikrarsızlık. Akışkanlık. Mayilik.

Fluidity : Akıcılık. Mayilik. Sıvılık. Değişkenlik. İstikrarsızlık. Akışkanlık.

Fluidization : Akışkanlaştırma. Sıvılaştırma.

Fluidized : Hava veya gaz akıntısı içerisinde ince partikülleri nakletmek veya askıya almak (ayrıca fluidise). (kimya) sıvılaştırmak. Bir akışkanın özelliklerine sahip olmasına neden olmak. Akışkanlaştırmak. Akışkanlaşmış.

Semifluidity : Yarı akışkanlık.

Superfluidity : Üstün akışkanlık. Çok düşük sıcaklıklarda, nicemsel sıfır noktası devinimi yüzünden katılaşamayan helyumun, iriölçekte gösterdiği olağandışı nicemsel özellikler. Tam akışkanlık. Fizik, kimya alanlarında kullanılır.

 

Fluidized bed : Akışkanlaştırılmış yatak. Sıvı mesnet. Akışkan atık. Akışkan yatak.

İngilizce Fluidic Türkçe anlamı, Fluidic eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Fluidic ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Coolant : Soğutan. Soğutucu akışkan. Soğutma suyu. Soğutkan. Soğutma sıvısı. Soğutma gazı. Soğutucu.

Filtrate : Süzülmüş sıvı. Süzülmüş mayi. Filtrelemek. Filtrat. Fizik, kimya, madencilik, veterinerlik alanlarında kullanılır. Ayırıp kenara koymak. Filtre etmek. Süzülerek içindeki katıları ayrılmış duru sıvı. Filtre edilmiş sıvı. Süzmek.

Changeful : İstikrarsız. Değişken. Kararsız. Dönek.

Changeable : Değişebilen. Şanjanlı. Değişebilir. Dönek. İstikrarsız. Kararsız. Değişken. Değiştirilebilir. Yanardöner.

Ichor : İrin. Cerahat. İltihap. İkor. Kritik sıcaklığın üstünde, pagmatit ya da aplit özelliğinde magmasal kayacın oluşunda etkili olan gaz ve buharlardan bileşik özsu. Kanlı irin.

Humoral : Vücut sıvıları ile ilgili. Plazma ve lenf gibi hücre dışı sıvılarla ilişkili olan. Humoral. Vücut sıvılarıyla ilgili. Vücut sıvılarıyla ilgili, vücut sıvılarına ait. Belli bir vücut sıvısı veya sıvılarıyla ilgili, onlardan ileri gelen, onlara ait olan. bir bez veya organın kan yoluyla taşınan herhangi bir etkin maddeyle uyarılmasıyla ilgili olan. Hümoral.

Substance : Madde. Doğruluk. Zenginlik. Töz. Substans. Uzayda yer doldurup kimyasal bir yapısı olan varlık. Önem. Özdek. Cisim. Anafikir.

 

Liquid : Berrak. Moleküllerin bir birlerine göre devinim yapabildikleri, ancak tektürel yapışma kuvvetleri etkisiyle değişmeyen oylumu bulunduğu kabın biçimiyle sınırlanmış, özgün nitelikleri olan evre. Mayi. Sıvı madde. Islak. Saydam. Özdeğin su, yağ gibi, bulunduğu kalbin biçimini alan az sıkışabilir akışkan hali. Seviye. Hemen paraya çevrilebilir. Fizik, kimya, madencilik alanlarında kullanılır.

Unstable : Yeltek. Değişken. Değişen. Dengesiz. Delibozuk. Dayanıksız. Kolayca öğelerine bozunan. denge durumunu küçük bir yerdeğişim ile yitiren. Güvenilmez. Sabit olmayan.

Fluidic zıt anlamlı kelimeler, Fluidic kelime anlamı

Unchangeable : Değişmez. Değiştirilemez.

Awkward : Kullanışsız. Uygunsuz. Dikbaşlı. İyi yapılmamış. Aksi. Mahçup edici. Zorluk çıkaran. İdaresi güç. Uyumsuz. Sakar.